Eskiden bayağı güzel yaşamışız... Yemekten, içmekten, gezmekten ve eğlenmekten hep zevk almışız... Şimdi ise bunların hiçbirini ağız tadıyla yapamıyoruz…

Çocukluğumuzda giydiğimiz ve uzun süre dayanıklı Sümerbank kunduralarını arıyoruz… Zevkle giydiğimiz çizgili pijamaları arıyoruz… O güzel Sümerbank kumaşlarından diktirdiğimiz elbiseleri arıyoruz…

Ayaş domatesinden yapılmış menemenin tadını arıyoruz… Cacık yaparken kullandığımız  Taşköprü sarımsağının lezzetini arıyoruz…

Bulgurdan, pirinçten yapılan pilavın tadını arıyoruz….

Salatalarda bazı zeytinyağlı yemeklerde kullandığımız yeşillikler, tere. roka, maydanoz, nane ve dereotunun tadını arıyoruz….

Et ve Balık Kurumunun ürettiği , Kayseri de imal edilen sucukların, pastırmanın  tadını arıyoruz.. Hepsi damağımızda bir tat bırakırdı, sucuk pastırma yediğimizi anlardık…

Bir beyaz peynirimiz vardı… Devlet Üretme Çiftliklerinde imal edilen.. Marketlerde kalıp kalıp, ayrıca beş kiloluk tenekeler içinde satılan beyaz peynirimiz vardı… Şimdi peynir çeşidimiz çok ama hiç birinde o tadı bulma şansımız yok…
Kars da üretilen teker kaşarda  sizlere ömür… Piyasa tadını bulamadığımız kaşarlarla dolu….

Her şeyin tadının bozulması zamanında İsrail’den ithal edilen domates tohumlarıyla başladı…Bu tohum önce seralara girdi arkasından tarlalarda yetiştirilmeye başlandı… Dış görünüşü kırmızıydı hatta bir kısmı da çekirdeksizdi, yaz kış yetiştiriliyordu, ama o güzelim Ayaş domatesinin tadını bir türlü vermiyordu… 

Yemek, içmek neyse eğlence de geçmişteki tadı vermiyor insanlara… O sokak kültürü çocukların sokakta oyunları, dostluklar hepsi tarihe karıştı…

Bugün bu saydığım ürünlerin hemen hemen hepsi tezgahlarda var ama çoğu ithal… O güzelim Diyarbakır karpuzu tarih oldu… Kesildiğinde göbeği ayrılan  üzerinde çekirdek kalmayan dilimler tarih oldu…

Güzelliklerimizin hepsi zaman içinde parça parça yok edildi.. Fabrikalar kapandı veya özelleştirildi… Tarım arazileri imara açıldı veya maden sahasına çevrildi…

Zamanında ürettiğimiz ve çoğu fabrikayı ihraç ettiğimiz tarım ürünleri ve meyvelerle kurduğumuz tesislerden bugün eser yok…

Çiftçimiz para bırakmadığı için üretim yapmaktan kaçar hale geldi… Her şeyi  nereye kadar ithal edeceğiz…Vakit geçmeden şapkamızı önümüze  koyup o güzel günlere nasıl döneceğimizi düşünmeye başlamamız lazım…