Emeklilik sistemi, insanların yıllarca çalışarak verdikleri emeğin karşılığını adilce almasını sağlamalıdır. Ancak mevcut düzen, birçok emekliyi yetersiz maaşlarla baş başa bırakırken, sistemin sürdürülebilirliği konusunda da soru işaretleri yaratıyor...

Kıymetli okurlarım,

Önceki yazımda yarım bıraktığım konuyu sizinle sohbet edeceğim.

Ancak öncelikli olarak birkaç konuyu dillendireyim izninizle…

Geçen hafta sonu Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği’nin (VAVEK) genel kurul toplantısına katıldım. Kişilerin ödedikleri vergilerin toplumun yararına uygun olarak harcanıp harcanmadığını takip ederek, denetlemek gayreti ile farkındalık düzeyinin artırılması ve sürekliliğinin sağlanması gibi konularda hukuka ve ahlaka uygun davranışlar içerisinde bulunan, entelektüel sermayesini cömertçe paylaşma gayretinde olan VAVEK’in genel kurul toplantısında hazirunun yaptığı görevlendirme ile Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilmiş olduğumu siz kıymetli okurlarımla paylaşmak istedim…

Vergi Ahlakının bir defada doğru şekilde oluştuğu, kayıt dışılıkla mücadelenin daha etkin ve yenilikçi yöntemlerle yerine getirildiği, Vergi Cennetleri listesinin yayımlanması dileğiyle 36. Vergi Haftası nedeniyle vergi idaresinin çalışanlarının ve paydaşların vergi haftasını kutluyor yazı başlığına dönüyorum…

Geçen yazımda da söz ettiğim üzere 2025 yılında en düşük emekli maaşı 14.468,75 TL şeklinde…

Güzel ülkemde brüt asgari ücret 26.005,50 TL bunun üzerinden aylık 9.036,91 TL Sigorta Primi hesaplanmaktadır. İşverenin koşulları yerine getirmesi halinde %4 Sigorta Prim teşviğinden yararlanmakta olup bunun karşılığı da 1.040,22 TL dir.

Önceki yazımda da ifade ettiğim üzere asgari ücretli çalışan bir kişi adına Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken prim 8.000,- TL olarak hesaplanmaktadır.

25 yıllık çalışma ile devamında ülkemizdeki yaşam süresi ortalaması ve ödenen pirimin en risksiz yatırım aracı olan vadeli mevduat faizi dikkate alındığında, asgari ücretle çalışan bir emeklinin aylık emekli maaşının 25.000,- TL nin altında olmaması gerektiği gibi bir sonuca ulaşılmaktadır.

Peki neden emekliler sosyal güvenlik sisteminden bu kadar emekli maaşı alamıyor…

Oysa bireylerin adına emaneten ödenen bir para var ve kişiler kendileri hesabına yatırılan / emanet edilen paranın uygun yatırım araçlarında değerlendirilmek suretiyle çalışmaları sırasındaki sağlık ve emeklilik aşamasında ise sağlık ve maaşlarının ödenmesini bekler durumdadırlar.

İfade etmeye gayret göstermiştim önceki yazımda kıymetli okurlarım… Bu işte bir terslik var… Bir yerlerde problemler oluşmuş ve bu problemlerin faturası da ne yazık ki yine güzel ülkemin güzel insanlarına fatura edilir durumda…

Ne demiştik? İlk düğme yanlış mı iliklendi? Ya da gömlek değişimi sırasında iliklemede problem mi oluştu…

Bakalım o halde ne zaman ne olmuş özetle…

Yıl 1950 Emeklilik yaşı kadın ve erkek ayrımı olmaksızın 60 

Yıl 1955 Emeklilik yaşı kadınlar için 55 erkekler için 60,

Yıl 1999 Emeklilik yaşı kadınlar için 58 erkekler için 60,

Yıl 2008 Emeklilik yaşı kadınlar için 65 erkekler için 65,

Şimdi diyeceksiniz ki ne var bunda tüm zamanlar neredeyse aynı süreyi kapsar durumda…

Ancak sistemin zorlandığı zamanlar olmuş. Bunların ilki 1969 yılında gerçekleşiyor ve kadınlar 38 erkekler ise 43 yaşında emekli olabiliyor… 

1987 yılında Süper Emeklilik sistemi çıkarılıyor… Allahtan Anayasa Mahkemesi bir yılı biraz aşkın sürede süper emeklilik düzenlemesini iptal ediyor ve konuşma dilinde ifade etmek gerekirse bir anlamda sosyal güvenlik sistemi çok fazla ekonomik fedakarlığa katlanmaktan kurtuluyor…

Bitti mi? Yok ne yazık ki bitmedi…

Anımsıyorsunuzdur kısa bir süre önce (2023 yılında) 08 Eylül 1999 tarihinden önce işe başlayan kadın sigortalılar 38 ve erkek sigortalılar ise 43 yaşında emekli olma haklarına sahip oldular…

Kıymetli okurlarımın bir bölümü alınganlık gösterebilir mi? Bence evet… 

Ancak ben bir bilim insanı olarak bunları dillendirmek zorunda hissediyor ve sizlerle sohbet etmeyi görev sayıyorum.

Kısa vadede sağlanacak faydalar çoğunlukla sisteme zarar verir durumda ve kurumları çıkmaza sürükleyebilmekte… 

Duyar gibiyim ne demek istiyorsunuz dediğinizi…

Her daim olduğu gibi objektif yorumlarınız ile katkı sunacağınızdan eminim…

Emekli aylığı hesabı

Güzel ülkemde emekli aylık bağlama uygulamasında üç sistem var…

Nasıl yani diyorsunuz…

Evet ne yazık ki böyle, bazen iktidar değişikliğinde bazen de aynı iktidarlar zamanında sosyal güvenlik sisteminde değişiklikler yapılıyor…

Bazen de geçmişteki uygulamaya geri dönülüyor… Emeklilik yaşının 38 lere çekildiği dönemler gibi…

O halde emeklilik sistemi değil de emeklilik sistemleri ifadesi daha doğru olacaktır… Buna göre;

01 Ocak 2000 tarihinden önce sigortalı olanlar, 01 Ocak 2000 – 30.09.2008 tarihleri arasında sigortalı olanlar ve 01 Ekim 2008 den sonra sigortalı olanlar için hesaplamalar farklılaşmakta ve aylık bağlama oranları her dönemde düşmektedir…

Reform… 

Ülkemizde 2008 yılında Sosyal Güvenlik Sisteminde köklü değişiklikler yapılmıştı anımsıyorsunuzdur.

Yapıldı yapılmasına da ancak paydaşları mutlu etmekten ziyade mutsuzluktan uzak tuttu mu? 

Sosyal güvenlik, esas olarak bireylerin yaşamları boyunca karşılaşabilecekleri risklere (hastalık, işsizlik, yaşlılık, malullük gibi) karşı korunmasını sağlayan bir sistem olarak tanımlandığına göre;

Bireylerin gelecekleri ile bağlantılı endişelerini ortadan kaldırma konusunda sosyal güvenlik sisteminin daha etkin olmasını beklemek yanlış olmasa gerek…

Reform sonrası memur olanlar emekliliklerinde aynı statüde emekli olanlardan oldukça farklı maaşla geçinmek zorunda kalabileceklerdir…

Hocam ilk düğme ne mi diyorsunuz… Siz onun kararını vermişsinizdir bence…

Gelecek korkusunun olmadığı günler dileğiyle…