Tarihe bakınca Türkler kadar zulme uğrayan başka millet yoktur herhalde. Lakin bu zulümleri, katliamları bizim kadar çabuk unutan da bulunmaz.
Mesela, Amerikalılar Japonya’ya atom bombası attı, Vietnam’ı işgal etti ama ilişkileri iyi. Bunun aksine Yunanlılar ve Ermenilerin Türk katliamı yapmalarına rağmen düşmanlıkları devam ediyor.
Mora'da bölgedeki papazların tavsiyesiyle 20 bin Türk ve Müslüman katledildi. Tripoliçe Katliamı'nda 35 bin ölüm var. Navarin’de tablo benzerdi. Yunan alçakları 3 bin nüfuslu kentte herkesi öldürdü. Yine Mistras’da Rus ve Yunanlar 400 Türk'ü öldürdü. Türk çocuklarının minarelerden atıldığını anımsarsanız vahşetin boyutunu tahmin edebilirsiniz.
William St. Clair Mora’daki Yunan barbarlığı için, “Soykırım ancak öldürecek başka Türk kalmadığında sona erdi” demiştir.
Agrinion kasabasında beş yüz Müslüman ve iki yüz Yahudi aile vardı. Önce Yahudiler ardından da Müslümanlar katledildi. Yunanlılara yardım eden, silah satan İsrailliler bu katliamı unuttu mu acaba? Yahudileri katleden Yunanlılarla kol kola girerken, kendilerini kurtaran Türklere düşmanlık etmek hangi aklın ürünü olabilir?
Geçmişi bugünkü Yunan yöneticilerin iğrençliklerini daha iyi algılayalım diye hatırlattım.
Yunan Savunma Bakanı Dendias, Yunanistan için en büyük tehdidin Türkiye olduğunu iddia etti. Adaları füzelerle donatacaklarını açıkladı.
Güney Kıbrıs’da yeni komandolar için düzenlenen törende ‘Mağusa'ya tekrar döneceğiz’ içerikli marş okundu.
GKRY lideri Hristodulidis, Kıbrıs Türklerini katleden terör örgütü EOKA'ya ait meteryallerin sergilendiği ‘Ögürlük Müzesi’nin açılışına katıldı ve özgürlüklerini EOKA'ya borçlu olduklarını belirtti. Hristodulidis, “Çocuklarımıza ve torunlarımıza EOKA mücadelesini öğretmeliyiz” diye de ekledi.
Yahu bu nasıl bir dünyadır? Hem insanlık dışı barbarlıkları yapacaksın hem de bunları yaptığın milletin karşısına çıkıp “bizim için tehdit sizsiniz” diyeceksin.
İflah olmayacakları açık. Köklü çözüm; Yunanistan’ı ve Kıbrıs’ı toptan alıp bu gözü dönmüşleri oralardan kovmak olabilir mi?
Fena fikir gibi durmuyor. Ne dersiniz?
'Azıtanı teneşir paklar' boşuna denmemiş...
Barrack’ın densizlikleri
Heybeliada Ruhban Okulu, Türk yasalarına tabi olmayı reddetmesi nedeniyle kapalı. Kilise, “Türk Hükûmeti bize karışmasın, Milli Eğitim Bakanlığı okulu denetlemesin, biz istediğimiz eğitimi verelim” diyor. Hal böyle olunca da açılmasına izin verilmiyor.
ABD Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ruhban Okulu’nun gelecek yıl açılacağını iddia etti. Bunu neden ve neye dayandırarak söyledi bilmiyorum. Ama bir elçinin bu tür konularda beyanda bulunmasının doğru olmadığını biliyorum.
Patrik Bartholomeos’un bu eksende lobi yaptığı biliniyor. ABD, Yunanistan ve Rum Lobisi’ni kullanarak Türkiye’ye baskı yaptırıyor. Bartholomeos’a yardım eden lobilere, Balat’taki Fener Rum Lisesi ve Ermeni liselerinin eğitim öğretimi sürdürmesini örnek göstererek, “Yasak yok, kanunlara isyan etmek isteyen Patrik var” diyelim.
CHP kongresi
Eskiden arbede ve çekişmelere sahne olan CHP kongreleri şimdilerde farklı şekle büründü. Artık tek aday, tek listeyle icra ediliyor. Özgür Özel rakipsiz girdiği seçimden tekrar Genel Başkan olarak çıktı. Hazırladığı liste de delinmeden kabul edildi.
Parti Meclisi’nde iki isim dikkatimi çekti. Birisi Salih Uzun diğeri de İlhan Cihaner. İkisinin de isabetli tercihler olduğunu söyleyebilirim.
Özgür Özel’in otoritesini pekiştirdiği kongre sonrası, muhalif bilinen isimlerin ne yapacağı ise merak konusu.