Eski kavramını doğru mu kullanıyoruz?

Bazı kelimeler, kelime olmanın ötesinde kavramdır.

Eski bunlara çok güzel bir örnek teşkil eder. İngilizceden bozme X (eks) diyorlarlar ya…

İngilizcesi my x husband/wife mesela… Benim eski eşim…

İki dil arasında çok da büyük fark yok.

Türkçe’de de aynı Ahmet’in eski eşi diyoruz değil mi?

Haberleri okuyorum, eski TBMM Başkanvekili, eski CHP lideri, eski AK Parti milletvekili gibi hatalı bir kullanım var.

Eskilerde bunu sevgili Gülgün Feyman ile rahmetli Nahit Duru ve Nazım Oktar ile de çok konuşmuştuk.

Ankara Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı, eski yönetim kurulu üyesidir doğru olan. Eski Ankara Gazeteciler Cemiyeti dediğimiz zaman Türk basının bu en değerli kurumlarından birini bir anda tarihe sevk etmiş oluyoruz. Oysa Cemiyet orada kaya gibi duruyor.

Eski TBMM dediğimiz zaman TBMM’nin X (eks) olduğunu da ifade etmiş oluyoruz aynı zamanda, oysa TBMM halen orada… Kurumlar eski olamaz, kurum halen orada duruyorsa TBMM eski Başkanı ya da başkanvekili demektir doğrusu.

Eski CHP Genel Başkanı diyemeyiz, CHP eski genel başkanı diyebiliriz ancak. Kurum halen duruyor, eskimesi için ortadan kalkması lazım.

Senato buna güzel bir örnek… Eski Senato üyelerinden ya da eski senatörlerden dediğimiz zaman kullanım doğru, zira Senato artık eskidi, geride kaldı…

Kapanmış bir şirket diyelim, eski XXXX şirketi CEO’su, şirket kapalı olduğu sürece doğrusudur. Eski Koç Holding CEO’su diyemeyiz Koç Holding eski CEO’su doğru kullanımdır.

Nerede o eski Ramazanlar dediğimiz zaman, Nerede o eski günler, nerede o eski filmler dediğimiz zaman artık olmayan bir şeyi kast ediyoruz… Onlar tarih oldu artık yenileri var…

Dile dikkat etmek zorundayız, dilimiz üzerinden, kelimeler ve kavramlar üzerinden toplum manüple ediliyor.

İslamcı buna güzel bir örnektir.

İslamcı, dinci diye bir kelime 80’lerde kullanılmaya başlandı. İlk kullananı arşivi tarayarak bulmak isterim aslında, kesin solcu görünümlü CIA, MOSSAD aparatlarından biridir.

Prof Bernard Lewis 1994 Davos zirvesinde çok güzel ifade etmişti, “The Islamist doesn’t exist” Yani İslamcı diye bir şey yoktur. Bir insan ya Müslümandır ya değildir. Hristiyanist, hristiyancı, Yahudici diye bir kelime duydunuz mu?

HAYIR… Hem de kocaman bir HAYIR…

İsmet İnönü mürteci ya da irtica derdi. Şeriatçı demezdi zira Şeriat Arap hukukudur, Arapça hukuk demektir. Dinci ya da İslamcı değil mürteci kullanırdı.

Oysa içimizdeki aparatlar İslamcı, dinci kelimelerini kullanarak toplumda inancı olanları manüple ettiler. Öyle ya onlar İslamcı ise biz kimiz sorusunu kelimelerle sordurdular ve akabinde doğal olarak sonraları CIA aparatı olduğu ortaya çıkan tarikatların peşine takıldılar.

Eski kavramının kullanılması konusunda yeni dönemde isim tamlaması olduğunu belirten dilbilimcilerin Eski TBMM Başkanı gibi kullanımı savunduğunu anlıyoruz. Ben isim tamlaması meselesinin fazla genişletilmesine sıcak bakmadığımı söylemeliyim. Bu durumda isim tamlaması uzadıkça uzayabilir. “Eski evrenin Samanyolu Galaksisisinin, Güneş sistemindeki dünya adlı gezegenin asya kıtasındaki Türkiye Cumhuriyeti devletinin TBBM Başkan vekili” diye yazdığımızda da mı isim tamlaması olacak. İsim tamlamasının bir kuralı, sınırı olmalı. Kurum ile makam ayrılmalı; Başkanvekiliği, Başkanlık, Üyelik, hekimlik vs tek bir title olarak isim tamlamasında yer alabilir; ama kurum… TOBB, CHP, AKP, XX şirketi, filanca derneği Başkanlığı ya da vaşkan vekilliği olabilir. Makam çok ama kurum bir tane, kurumları eskitmeyelim derim.

Bugün de eski kelimesini hatalı kullanarak Türkiye Cumhuriyeti’ni var eden kurumların başına eski getiriyoruz, eskitiyoruz, yok ediyoruz. Eski Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyet Başsavcılarından dediğimiz zaman mı daha doğru sizce yoksa Türkiye Cumhuriyeti eski Cumhuriyet Başsavcılarından mı daha doğru?

Unutmayalım, her şey dilde başlar.

Bir duygu, bir kavram, bir durum, bir kurum eğer dilde varsa vardır, dilimiz ne derse yüreğimiz onu söyler. TBMM de AK Parti de CHP de eski değildir, halen var olan değerli toplumsal kurumlar, mekanizmalardır, Allah eskitmesin…