İsrail’in yanıltıcı istihbaratı ile manipüle ettiği Trump bir yandan da iddialara göre Epstein dosyaları ile ilgili şantaj yüzünden İran’a saldırdı.

Bütün hesap lider kadrosunun öldürülmesinin ardından iç çekişmelerin başlayacağı, içerideki MOSSAD ajanlarının da çalışmalarıyla İran’ın içeriden bölüneceğini hesaplamışlardı. Ancak rejim muhalifleri dahil olmak üzere kimse İsrail ile ABD’nin yanında yer almadı… Arap ülkeleri ise İsrail ve ABD’ye destek verdiler, üs kullandırdılar.

Türkiye sınırlarında İran’dan olası göç için önlemler aldığını açıkladı ama tersine göç yaşandı; İranlılar ülkelerine dönümek için yarıştılar. Suriye ve Irak’tan sonra İran’daki bu durum hesapları bozdu.

İsrail bir yandan İran ile füze, Lübnan ile de kara savaşı yürütürken bir yandan da Türkiye’ye karşı Kıbrıs Rum kesimi ve NATO’daki sözde müttefiki Yunanistan ile bir oyun sergileme peşinde.

NATO konusunda ABD’nin peşinden ilk gidecek olan Yunanistan gibi görünüyor. Trump, İsrail ve Yunanistan ile kendince bir oyun kurdu, bakalım oyunu tutacak mı?

Yunanlılar Ege denizindeki 40-50 Yunan adasının İsrail askerleri ve silahları ile donatılmasına ne kadar sıcak bakacak?

Bakın toplumlar ayrı siyasetçiler ayrıdır. Yunanistan’da yaşayan insanlarla Yunanistan’ı yöneten siyasetçilerin menfaatleri farklı olunca bu tarz kararlarda toplumla ters düşme riski yüksektir.

Türkiye ise kuzeyinden doğusuna, batısından güneyine öyle bir ateş çemberinin ortasında ki; iç cephesini kesinlikle tek parça halinde güçlü tutmalı.

Bu şu anlama gelmiyor, herkes CHP’li, AK Partili olmak olmak durumunda değil. Ama artık AKP seçmenini ve siyasi kadrolarını bile artık tatmin etmeyen CHP’li belediye başkanlarına dönük kampanya bitirilmeli. Elbette işlenen suçlar varsa suç işleyenler bunun hesabını vermeli. Ancak toplumda adalet konusunda en ufak bir tereddüt kalmamalı…

Farklı inançlar, farklı ideolojiler, farklı giyimler, yeme içme adetleri, diller, adetler olabilir; önemli olam Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği çizgilere sadık kalarak ortak çıkarlarımızın korunması için omuz omuza durabilmektir.

57.Alay şehitliğine gidin, oradaki şehitlerin isimlerini tek tek okuyun. Osmanlı ordusundaki iç cepheyi orada göreceksiniz.

Türkiye bugün ne mutlu ki hangi partiye oy verirse versin, hangi inanca sahip olursa olsun ülkesi için yaşayan insanlarla dolu. Onların vatan sevgisini, inancını, Atatürk’e olan saygısını istismar etmeye çalışanlar olacak elbette, en yakın örneği FETÖ malumunuz…

Dolayısıyla, Türkiye iç cephesini iktidarıyla muhalefetiyle sağlam tutmaya devam etmelidir. Sadece iktidar sorumlu değildir bundan muhalefet de sorumludur. Zira muhalefet bir gün iktidara geldiğinde iç cephesi sağlam, vatandaşları arasında dayanışma ruhu güçlü bir ülkeyi çok daha hızlı kalkındırır.

İktidarın da bu noktada sorumluluk sahibi davrancağına inanıyorum. Elbette iktidarın nimetlerinden yararlanmak isteyenler ve hatta yararlananlar her dönem olduğu gibi var; onların temizlenmesi olanaksız; insanlık tarihi kadar güçlü bir kesim bunlar… İhtiyaç olan şey sağduyulu, eğitimli, deneyimli, liyakate değer veren kadrolar ve bilinçli vatandaşlar…

Unutmayalım hepimiz aynı gemideyiz ve aynı yöne kürek çekmek zorundayız, başka seçenek yok…