Ankara’nın rock müzisyenleri serisinin bu bölümünde yine Ankaralı, Ankara’nın rock müzik camiasında bilinen ve yine Ankara’lı bir grup olan Deja-vu’nun vokalisti Cenk Sönmez’den bahsedeceğiz. Kendisi benim lise çağlarından beri tanıdığım, hatta lise döneminde aynı müzik grubunda çaldığım biri. 2018’den beri sessiz kalan grubu ile “Dalkavuğun Kralı” adlı tekliklerini yeni yayınladılar ve tekrar ses getirmeyi başardılar. Kendisini ve ailesini de yakından tanıdığımı tekrar belirtmek isterim.
Cenk Sönmez 1976 Ankara doğumlu ve uzun süre Ankara’da yaşamış. Kendisi evli ve bir kız çocuğu babası. Kızı Nil Sönmez oldukça zeki ve yetenekli bir kız çocuğu. Doğuştan metalci olduğunu söylemeliyim. Daha 5-6 yaşlarında iken birçok rock şarkısını ezbere söyleyip kafa sallıyordu hatta. Nil Sönmez’in de “Çiçekler Açar” adlı 2021 yılı yapımlı bir tekliğinin dijital platformlarda olduğunu da belirteyim.
Mesleği müzisyenlik, aynı zamanda gitar ve vokal eğitmenliği de yapıyor. Çaldığı enstrüman gitar ama aslen davul çalarak başlamıştı, gayet de iyi çalar bu arada. Halen Deja-vu’da vokal yapıyor ve gitar çalıyor. Deja-vu mekanlarda pek çıkan bir grup değil, daha profesyonel ve ünlü olmaları sebebiyle. Daha çok festival ve konser odaklı organizasyonlarda sahne alan bir grup.
Cenk Sönmez yaklaşık 26 yıldır sahne alıyor. Deja-vu’da gitarist olarak başlamış, sonrasında ise vokalistlik görevini üstlenmiş. Daha önceki grupları beraber çaldığımız Stomach Ache, bu grupta davul çalıyordu, sonrasında Pogo’s Not Fight, bu grupta da yine davul çalıyordu ve Çakırkeyif. Bu grupta da hem gitar çalıyor hem de vokal yapıyordu.
Favori enstrümanı gitar, ancak Deja-vu’da sıkça yer verdikleri otantik müzik aletlerine de oldukça meraklı ve seviyor. Kanun ve tulum çok etkilendiği enstrümanlar. Favori enstrümanı olan gitarda tercih ettiği marka ise Ibanez.
En sevdiği müzik grupları ülkemizde Kurban, Kreş ve Direc-t. Yabancı gruplarda ise Faith No More, primus, Korn, Limb Bizkit ve benzer niceleri. Favori şarkısını sorduğumda tek bir şarkı seçmekte zorlanıyor ancak Rage Against The Machine’nin “Wake-Up” ı nı seçiyor.
Müzikte etkilendiği isimler Rage Against The Machine’den Tom Morello, Faith No More’dan Mike Patton, Primus’dan Les Claypool, Barış Manço ve Cem Karaca.
Müzik dışında hobileri resim yapmak, fotoğrafçılık, tamirat-tadilat işleri ve doğa yürüyüşleri.
Kendisine müzik onun için ne ifade eder diye sorduğumda “Müzik benim damarlarımdan akan notalar ve melodilerdir. Bazen en zor zamanlarında yanına koştuğun bir doktor, bazen üzen, bazen ise sevindiren sihirli bir değnektir, ruhumun nefesidir” diye cevaplıyor.
Kendisine son teklikleri “Dalkavuğun Kralı” ile ilgili de yorumunu sordum. Oldukça muhalif ve sert sözleri olan ve ciddi sistem eleştirisi yapan bir şarkı olmuş bence. Cenk Sönmze şöyle anlatıyor: “Deja-vu, 2018’de yayımladığı MNYK adlı tekli sonrası uzun bir sessizliğe bürünmüştü. Fakat içimiz hiçbir zaman sessiz değildi; daima fırtınalar kopuyordu. Ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu durum, haksızlıklar ve savaşlar bizi derinden etkiliyordu. Şarkının sözleri bu ruh haliyle ortaya çıktı; müziği ise zaten hazırdı. Deja-vu yeniden bir araya gelince de şarkıyı Deja-vu formunda tekrar yorumladık ve 29 Ağustos’ta grupça ve şirket olarak çok beğendiğimiz klibiyle birlikte dinleyicilerin karşısına çıktık. Parça, eleştirel ve protest yapıya sahip. Umarım dinleyenler beğenir.”
Bende bu tekliği dinlemenizi ve özellikle sözlerine odaklanmanızı öneririm.
Deja-vu’da müzik yaşamına geri dönmüş gibi gözüküyor. Ankara’lı rock müzik severler olarak onları Ankara’da da görmek istediğimizi ve yeni bir albüm beklediğimizi söylemekte yarar var. Bakalım gelecek günler Deja-vu ile ilgili neler getirecek? Bekleyip göreceğiz.