Bir süredir ünlü bir kuyumcu vakası yaşıyoruz. Bir zamanların medya fenomeninin kardeşi. Anladığım kadarıyla kuyumculuk yapıyor. Ancak bir şekilde abisi gibi onda da bazı yetenekler var ki bazı yayın kuruluşları onun altın konusundaki yorumlarına yer vermeye başladı.
Halk da onu çok sevdi, zira halkın duymak istediklerini söylüyor.
Ahali muhteşemdir, ekonomi gazetecisi olarak bizlere sık sık sorar, “Borsa ne olacak?”, “Hangi kâğıdı alayım?”, “Dolar ne olur?” bunun gibi sorular… Sorumluluk sahibi hiçbir ekonomi gazetecisi bu sorulara cevap vermez, vebali büyüktür.
Düşünsenize, adam evini satmış, parasını altına yatırmış mesela ya da TL vadeli duruyor bankada; diyorsunuz ki altın çıkacak, borsada şu şu kâğıdı al filan. Adam parayı yatırıyor ve güüüm para kazanmayı beklerken para kaybediyor…
Pek çok basın kuruluşu bu kuyumcu arkadaşın yorumlarına yer vermeyi bu nedenle seviyor, halkın duymak istediklerini söylüyor. Ancak bedeli ağır… Eminim kendisi sevilen bir kuyumcu esnafıdır, ancak iş gazetelerde TV’lerde yorum yapmaya gelince o işler öyle olmuyor.
Son olarak Ramazan Bayramı’nda geçen hafta “altında alım zamanı” diye bir yorum yaptı ve buna atladı medyamız… Bugün Pazartesi altın yüzde 7 düşüşle haftaya başladı.
Petrol krizi sürdükçe ve petrol fiyatları arttıkça altın da düşecektir ya da sabit kalabilir ama yükselmesi için farklı gelişmelerin de olması önemli. Altın fiyatları düşer, çıkar, anlık gün içi hareketleri olur, bunlar piyasada normaldir.
Şimdi birileri bir yayın organında yazılanları görüp, inanıp gidip altın aldıysa ne olacak. Düşünsenize o gün 1 milyon liraya aldığınız altın bugün yüzde 7 daha ucuz, yani 70 bin lira daha az ödeyerek aynı altını alabilirdiniz…
Bir kuyumcu olarak piyasada neler oluyor almak ayrı, adama (eğitimi nedir bilmiyorum) analist, ekonomist, uluslararası analist muamelesi yapmak başka…
Geçenlerde bir yerde adamı deneyimli diplomatların bile yaparken kılı kırk yardığı uluslararası strateji analizleri yaparken gördüm. Gazeteler, TV ekranları, web siteleri kahve sohbeti yapılacak yer değildir, bu arkadaşın mesleki bilgi ve deneyimini bu şekilde kullanmak günün sonunda ona da zarar verir.
Buradaki en büyük sorumluluk gazetecilere ait, kuyumcu dükkânı olan bir esnaftan gazetecilik melekelerine sahip olmasını beklemek haksızlık olur. Gazetecilerin bu tarz düşecek, çıkacak diye konuşanlardan uzak durması gerekir.
Elbette esnaf kendi arasında analizler yapabilir, sohbetlerde bunları konuşabilir ama bunu tutup milyonlarca kişinin pozisyon almasını sağlayacak şekilde yapmaz, yapamaz. Bu yasal olarak da suçtur, manüplasyona girer.
Spekülasyon ile manüplasyon arasındaki farkı bilmeyenlere anlatayım. Spekülasyonda, bir şeyin değerinin artacağını ya da azalacağını ön görerek/tahmin ederek yatırım yapılır; sonuçta ya kar ya da zarar edersiniz. Manüplasyonda ise bir şeyin değerinin artması ya da azalmasına ilişkin alım satım/enformasyon gibi çalışmalar yaparak yatırımcıların zarar görecekleri şekilde kazanç elde edilir ki piyasalarda suç olarak bilinir ve cezalandırılır.
Dolayısıyla sevgili gazeteci dostlarım, ekonomiyi, piyasayı iyi bilen biri şu çıkacak, bu düşecek demez. Bunun vebali olduğunu bilir. Bir tutar iki tutar, tutmadığı zaman gemi batar. Siz siz olun, ekonomiyi EKONOMİST’e, stratejik analizleri UZMAN DİPLOMAT/KURMAY SUBAY gibi nitelikli isimlere yaptırın; piyasayı da esnaftan, ekonomi gazetecisinden, pazarcıdan, emekliden, asgari ücretliden öğrenmeye çalışın.