Sabahın erinde uçan turnalar
Yoluz İstanbul’a uğramadı mı?
O yar beni sizden sorduğu zaman
Gözleri dolipte ağlamadı mı?
(Erzincan/Kemaliye )
Türküler yüzyıllardır aşkı, sevgiyi, özlemi, sılayı, gurbeti anlatır. Bazen insanoğlunu canevinden vurur. Kimi zaman da neşeye boğar. Hepsinin ayrı bir hikâyesi vardır. Ayrı bir ezgisi, tınısı, estetik yapısı vardır. Turnanın ilk türkü derlemelerini Yücel Paşmakçı yapmıştır. Anadolu’da Paşmakçı’nın Hisarlı Ahmet’in kaynaklık yaptığı eserin dizeleri şöyledir:
Havada durna Sesi Var... Canım
Havada durna sesi gelir ganadı gırma
Ağzı dolu yem getirir şeker ile hurma
Güzel karşımda ağlayıp durma
Bir de Kırıkkale /Keskin türküsü vardır: Allı Turnam Bizim Ele Varırsan /Şeker söyle kaymak söyle ….
Turna kuşu Türk kültüründe ölümden sonra ruha eşlik eden kutsal bir rehber olarak görülmüştür.Öldürülmesi günah kabul edilmiştir.Turna sadakat ve hasret çeken aşığın habercisi olarak sembolleşmiştir.Ayrıca Alevi- Bektaşi kültüründe semahı da sembolize eder.Pir sultan Abdal’a göre Turna Hazreti Ali’den haber getirir. Pir Sultan’ın dizeleriyle:Hazret-i Şah’ın avazı, turna derler bir kuştadır…Turna Hazreti Aliye’de ulaşmanın yegane sembolü olarak kabul edilir:
Yemen ellerinden beri gelirken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi?
Havalar üzerinde sema ederken
Turnalar Ali’mi görmediniz mi?
Anadolu’da kimi eski dönem mezar taşlarında kuş figürlerine rastlanır.Turna kuşu figürüde görülür.
Ankara radyosu sanatçılarından Ezgi Çiğiltepe, Yozgat’tan Nida Tüfekçi’nin derlediği "Bir çift turna gördüm” adlı eseri seslendirdiğinde “Bu farklı.” demiştim. Sazının tezenesine vurduğu an billur, sade ses tonuyla karşılaşıyorsunuz. Bu ses ile o güzelim türkü ete kemiğe bürünüyor. Türkünün dizeleri hem söz varlığıyla hem de ana duygusu ile gözümüzün önünde canlanıveriyor. Turnanın kültürümüzdeki anlamı da bu türkünün dizelerinde saklıdır:
Bir çift turna gördüm durur dallarda
Seversen Mevla’yı kalma yollarda
Sizi bekleyen var bizim ellerde
Bizim ele doğru gidin durna
…
Selam söylen eşe dosta sorunca
Sağ selamet muradınız alınca
Benden yare selam edin turnalar
Selama razıydım mektubun gelmez
Gurbette kalanın hiç yüzü gülmez
İbrahim halinden kimseler bilmez
Benden yare selam söylen turnalar
Türkülerde turna, haber getiren bir ulaktır. Sevgiliden, uzaktaki dosttan, gurbetteki oğuldan, yavukludan bir muştuyu ulaştırır bizlere. Haber alır, haber getirir. Dert ortağı, sıla özlemidir. Derler ki turnaya memleketi sorulmaz. O, kutsal topraklardan gelir, yine oraya döner.
Türk folklorunda önemli bir yere sahiptir. Türkülerimizin önemli kahramanıdır. Kutsanmıştır. Kişileştirilmiştir. Hazreti Ali’nin avazıdır, nefesidir, sesidir. Bazı kaynaklarda ise Anadolu’da evliyaların, erenlerin “donuna” girdiği de söylenir. Kimi araştırmacılara göre Kök Tengri’yi anlatır, temsil eder. TRT kayıtlarında derlenmiş, bugüne kadar gelmiş repertuvarda 45 turna türküsü var. Yedisi türkünün harman olduğu yer Sivas’tan derlenmiş. Diğerleri üç türküyle Manisa ve iki türküyle Erzincan, Tokat, İzmir, Keskin, Van, Niğde, Erzurum, Konya ve Azerbaycan’dan geliyor. Malatya, Bursa, Çorum Yozgat, Maraş, Adıyaman, Isparta, Eskişehir, Ankara, Merzifon, Kütahya, İstanbul, Rumeli, Ordu, Tunceli, Balıkesir ve Urfa’dan ise birer bir türkü derlenmiş. Sonuçta derleme tarihi içinde toprakların kültür sahalarının hemen hemen tamamına yayılmış bir turna sevgisi vardır. Bu türküler Muzaffer Sarısözen, Nida Tüfekçi ve Yücel Paşmakçı’ya varıncaya kadar birçok ünlü derlemeci tarafından gün yüzüne çıkarılmıştır. Hepsinin farklı olay örgüsü, değişik kahramanları ve öyküsü vardır. Anadolu’da turnanın kendi gölüne, kendi bahçesine, kendi obasına, iline, dağına, gölüne konmasını günlerce bekleyenler için kutsiyet “Uğur”dur. Uğur getireceğine inanılır. Bunu Konya Akşehir’den Cahit Öztelli’nin aktardığı şu dizelerle anlatalım:
Ufacık durnam kon
Evlek kestim kon
Sarı öküz kestim kon
Bir de bizim göle kon
Profesör İlhan Başgöz, TRT Bir Dünya Müzik Dünya dergisinin 2016 Kasım tarihli sayısında turnanın kutsallığını anlatırken şu bilgileri veriyor: “Turna, tek eşli bir kuştur. Hayatı boyunca yaşamını öyle sürdürür. Eşini turna dansıyla seçer. Eşi olarak seçeceği turnanın etrafında dönerek uçması turnanın dansı olarak kabul edilir. Anadolu’da bir turna sıcak illere, güneye göçerken yaralanmış, bir köylü kadın yarasını iyileştirmiş ve onu gökyüzüne bırakmış. Bir yıl sonra eşinin bir başka turna ile eşleşmiş olduğunu görünce kendini ateşe vurmuş, yanmış, ölmüştür.” Eski Roma’dan beri turna kuşu kutsal kabul edilir. Baharın da habercisidir. Avrupa’dan Çin’e kadar turna dansı bilinir. Bahar bayramları turna dansıyla kutlanır. Turnalar rüzgârın kendisini sürüklenmesinin önüne geçmek için kum yutar. Yavrularını kanatlarının üstünde taşır.
Nazım Hikmet “İnsanların türküleri kendilerinden güzel.” der. Bedri Rahmi Eyüboğlu ise Türküler Dolusu’nda “ana sütü gibi temiz, ana sütü gibi candan” türküleri uzun uzun anlatır. Gelin, türkülerimizi daha çok sevelim, dinleyelim. Bu masmavi gökyüzünden turna avazınız hiç ama hiç eksilmesin.