Ankaragücü’nde Teknik Direktör Mustafa Kaplan ile yollar ayrıldı, üzerinden çok geçmedi, Gençlerbirliği’nde fatura Sportif Direktör Ali Ekber Düzgün’e kesildi. Sezon başlayalı daha bir ay oldu ama bulundukları lige uygun kadro kuramayan Başkent ekiplerinde suçlu aranıyor ve yaprak dökümü yaşanıyor.
Aslında bunların yaşanması sürpriz olmadı. Takımları takip edenler, daha hazırlık dönemindeyken, hem sarı lacivertlilerin hem de kırmızı siyahlıların puan toplamakta zorlanacağının farkındaydı. Türkiye’de bunun doğal sonucu ise sorunun esas kaynağını çözmek yerine, teknik direktörü ya da o sportif direktörü göndermek.
Bu yapılanlar da aslında tozu halının altına süpürmekten, kendini kandırmaktan başka bir şey değil. Bugün Mustafa Kaplan gider, Recep Karatepe gelir ama Beştepe’deki sorunlar çözülmeden bu takımdan büyük başarılar beklemek esasında hayaldir.
Yönetim bir taraftan eski defterleri karıştırıp seleflerinin yarattığı zararları çözmeye uğraşıyor. 7 milyon liralık kasap faturasına bir de tesislerde hiç olmayan bir elektronik sistemin 32,5 milyon liralık faturası eklendi. Elbette hesabını soracaklar ve kulübün gerçeğe aykırı borçlarını iğneyle kuyu kazar gibi ortaya çıkaracaklar ama öte yanda takım çok zor günler yaşıyor. İmkanların kısıtlı olduğunu, kentten destek gelmediğini herkes biliyor ve kabul ediyor. Böyle bir ortamda ise esas yapılması gereken istikrarı korumak ve sürekli gelen ve gidenlerle yeni borçlar yaratmamak olmalı.