AK Parti ve MHP’nin “Terörsüz Türkiye” adını verdiği PKK’nın silah bırakma süreci beraberinde infaz kanununda değişiklik tartışmalarını da getirdi. İnfaz kanunuyla ilgili hem AK Parti hem de MHP’den gelen açıklamaların arka planında “cezada, infazda adalet” tartışmaları ve cezaevlerindeki kapasite aşımı var.

Son yapılan açıklamalara göre 403 cezaevinde yaklaşık 430 bin tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Cezaevi kapasitesinin yaklaşık 300 bin olduğu dikkate alındığında 100 binin üzerinde mahkumun yatacak yeri yok!

Veriyi AK Parti iktidarının 23 yılı üzerinden değerlendirdiğimizde de ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında yaklaşık 60 bin olan mahkum sayısı 23 yılın ardından 7 kat artmış durumda. Yeni yapılan cezaevleri de ihtiyacı karşılamış değil.

İnfaz kanunu ile ilgili tartışmaların öncülüğünü MHP’nin yaptığını söylesek yanlış olmaz. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız aylardır infaz kanununda değişiklik ihtiyacını dile getiren birçok konuşma yaptı. Bugüne kadar yapılan birçok değişiklik nedeniyle artık içinden çıkılmaz bir hal alan infaz kanununu “yamalı bohça”ya benzeten Yıldız, “uygulayıcıların ve hükümlülerin anlayabileceği sadelikte, cezanın ıslah edici fonksiyonlarını gözeten, infaz eşitliğini ve adaletini sağlayacak” sil baştan bir kanuna ihtiyaç olduğunu söyledi.

MHP’den gelen bu açıklamalar sonrası AK Partili kurmaylardan da benzer değerlendirmeler geldi. Her iki partide de farklı suç türlerinde üçte iki, dörtte üç gibi farklı uygulanan infaz oranlarının ½ şeklinde eşitlenmesi gerektiği yönünde genel bir eğilim var. Ancak çocuk istismarı, uyuşturucu gibi suçlarda infaz oranlarının düşürülmesinin toplumsal tepkiye yol açabileceği konuşuluyor. Bu nedenle infaz oranlarında eşitleme yerine bazı suçlar açısından infaz oranında indirim getiren ama temelde denetimli serbestlik, şartlı salıverilme imkanlarının artırılacağı bir infaz düzenlemesinin ihtiyaç olduğu konuşuluyor.

Mahkumun cezasının bir kısmını kapalı infaz kurumunda, bir kısmını da toplum içinde ama “takipte, kontrolde ve eğitimde” geçirdiği alternatif seçeneklerin artırılması gerektiği ifade ediliyor. Ancak tüm bunlar her iki parti açısından da fikir düzeyinde değerlendirmeler. Kamuoyunda çokça konuşulsa da ne Adalet Bakanlığında, ne AK Parti’de ne de MHP’de somut bir teklif çalışması başlamış değil. AK Partili kaynaklara göre bu konu ancak PKK’nın silah bırakması sonrası çıkarılması beklenen özel yasanın ardından konuşulabilir. Bu da infaz yasasıyla ilgili bir çalışmanın en erken nisan ya da mayıs ayında gündeme gelebileceği anlamına geliyor.

AK Parti’de sessiz protesto!

Meclis çalışmaları AK Parti’nin sunduğu herhangi bir teklifin en geç 2 ay içinde yasalaştığını gösteriyor. Çok özel durumlar dışında bir teklifin aylarca Meclis gündeminde beklemesi söz konusu değil. Bu ‘yazısız kural’ trafik cezalarını artıracak kanun teklifi ile bozuldu! Trafik cezalarına fahiş artışlar getirecek kanun teklifi yaklaşık 7.5 aydır yasalaşmayı bekliyor.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın kanunlaşması için büyük mücadele verdiği düzenlemeye muhalefetin tepkisi sır değil. Cezalar “ölçüsüz, orantısız” bulunuyor, “Vatandaş sizin gelir kapınız değil” tepkisi gösteriliyor. MHP de teklife mesafeli. MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç teklifin görüşmelerinin başladığı gün düzenlemede destekledikleri ve itiraz ettikleri noktaları kayda geçirdi, “Trafik cezaları bütçeye gelir kaydedilecek bir kalem olarak görülmemeli” uyarısı yaptı. Meclis kulislerine göre AK Parti milletvekilleri de vatandaşın tepkisini çeken teklife sıcak bakmıyor. Geçtiğimiz haftaki görüşme süreci de bu iddiayı doğrular nitelikte.

Meclis Genel Kurulu’nda, geçen salı günü, daha önce geneli üzerinde görüşmeleri tamamlanan teklifin maddelerine geçildi. 36 maddelik teklifin salı, çarşamba ve perşembe günü sadece ikişer maddesi görüşülerek kabul edildi. Yani 3 günde sadece 6 madde geçti. Üç görüşme de muhalefetin yoklama talepleri üzerine yeterli çoğunluk sağlanamadığı için kapandı.

AK Parti yöneticileri, yoklama isteyerek Meclis’in kapanmasına neden olduğu gerekçesiyle muhalefete tepki gösteriyor. Ancak 330 milletvekili olan iktidar bloğu Genel Kurul’un çalışması için 180 milletvekili ile Meclis’te hazır olabilirdi. Yasa da yönetimin isteği doğrultusunda hızlıca kanunlaşırdı. Ancak iktidar bloğunun neredeyse yarısı Meclis’te olmamayı tercih etti. Bu tablo Meclis kulislerinde söz konusu teklife yönelik “AKP’lilerin sessiz protestosu” olarak yorumlandı. 30 maddesi kalan teklifin bu haftaki görüşmelerinde neler yaşanacağı bugünden merak konusu.