Yaz saati uygulaması, gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla saatlerin ileri alınmasıdır. Bu uygulama birçok ülkede mevsimsel olarak yapılmakta, bazı ülkelerde ise ya tamamen kaldırılmış ya da ülkemizde olduğu gibi bırakın kaldırmayı yıl boyunca kalıcı hâle getirilmiş olup 2016 yılından bugüne dek süreklilik kazandırılmıştır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, yaz saati uygulamasının elektrik talebinin pik yaptığı akşam saatlerinde yükü azalttığı ifade edilmiş, özellikle ticarethane ve konutlarda akşam aydınlatma gereksiniminin azalmasıyla enerji tüketiminin de düştüğü öne sürülmüştür. Bu bağlamda enerji tasarrufu iddiası, yaz saati uygulamasının kış aylarında da yani bütün yıl boyunca yapılması karar vericiler açısından (Enerji Bakanlığı ve ilgili kuruluşlarla kuşkusuz siyasi iktidar) önemli bir dayanak ve gerekçe oluşturmuştur. Oysa bu durum gerçekleri yansıtmaktan uzak kalmıştır. Şöyle ki:
Enerji Bakanlığı elektrik enerjisi tüketimi resmi verileri ile TEİAŞ’ın (Türkiye Elektrik İletim A.Ş.) istatistikleri göz önüne alınarak yapılan hesaplamalarda 2016 yılı Kasım ayında, yaz saatinin uygulanmadığı 2015 yılı Kasım ayına nazaran elektrik enerjisi tüketiminde yaklaşık 600 milyon kilovat – saat fazlalık olduğu görülmüştür!
Yaz saati uygulamasının tüm yıla yayılmasının başlıca olumsuzluklarını da şu şekilde sıralayabiliriz.
- Sabah Karanlığı ve Güvenlik Sorunları
Bu uygulamanın kış aylarında da sürdürülmesinin en büyük dezavantajı, sabah saatlerinin karanlıkta geçmesidir. Özellikle öğrenciler ve çalışanlar gün doğmadan evden çıkmak zorunda kalmakta, bu durum trafik kazaları ve güvenlik risklerini artırabilmektedir. Okul çağındaki çocuklar için bu durum daha da ciddi bir endişe kaynağıdır.
- Biyolojik Saatin Bozulması
İnsan vücudu, doğal ışık döngüsüne göre çalışan bir biyolojik saate sahiptir. Sabah karanlığında uyanmak, uyku düzenini bozmakta; kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve verimlilik kaybına yol açabilmektedir. Uzmanlar, özellikle kış aylarında da yaz saati uygulamasının insan uykusunu ve diğer vücut fonksiyonlarını kontrol eden 24 saatlik ritim üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtmektedir. Nitekim daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, Melbourne Üniversitesi profesörlerinden Michael Berk ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırmaya göre: İnsanların hormon salınımlarını düzenleyen biyolojik saate aykırı davranışların özellikle hassas insanlarda potansiyel olarak ruhsal sıkıntılara da yol açtığı kanıtlanmıştır.
- Eğitim Üzerindeki Olumsuz Etkileri
Öğrencilerin sabah erken saatlerde karanlıkta okula gitmeleri, başarıyı olumsuz etkileyebilmektedir. Uykusuzluk ve dikkat eksikliği, öğrenme sürecini zorlaştırmakta; öğretmenler açısından da ders verimliliğini düşürmektedir. Bu durum özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencileri için daha da belirgin olmaktadır.
- Enerji Tasarrufu Tartışması
Günümüzde enerji tüketiminin büyük bölümü sanayi, ulaşım ve elektronik cihazlardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle aydınlatma üzerinden sağlanan tasarrufun oldukça sınırlı olduğu, hatta sabah saatlerinde artan ısınma ve aydınlatma gereksinimi nedeniyle toplam tüketimin artabileceği yadsınamaz. Bu durum, yani enerji tasarrufunda bulunmayışı yukarıda değindiğimiz üzere yaz saati uygulamasının temel gerekçesini zayıflatmaktadır.
- Toplumsal Uyum Sorunları
Toplumun önemli bir kesimi yaz saati uygulamasına uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve sabit mesaiyle çalışanlar için bu uygulama günlük yaşamı zorlaştırabilmektedir. Sürekli tartışma konusu olması da toplumsal huzursuzluk yaratmaktadır.
Değerlendirme ve Sonuç
Enerji Bakanlığı, eldeki verilere göre uygulamanın enerji açısından olumlu etkisi olduğunu iddia ediyor. Ancak Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) gibi bağımsız kurumların aynı verilere göre elde ettiği analiz ve bulgular “tasarrufun gerçekleşmeyip üstelik tüketimin artmış olduğu’’ yönünde. Ki bu görüşün çok daha doğru ve gerçekçi olduğu toplumda büyük ağırlık kazanıyor.
Sonuç olarak, birçok ülkenin bırakın yaz saati uygulamasının bütün yıla yayılmasını, tümden kaldırdığı ortamda ülkemize bu uygulamayı dayatan iradenin inadı bırakıp eski uygulamaya dönmesinde büyük yarar bulunmaktadır.