Kıymetli okurlarım ülkemizde yıllık kazançlar beyan edilerek söz konusu kazançlar üzerinden vergi hesaplaması yapılmakta ve nihai olarak beyan üzerinden hesaplanan verginin ödenmesi beklenmektedir…
Peki kazançlar doğru olarak beyan edilmekte ve ödeme yükümlülükleri de zamanında yerine getirilmekte midir?
Vergilendirmede esasen iki tür ahlaktan söz etmek mümkündür…
Bunların ilki beyan ahlakı; bir başka anlatımla vergi mükelleflerinin elde ettikleri kazançları herhangi bir gizleme yapmaksızın beyanda bulunmalarını ifade etmektedir.
İkincisi ise vergi mükellefleri tarafından yapılan beyanlarla bağlantılı olarak hesaplanan vergileri zamanında ödemeleri, bir başka anlatımla ödeme ahlakı…
Şimdi diyeceksiniz ki bu oldukça tabii / ya da olması gereken…
Hal böyle iken vergi mükelleflerinin bir kısmının kazançlarını doğru beyan etmedikleri bilinmektedir.
Peki ya ödemeler zamanında yapılmakta mıdır? Ya da yapılabilmekte midir?
Kıymetli okurlarım beyan ahlakı vergi mükellefine bağlı iken, ödeme ahlakını doğrudan beyanname verenlerin yönetebildiklerini söylemek sanki doğru olmasa gerek…
Bir adım daha ileri gideyim izninizle kıymetli okurlarım…
Vergide hem beyan hem de ödeme ahlakını bir anlamda aşındıran ya da aşındırmayı zımni olarak özendiren vergi mükellefi dışı etkileri göz ardı etmemek gerekmektedir.
Çok teknik gibi oldu beni bağışlayın lütfen…
Kısa zaman içerisinde adı “yapılandırma” kendisi “mali af” olan düzenlemelerin vergi ahlakı üzerindeki etkilerini de sohbet ettiğimizde konuyu biraz daha detaylandırmış olacağım…
Şimdi başlığa dönelim izninizle…
Ülkemizde şirketler yıllık olarak elde ettikleri kazançlarını takip eden yılın Nisan ayı sonuna kadar vergi dairesine beyan etmekte ve oluşması muhtemel vergisel yükümlükleri de aynı sürede yerine getirmek zorundadırlar.
İşletmeler beyannamelerini istisnalar dışında muhasebe meslek mensupları aracılığı ile elektronik ortamda vergi dairesine vermektedirler…
Söz konusu beyannamelerin verilmesi aşamasında gözden kaçırılmaması gereken hususlar bulunmaktadır.
Vergi uygulamaları doğrultusunda verginin bir defada doğru beyanı, indirim ve istisnalardan faydalanmak oldukça kıymetli…
Öylesine kıymetli ki bir kısım indirim /istisna ve teşvikten zamanında faydalanmamak haktan vazgeçme sonucunu oluşturabilir…
O halde aman dikkat…
Ne fazla vergi ödeyin ne de noksan beyan edin…
Amortismanlar (sabit kıymetlerin yıpranma payları) :
Şirketler, bina, tesis makine ve cihazları, demirbaşları ile diğer duran varlıkları üzerinden amortisman oranları dahilinde ayrılacak amortisman tutarlarını ilgili yılda gider olarak kayıtlara alabilmekte olup, amortismanların süresinde ayrılmamış olması durumunda söz konusu tutarların ayrılmış olduğu varsayılmaktadır.
O halde amortisman tutarlarının süresinde gider yazılmaması, ilgili yılda bu haktan vazgeçtiğiniz anlamına gelir ki, bu durum şirketin fazladan vergi ödemesi sonucunu oluşturabilir…
Enflasyon düzeltmesi (muhasebesi) :
2023 yılında uygulamaya alınan ve vergi etkisi olmayan enflasyon düzeltmesinin 2024 yılında vergi etkisinin olduğu, dolayısıyla enflasyon muhasebesi uygulamasından kaynaklı işlemlerin bir defada doğruyu yansıtır olması işletme lehine olacaktır.
Enflasyon düzeltmesi işlemlerinin hatalı yapılması halinde vergi ve ceza uygulaması gündeme gelebileceğinden konuyla bağlantılı dikkatli olunması oldukça kıymetlidir.
Sermaye artırımında teşvik :
2024 yılı içerisinde nakit sermaye artışı yapmış şirketler TCMB tarafından açıklanmış olan %55,58 oranında yapılacak hesaplamanın %50 si ile %75 i aralığında nakit sermaye artırım teşviğinden yararlanabilir…
2024 yılı içerisinde nakit sermaye artışı yapılmış ve ödenmiş ise genel indirim oranı %50 olmakla birlikte nakdi sermaye artışının yurt dışından getirilen nakitle karşılanması durumunda %75 olarak uygulanmaktadır. Şirketlerin teşvikten yararlanabilmesi için beyannamenin verilmesi sırasında bildirimde bulunmaları ve gerekli belgeleri sunmaları oldukça önemlidir.
Vergi Ahlakı teşviki :
Beyannamelerini süresinde vermiş olan ve ödemelerini yapmış olan şirketler “Vergiye Uyumlu Mükellef” olarak tanımlanıyor ve ödenecek vergi üzerinden %5 oranında indirim hakkından yararlanabiliyor... Vergiye uyumlu şirketlerin bundan yararlanabilmesi için kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde bu yönde bildirimde bulunması gerekmektedir.
Son beş yıl içerisindeki zararların kardan düşülmesi :
Şirketlerin geçmiş beş yıl içerisinde katlandıkları ve vergi uygulamaları yönünden kabul edilen zararları indirim konusu yapılabilmektedir. Bu durum tamamen şirketin bu haktan yararlanma isteğine bağlıdır…
O halde vergi mükellefine tanınmış olan geçmiş yıllar zararlarının indirimi hakkından mahrum kalmamak için beyanda bulunulması oldukça kıymetlidir…
İmalatçı şirket vergi indirimi
İmalat (üretim) faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi 1 puan indirimli olarak uygulanmaktadır. Bunun için şirketin vergi mevzuatında tanımlı şekli ile imalatçı olması ve kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi sırasında bildirimde bulunması gerekmektedir.
Döviz kazandırıcı işlemlerde teşvik :
İhracat faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda kurumlar vergisi indirimli olarak uygulanmaktadır. Buna göre ihracat faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda 5 puan indirim uygulanacak olup, kurumlar vergisi beyannamesinde gerekli bildirimlerin yapılması işletmeler lehine olacaktır…
Tahsil edilemeyen alacakların gider yazılması:
2024 yılı içerisinde tahsili şüpheli hale gelen ve takip başlatılan ticari alacaklar ilgili yılda gider yazılabilmektedir. Bunun teknik ismi karşılık ayırma olup, takibin başlatıldığı dönemde giderleştirilmeyen/karşılık ayrılmayan tutarlar için sonraki dönemlerde karşılık ayrılması ne yazık ki olanaklı değildir.
Bu nedenle hukuk müşavirliği / şirket avukatından edinilecek belgeler doğrultusunda teminata bağlanmamış alacakların gider yazılması mümkün olabilmektedir.
Güne dair son söz…
Vergi beyan ve ödeme ahlakının bir defada doğru olarak gerçekleştiği, vergi cennetleri listesinin ilan edileceği günlerin yakın olması dileğiyle…