Türkiye’de neden yatırım yapılır diye sorunca yanlış anlamayın, carry trade dedikleri sıcak para ile yatırım yapmayı kastetmiyorum. Bildiğiniz fabrika kurmak, şirketin HQ’sunu yani merkezini kurmak, personel almak filan, bunları kastediyorum.

İstanbul’da bugün 100 çalışanı olan bir şirket operasyonu yürütmenin maliyeti ne olabilir, haydi gelin hesaplayalım…

100 kişi ortalama 80 bin lira maaş aldıklarını var sayarsak bunun şirkete yemeği, yolu, ofisi vs toplamda maliyeti 150 bin lira civarında gerçekleşir. Yani maaş, sigorta, vergiler, yemek kartı, yol kartı (servis daha pahalıya gelir), ofis giderleri diye bakıyoruz buna… Bu da 15 milyon liranın üzerinde bir rakamdan söz ediyoruz. 100 kişi için uygun bir ofis alanı da elbette kentin neresinde olduğunda bağlı olarak 1000 m2 kapalı alan demektir ki, 1 milyon liranın altında bu koşulları sağlamak olanaksız, ki ortak giderleri amortismanları ile aylık 2 ile 3 milyon lira arası bir gider de bunun için yazıyoruz. Operasyonel masraflarla aylık 20 milyon liranın üzerinde bir rakamdan söz ediyoruz.

Gelin şu işi Türkiye dışında taşıyalım… İstanbul’dan İzmir, Ankara, Antalya nereye taşırsanız taşıyın rakamlar kısa sürede aynı bandı yakalar.

Tabii işin bir de personel boyutu var. Asgari ücret alanlardan en üst seviye ücreti alanlara kadar kimse İstanbul hatta Türkiye koşullarında yaşamını kolay sürdüremez; buna karı koca çalışanları da dahil ediyorum.

Bilmiyorum 20 bin liraya bir aile evi bulunabilir mi? İnsani koşullarda yaşanabilecek bir evin kirası ne kadar olabilir? Çocukların eğitim masrafları sonra, reisi dinleyerek 3 çocuk yapanların durumu hepten vahim…

20 bin lira kiraya ödeyen kişinin elektrik, doğalgaz, su, internet derken faturası oldu mu 30 bin lira en az…. Aidat koymuyorum. Evlere bakınca 50 bin liranın altında doğru düzgün kiralık ev olmadığını göreceksiniz… Diğer giderleriyle beraber 60-70 bin lira ediyor. Bir insan ne kadar kazanmalı ki bu yaşam giderlerini karşılayabilsin?

Gidelim Bulgaristan’a, Makedonya’ya, Kosova’ya ve dahi Yunanistan’a…

200 ile 500 EUR arasında ev bulabiliyorlar. Lüks evlerden söz etmiyorum. Karı koca asgari ücretle çalışırsa Selanik’te mesela, minimum 2500 EUR civarında gelirleri olur, 500 EUR’ya ev rahat bulurlar. Arada sırada ailece yemeye çıksalar mesela ayda 10 kere, 500 EUR civarında bir parayı buna ayırabilirler. Onun dışında etin bize göre ucuz olduğunu söylemeliyim. Geriye eğitim, sağlık, güncelik ihtiyaçlar için hala 1500 EUR kalıyor… 2500 EUR TL karşılığı 120 bin lira civarında… İstanbul’da bir eve 120 bin lira girdiğini düşünelim; yoksulluk sınırı 90 bin lirayı geçti bu arada; nasıl yaşamını sürdürecek bu insanlar?

Oysa Kazakistan’da, Azerbaycan’da, Makedonya’da, Bulgaristan’da aynı paranın EUR karşılığını aldıklarında rahat rahat yaşayabilirler.

Bu nedenle firmalar Mısır’a gidiyorlar. Ben bu hesaplamaları Türk çalışanlar için yaptım, yabancı çalışanlar için, yerliler için çok daha kolay yaşam…

Hala Türkiye’de fabrikası, dükkânı, atölyesi olanlar vatansever çaresiz mi; ne dersiniz?

İş insanının birinci önceliği üretmek, satmak ve kar etmektir…

Bugün Türkiye’de iş insanları üretim yaparak, ürün satarak ya da ihracat yaparak kar edebiliyor mu? Edenler vardır hala eminim ama aynı zamanda çalışanlarının haklarını veren, devlete karşı sorumluluklarını yerine getirenler kar edebilir mi?

Söz gelimi vergilerinin yüzde 90’ı affedilenler, o vergiler affedilmeseydi kar edebilecekler miydi?

Türkiye’de yatırım yapmak isteyen bir uluslararası firma, bu araştırmaları yaptıktan sonra aynı kararlılıkta devam edebilir mi?

Ekonomi yönetiminin çok da umurunda olmayabilir ama enflasyonla mücadele adı altında sürdürdükleri program emekçi için yaşanılmaz patron için de kar edilemez bir ortam yaratmıştır. Nakit parası olanlar altın, döviz, faiz yatırımları ile finansal olarak para kazanmışlardır; zenginleşmişlerdir velakin ülke daha da hesap yapılamaz hale geldikten sonra bunun da yararının olmayacağını anlayacakları günler uzak değildir.

Ekonomi yönetiminin bu saatten sonra emekçi üzerindeki yükü daha da artırmadan ülkeyi daha yaşanılır ve iş insanları için de yatırım yapılabilir hale getirmesi zorunludur ve bu iki madde enflasyonla mücadeleden daha elzemdir.

Ha bu arada, mevcut ekonomik sistemin ülke ekonomisini daha iyi yapmak değil servet transferini kolaylaştırmak üzere kurulmasından dolayı ciddi yapısal dönüşümler olmadan bunlar gerçekleştirilemez.