Tarihi süreç içinde, farklı Türk coğrafyalarında 30 civarında ad verilmiş Yengi Kün/ Ergenekon bayramımıza.

Günümüzdeki en yaygın adı ise Nevruz’dur. Nevruz, Doğu Türkistan'dan Balkanlara, Sibirya'dan Ortadoğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada Türk topluluklarında yüzyıllardır ortak ritüellerle kutlana gelmektedir.
Nitekim, SSCB dağılırken bağımsızlıklarını ilan eden Batı Türkistan devletleri Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ile Azerbaycan’da Nevruz, hızla resmi bayram olarak ilan edildi. Rusya Federasyonuna bağlı Tataristan, Başkurdistan, Çuvaşistan, Yakutistan, Hakasya, Altay, Tuva gibi özerk cumhuriyetler ve özerk bölgelerde de resmen ilan edilemese de kutlamalar fiilen yapılmakta ve temsilcileri Türk dünyasındaki uluslararası etkinliklere katılmaktalar.
Nevruz Türk dünyasının birlik beraberliğini güçlendiren önemli bir kültür olayıdır. Bu bayram Türk dünyasında iletişimin güçlenmesi dolayısıyla artık büyük organizasyonlara taşınıyor, böylece daha geniş çevrelerde yankı bulabiliyor.
Rusya’ya bağlı özerk bölgelerdeki ve farklı ülkelerde yaşayan Türk topluluklarının temsilcileri de bu kutlamalara katılıyor, kültürel miraslarını birbirleriyle paylaşıyor, aralarındaki bağları kuvvetlendiriyorlar. Ortaya çıkan renkli Nevruz eğlenceleri, ile Türk kültürünün zenginliği, çeşitliliği dünyaya tanıtılıyor.
1-180Türkiye kutlama programlarının düzenleyicileri arasında olduğu, kutlamalar başka şehirlere taşındığı için, Türkiye’nin kazanımları da sürekli artıyor.
Bununla birlikte mesela Sivas gibi Nevruz’un, asırlar boyu kutlana geldiği illerimizin birikimi de gündeme taşınıyor. Şiir-edebiyat, sosyal olayları, gelenekleri taşıyıcılığını burada da gösteriyor. Araştırmacı Doğan Kaya, günümüze kadar 20 kadar şaire ait 25 şiir toplandığından bahseder. En eski şiir örneği, XVI. YY’da yaşayan Pir Sultan Abdal’a aittir. Sonraki dönem bazı şairlerin ve şiirlerinin adları da şöyledir: XX. ve XXI. YY âşıklardan Pir Sultan’ın“Nevruz Sultan”, Karaoğlan’ın “Nevruz Bayramı” ve “Sefa Geldi”, Halil İbrahim Bacak’ın “Sultan Nevruz”, Medine Kayapınar’ın “Nevruz Bayramı”, Hamit Bölücek’in “Nevruz Bayramı ve Doğa”, İlhan Esen'in “Nevruz Ateşi”, Salih Çelik’in ”Bayramımız Var” şiiri, gibi…
Sivaslı bu saz şairlerinin hepsinin şiirinde Nevruz coşkusuna, gelenek-göreneklerine yer verilmiş:

  • Nevruz ateşi insan ruhunu aydınlatan ateştir, bereketin güneşi, varoluşun anlamıdır.”
  • “Sevdanın sonsuza yürüdüğü gündür, Nevruz”.
  • Birlikte çalışmak, birlikte yemek demektir.
  • “Kardeş dediğini kardeşçe sevmektir”.
  • Yurda birlik eker Nevruz ateşi.
  • 21 Mart Nevruz Günü herkes coşku içerisinde bayram eder. Yüzler güler, gönüller şad olur. Güzeller kına yakınıp seyrana çıkar, yemlik toplarlar. Çocuklar parklara koşar. Âşıklar buluşur, birbirlerine güzel sözler ve türküler söylerler. Küskünlükler giderilir, dualar edilip, dilekler tutulur.
  • Bahar bayramını her canlı kutlar; kimisi sevinçten ateşten atlar, kimi niyet tutar..”O gün diller kötü sözden sakınır”, türküler söylenir, nefesler okunur.

2-153“Nevruz’da bitkiler de coşkuludur; nevruzlar, çiğdemler, güller, sümbüller hep çiçek açar. Kar çiçeği kar deler. Kekikler kokar. Ağaçlar al-yeşil giyinir. Arılar çiçekten çiçeğe konarlar. Dala, gövdeye ve yaprağa su yürümeye başlar…

  • “Can verildi tabiata / Bayram oldu mahlûkata “
  • “Dereler çağlayıp taştı/ Tabiat canlandı coştu”
  • “Sac üstünde ballı börekler yapılır/ Türlü sofralar kurulur
  • “Saç üstünde ballı börek/ Uğud ile üryan gerek / Hele getirin de yiyek
  • “Kul Deryaî’m çekin halay/Oynar güzel kızlar, delikanlılar”
  • “Davullar çalınsın halaylar dönsün/ Yansın dört bir yanda ateşler, yansın”

Kültürel bir olgudur; sosyal, dini birçok çok güzel olay o gün yaşanmış gibi dile getirilmiş şiirlerde: “Bugünde dünya kuruldu, Allah Âdem’de görüldü”, “Bugünde yoğruldu insanın mayası”, “Bugün Şit kavuştu nura”, “Biz hak dedik gizli sırra, Bugün Musa çıktı Tur’a”... Ayrıca, Nevruz’un Türklerin millî bayramı olduğunda birleştikleri de görülür;

  • “Bu gün Oğuz’dan beri vardır ve beş bin yıldır kutlanmaktadır.”
  • “Nevruz Türklerin millî bayramıdır. Türkler, bugün Ergenekon’dan çıkmışlardır.”
  • “Ötüken’de kutlanan bu bayram, Atilla’yla Avrupa’ya götürülmüş/ Urumçi, Semerkant, Karabağ, Kırım..Hülasa tüm Turan’da kutlanmaktadır.”
  • “Nevruz, Dede Korkut bayramıdır.”,
  • “Bayram etti atam, dedem; Nevruz Türk’ün bayramıdır.”
  • “Zamanın tarihte izidir Nevruz; Ateşte demirin eridiği gün”
  • “Küçükken de biz Nevruzu kutlardık/ Ateş yakar üzerinden atlardık”
  • Börteçene bugün çıktı yoluma / Sığmıyordum Ergenekon yurduna”
  • “Boz yeleli kurdun düştüm ardına / O zamandan beri bayramımız var!”
  • “Biz Nevruz’u Ötüken’de yetirdik / Atilla’yla Avrupa’ya götürdük”
  • “Bugün Nevruz bayramıdır; Cümle canlar yazı gördü: Kırgız, Kıpçak bayram eder.
  • Ağaçlar secdeye vardı: Oğuz, Kafkas cümle köyler/ Âşıklar murada erdi

* “Nevruz Türk’ün bayramıdır/ Sultan nevruz sefa geldin!
* Tacik, Çeçen hem Altaylar/ Dua eyler dağlar taşlar
* Mesirede zengin baylar/ Kırcılandı hep ağaçlar/
* Kırgız, Kıpçak cümle köyler/ Sultan Nevruz sefa geldin.”

  • “Ergenekon’dan geliriz,/ Nevruz bizim bayramımız/
  • “Mart dokuzu çıkar, işe başlanır/ Yeşil sarı kırmızı gül, al bizim/İnsandan insana sevgi aşlanır

Bu arada her şey süt liman olamıyor tabii ki..son 30-40 yıldır Türkiye’de bazı nahoş olaylar da yaşandı, yaşanıyor. Maksat bayram olmayınca bu yıl yine Güey Doğu’muzda sözde Newroz etkinliği, eli kanlı teröristlerin posterlerine, sloganlara maruz kaldı, bölücülüğe alet etmek istediler ama şükür ki başaramadılar. Tıpkı “Demirci Kava Efsanesi” ve Batı Hunlar’dan Cumhuriyet Türkiye'sine kadar askeri ve sivil alanda birlikte kullanıla gelen sarı-kırmızı-yeşil renklerinden uyarlama bir sözde bayrak yapmaları gibi Nevruz da Türk’ten koparılamadı, içi boş balon gibi söndü.
Nevruz'un Türk Dünyasındaki Yeri
Nevruz, Türk dünyasında sadece bayram değil, bir yaşam biçimidir. Baharın gelişiyle birlikte insanlar, doğanın uyanışını kutlar, yeni bir yıla umutla başlarlar. Nevruz, bu nedenle Türk toplulukları arasında yardımlaşma, dayanışma, kardeşlik duygularını pekiştirdi. Bu bayramda, küskünler barışıyor, yoksullar sevindirilip herkes birbiriyle kucaklaşıyor.
Nevruz, aynı zamanda Türk kültürünün zenginliğini ve çeşitliliğini yansıtan bir aynadır. Farklı Türk toplulukları, Nevruz'u kendi gelenek ve göreneklerine göre kutlarlar. Bu çeşitlilik, ayrım değil, baylık-zenginliktir.
Sonuç
Nevruz, Türk dünyasının 12 Hayvanlı Türk Takvimiyle paralel yaşanan binlerce yıllık tabiat kültürü içindeki en önemli bayramıdır. Bu bayram, mitolojik diriliş ve yenilenmenin yanı sıra baharın gelişini, doğanın canlanışını ve yeni bir yılın güçlü başlangıcını da simgeler. Çünkü Nevruz’da bölücülüğe, olumsuzluğa yer yoktur; Nevruz’un ulu büyük ruhu, olumluluk, yenilenme, hayata tutunma karakterlidir. Bütün Türk dünyasına, akraba topluluklara kut getirsin, kutlu olsun!