Bilindiği gibi bu yıl Cumhuriyetimizin Yüz Üçüncü Yılını kutlayacağız. Yani her şeye rağmen yıkılmaya çalışılan ama hiçbir zaman izin vermeyeceğimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimizin her yıl olduğu gibi bu yıl da Yüz Üçüncü Yılını coşku ile kutlayacağız.

Bu da ulusumuzun Cumhuriyete, Cumhuriyet değerlerine ne kadar önem verdiğimizin bir göstergesidir.

Bu Yazı Dizisi; Cumhuriyetin kuruluş öncesi ve sonrasında Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı Aydınlanma ve Türk Devrimlerine ışık tutarak, Nutuk Işığında Atatürkçü Düşünce ile Cumhuriyet tarihimizin anılarını tazeleyecek bir yolculuk olacak diye düşünüyorum.

Makalelerim; Nutuk’u ve Atatürk’ün akıl ve hikmete önem vererek gerçekleştirdiği Aydınlanma ve Türk devrimleri hakkında hafızaları tazelemek açısından yararlı olacağı inancındayım.

Atatürk; Nutukla hem tarihe hesap vermekte, hem de Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarını ve kendi düşünce ve eylemlerini oluşturan koşulları en ince ayrıntılarına kadar ortaya koymaktadır.

Tarihsel Arka Plan

Ulusal egemenliğimizin esası olan tam bağımsızlığa ulaşılmasını sağlayan Kurtuluş Savaş’ından zaferle çıkılmasının sonucu kurulan Cumhuriyetimizin önemli bir belgesidir.

Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası Kongresi’nde yaptığı 36 saat 31 dakika süren konuşmasıdır.

Atatürk Nutuk Okuyor

19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıştan 1926 yılı ortalarına kadar olan zaman dilimini kapsamakta olup Cumhuriyet tarihinin en önemli kaynaklarından biri olarak kabul edilir.

Kongredeki bu konuşmanın amacını Atatürk: “senelerden beri devam eden eylem ve icraatımızın millete hesabını vermek” şeklinde açıklamaktadır. Yine Atatürk’ün ifadesiyle Nutuk, sadece tarihî olayları anlatan bir eser olarak görülmemelidir. Bilakis o, “millet için, gelecek nesiller için dikkatli ve uyanık olmaya sebebiyet verecek bazı noktaları apaçık gösterme” çabası içindedir.

Bir başka deyişle Nutuk, gelecek nesiller için bir ders niteliğindedir.

Nutuk, Atatürk’ün yakın çevresinde bulunan şahsiyetlerin ifadelerinden anlaşıldığına göre; bizzat Atatürk ve etrafındaki ekibin çalışmasıyla hazırlanmıştır. Atatürk; Nutuk hazırlığına 1927 yılı başlarında girişmiş, fakat rahatsızlandığı için aynı yılın Temmuz ayında İstanbul’a gelmiş ve Nutuk’u burada tamamlamıştır.

Nutukta yer alan metinleri özel dosyalarından, bakanlıkların 1920-1926 yılları arasındaki çalışma özetlerini ihtiva eden raporlardan oluşan çok sayıda belgeden kendisi ayırmış ve yazdırmıştır.

Bu aşamaya gelene kadar tekrar tekrar okunan Nutuk'ta Atatürk kelimelere gerçek anlamlarını verebilmek için yoğun bir çalışma sürdürmüştür. Başta Fethi Okyar ve Hikmet Bayur olmak üzere oluşturulan bir ekiple her gece bir sonraki gün okunacak kısım üzerinde çalışılmış, metnin mümkün mertebe orijinal, dinleyicilerin kolayca anlayabileceği tarzda olmasına özen gösterilmiştir.

Burada vurgulamam gereken önemli bir konu var. Mustafa Kemal Nutuk’u “ Türk Gençliğine Bıraktığım Emanet”başlığı ile vurguladığı, bizlerin de “Türk Gençliğine Hitabı” diye bildiğimiz “Ey Türk Gençliği” diye başlayan hitabı ile bitirmiştir.

Atatürk Samsuna Çıkıyor

“Samsun ’a çıktığım gün genel durum ve görünüm”

19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım

Mustafa Kemal Nutuk’a böyle başlar:

1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu grup, Dünya Savaşı’nda yenilmiş, Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş, ağır şartları olan bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Dünya Savaşı’nın uzun yılları boyunca ulus yorgun ve fakir bir durumda. Ulusu ve ülkeyi Dünya Savaşı’na sokanlar, kendi hayatlarının derdine düşerek ülkeden kaçmışlar. Saltanat ve Hilafet makamında bulunan Vahdettin mütereddi, kendini ve yalnızca tahtını güvenceye alabileceği deni önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükümet zavallı, beceriksiz, onursuz ve korkak; yalnızca padişahın buyruğuna bağlı ve onunla beraber kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma razı.

Ordunun elinden silahları, cephanesi alınmış ve alınmakta..

İtilaf Devletleri, ateşkes hükümlerine uymaya gerek görmüyorlar. Birer bahaneyle itilaf Donanmaları ve askerleri İstanbul’da. Adana ili Fransızlar, Urfa, Maraş ve Ayıntap(Antep) İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya’da İtalyan askeri birlikleri, Merzifon ve Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı devletlerin subay ve görevlileri ve özel ajanlar çalışmakta. Sonuçta konuşmamıza başlangıç kabul ettiğimiz tarihten dört gün önce 15 Mayıs 1919’da İtilaf Devletleri’nin onayıyla Yunan Ordusu İzmir’e çıkartılıyor. Bundan başka, ülkenin her tarafında Hristiyan azınlıklar gizli, açık, özel istek ve amaçlarının gerçekleşmesi ve devletin bir an önce çökmesi için çalışıyorlar.”

Vahdettin Kacti Son Veliaht Halife Oldu A1Nh

Atatürk’ün 1927’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kurultayında okuduğu Nutuk’a bu cümlelerle başlaması, ülkenin durumunu özetleyen çok veciz bir saptamaydı.

Atatürk; Nutuk’u yazarken, bu metnin, halkının bir öğreti ile iç içe yetişmesinde bir yeri olacağının tam anlamıyla bilincindeydi.

“NUTUK IŞIĞINDA; OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E BİR AYDINLANMA YOLCULUĞU” yazı dizimiz, 19 Mayıs 1919’dan Sivas Kongresi’ne kadar olan bölümünü içeren “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir.” bölümü ile haftaya devam edecek.