Yeni yönetimin göreve gelmesinin ardından ilk maçına Elazığ deplasmanında çıkan Ankaragücü, soğuktan buz tutan sahaya ayak uydurdu, futbol adına hiçbir şey ortaya koyamadığı maçta beş golü kalesinde gördü. Bu ağır yenilgi camiayı derinden üzdü ama neyse ki bay haftası imdada yetişti.
Maç saati geldiğinde stat karla kaplıydı. Oynanır mı oynanmaz mı hesabı yapılırken, iki takım yetkilileri sahaya çıkmaktan yana ısrarcı oldu. Neticede zemin temizlendi, maç 1 saat rötarlı başladı.
Sirkadiyen ritim, yani vücut saati her insan için önemlidir ama olağan tempodan farklı hareket edilmesi özellikle sporcuların performansını olumsuz yönde etkiler. 5-0 gibi ağır bir mağlubiyetin mazur görülmesini sağlamaz ama Elazığ maçının Ankaragücü futbolcuları için çok zor geçeceği daha maç başlamadan belliydi.
Öncelikle bu takımın Cuma günü saat 14.00’te maç oynamışlığı yoktu. Futbolcular hiç oynamadıkları bir statta, çok soğuk bir havada ve buzla kaplı zemin üzerinde mücadele etmeye tam konsantre olacakken maçın 1 saat ertelenmesi işlerini daha da zorlaştırdı.
Hakemin başlama düdüğünü çalmasından itibaren sahanın tek hâkimi ev sahibi takım oldu. Attıkları ilk golün ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayılması aslında bir uyarıydı ama o da konuk takım oyuncularının adaptasyonuna katkı sağlamadı.
İlk yarıda peş peşe iki gol daha gelince, zaten maçın kazananı ilk 45 dakikada belli oldu. İkinci yarı belki bir umuttu ama üçüncü golle birlikte dizler iyice çözüldü ve maçın sonucu bir hezimet oldu.
Tıpkı sirkadiyen ritmin bozulması gibi, bahis cezası sona eren ve sakatlıklarını atlatan futbolcuların son haftalarda kadroya geri dönmeleri de çarkların işleyişini bozdu. Ankaragücü bu hafta sonunu ise maç yapmadan geçirecek ve böylece 15 günlük kamp havasında, yenilenme fırsatı bulacak. Takım sıralamada play-off hattından biraz uzaklaşmış görünse de galibiyetler serisi yakalaması halinde yeniden potaya girmesi hala mümkün. Yeter ki yeni yönetim fotoğraf çektirme sekansını hızla tamamlayıp kulübe odaklansın, sözlerini tutsun.