PKK’nın feshi ve silah bırakma sürecinde 18 ay, Meclis Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun kamuoyuna açıklanmasının üzerinden yaklaşık 2.5 ay geçti. Ancak geçen 1.5 yılda beklenen hiçbir adım atılmadı.
İktidar adım atmak için örgütün silah bırakma sürecinin tamamlanması gerektiğini söylüyor. Ancak muhalefet “güven arttırıcı” kimi adımlar için yasa gerekmediğini vurguluyor. Örneğin AİHM’in hakkında ihlal kararı verdiği HDP’nin önceki genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması için yeni bir yasa gerekmediği ifade ediliyor. Bir başka örnek, kayyım uygulamalarından vazgeçilmesi için yeni düzenlemeye ihtiyaç olmadığı, idari tasarrufla bu adımların atılabileceği savunuluyor. Öyle ki sürecin mimarları arasında bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu iki konuda da çok açık ve net çağrılarda bulundu.
Bahçeli’nin Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin Türkiye için "hayırlı" olacağını söylemesinin üzerinden tam 6 ay, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” açıklamasının üzerinden tam 3 ay geçti. Karşılık bulmayan bu çağrılar siyaset kulislerinde “AK Parti ve MHP arasında sorun mu var?” sorularına yol açtı.
AK Partili yöneticilere göre bu konuda sorun değil bir yaklaşım farkı var. AK Parti’de üst düzey bir yönetici kayyım atamalarının dayandığı yasanın yürürlükte olduğunu belirterek 31 Mart seçimlerinden bu yana atanan kayyımların da terör suçu nedeniyle açılan soruşturmalara, verilen cezalara dayandığına dikkat çekti. Yetkiliye göre bu yasa ya da verilen cezalar ortadan kalkmadan, yerine kayyım atanan belediye başkanlarının göreve iadesi mümkün değil.
Değerlendirmelere göre kamuoyunda tartışılan “İki Ahmet”in de aldığı terör cezaları var. Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı iken görevden uzaklaştırılan Ahmet Türk hakkında üç soruşturma ve kovuşturma bulunduğu bunlardan sadece birinin beraatle sonuçlandığı, tahliye edilen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e de ilk derece mahkemede örgüt üyesi olmak gerekçesiyle ceza verilmiş olduğu hatırlatılıyor. AK Partili birçok siyasetçiye göre bu cezalar kalkmadan adım atılırsa o zaman hukukun dışına çıkılmış, muhalefetin eleştirdiği gibi siyaset hukuka yön vermiş olur!
Peki ne olacak? Yapılan AK Parti’de yapılan değerlendirmelere bakılırsa “İki Ahmet”in göreve iadesi için ya kayyım yasasının kaldırılması ya da kayyım atanmasına yol açan terör suçunun düşmesi gerekiyor. Meclis’in ortak raporunda tüm partiler kayyım uygulaması yerine belediye meclislerinden seçim yapılmasını öngören bir düzenleme yapılması için imza attı ama AK Parti içinde “Sadece PKK terör örgütü yok. Başka örgütler de çıkabilir. Devletin kendini koruması için düzenleme kalmalı” diyenler var. Kayyım yasasıyla ilgili bir değişiklik kararı verilse de yakın zamanda gündeme alınacak gibi görünmüyor. Bu durumda “Ahmetler’in göreve iadesi” için haklarındaki terör suçlarının düşmesi dışında bir seçenek kalmıyor. İşte bu noktada gözler PKK’nın silah bırakmasının ardından Meclis’ten çıkması beklenen özel yasaya çevriliyor. Bu yasa ve devamında Terörle Mücadele Kanunu ile Ceza Kanunlarında yapılacak düzenlemeler ile PKK kendini feshettiği için “terör örgütü üyeliği”, “terör örgütü propagandası” ilgili suçlamaların düşmesi bekleniyor.
DEM Parti yöneticilerinin Adalet Bakanlığı verilerine dayanarak verdiği bilgiye göre PKK terör örgütü suçlamasıyla 70 bin soruşturma, 40 bin kovuşturma, yani dava var. Dağdaki örgüt mensupları bir yana PKK’nın kendini feshettiğinin teyit ve tespitinin ardından çıkacak yasalar örgüt nedeniyle yargılanan, cezaevinde bulunan, yurt dışına çıkan yaklaşık 100 bin kişiyi etkileyecek. Beklenen değişiklikler olursa Selahattin Demirtaş da, makama iadesi çağrıları yapılan Ahmet Türk’ün de örgütle ilgili cezaları kalkacak ya da düşecek.
AK Partili yetkililer PKK’nın silah bırakma süreci tamamlandığında çıkacak yasalarla tüm bunların olabileceğini söylüyor. Ancak bu noktada önemli bir vurgu daha yapılıyor. O vurguya göre suç bireyseldir. Çıkacak yasa herkes için toptan sonuç üretecek bir yasa olmayacak. PKK terör örgütü nedeniyle haklarında suçlamalar bulunan, ceza alan herkes mahkeme önüne çıkacak. Bu kişilerin haklarındaki suçlamalara göre mahkeme bir karar verecek.
Sonuç olarak yine geldik yasaya. Ancak bu yasa-lar için bir takvim belirlenmiş değil. Beklenti Meclis yaz tatiline girmeden önce yasanın çıkarılarak uygulamaya geçilmesi. Kayyım uygulamalarından vazgeçilmesi için yasa şartı korunursa bu durumda Ahmetlerin makama dönüşü daha da zaman alacak görünüyor.