Türkiye’de “çevre”, “katliam”, “maden” denilince akla ilk gelen yerlerin başında Akbelen ormanları geliyor. Muğla’nın İkizköy mevkiindeki Akbelen Ormanları bölgesindeki köylülerin toprakların sahip çıkan direnişleri, köylerini gündem yapmaları takdir edilesi.
Bölgedeki 7 köy bugün 679 parselin “acele kamulaştırma” kararı ile yeniden gündemde. Cumhurbaşkanı kararı ile bu parsellere el konuldu yani kamulaştırıldı ve maden aramasının önü açıldı. Köylüler hafta sonu alınan bu kararla adeta büyük bir şok yaşadı. Tarım arazileri ve zeytinliklerin de bulunduğu bölgede yapılacak olan maden aramasına köylüler tepkili. Evlerini topraklarını kaybetmekten endişe ediyorlar. YK Enerji adlı şirket ise köylülerin evlerini kaybetmeyeceklerini ifade ediyor.
İkizköy Muhtarı Nejla Işık, “karşımızda büyük bir kötülük var. Şirketler topraklarımıza gözünü dikmiş bizi buralardan sürgün etmeye çalışıyorlar” diyor. Şirketlerin evlerine dokunulmayacak söyleminin ise bir karşılığı yok. Nejla Işık bunu da “Sadece toprak değil ki mesele… sadece zeytin ağaçları da değil… Su kaynaklarımız tehdit altında, doğamız tehdit altında…ormanlarımız tehdit altında… Bunlar olmadan nasıl yaşasın bu insanlar burada” sözleriyle durumu ortaya koyuyor.
“Kamulaştırma” ile el konulan araziler tarım arazileri. Tarım yapılamazsa köylü burada ne yapsın? Bazı açıklamalarda madenlerde “yüksek ücretli” işlerde çalışabilecekleri de belirtiliyor. Bu yönde açıklamalara köylüler de tepkili…
Elbette maden araması da yapılabilir. Ancak bunun tek yeri burası mıdır? Buradaki rezervin ne kadarlık bir enerji sağlayacağına dair tartışmalı açıklamalar var. Aslında rezervin çok az olduğu ve doğaya zarar vermeyi gerektirmeyecek bir düzeyde olduğuna dair Jeoloji Mühendisleri Odası’nın açıklamaları var. Tüm bu tabloda bölgenin STK’ları, kamu otoritesi ve köylüler oturup şeffaf bir şekilde konuyu ele alıp kamuoyuna bilgi vermesi çok mu zor? Bölgede daha önce çeşitli maden aramaları nedeniyle yok olmuş köyler var. Şu andaki kararlar sonrası köylülerin bu endişeye kapılmasında yanlış olan ne?
Hemen hatırlatalım 2024 yılında benzer bir kamulaştırma kararı verilmiş ve bu karar verildikten 48 saat sonra iptal edilmişti. Kararı veren de iptal eden de Erdoğan’dı. 2024’te geri çekme nedenleri neyse bu nedenler bugün geçerliliğini kaybetti mi, ya da o zaman bu karar neden verildi? Buna dair şeffaf bir açıklama yapılması gerekiyor.
Elbette bazı madenler ihtiyaç ve adım atılması gerekli olabilir. Ancak bunu yaparken ormanları, doğayı, insanları koruyan politikalar geliştirilmeli ve bu “tepeden inme” kararlar ile değil, bölge halkını da içine alacak süreçlerde şeffaf ve iletişime açık olarak yapılması gerekiyor. “Ben yaptım oldu” denilerek köylülerin yok sayılması kabul edilemez.