Çıraklık, kalfalık ve ustalık evreleri Türk tarihsel geleneği olan Ahilik Teşkilatı’ndan gelmektedir.
Ahilik, hem sosyal hem de kültürel yapılara ait bir terim olarak; birbirini seven, birbirine saygı duyan, yardım eden, fakiri gözeten, yoksulu barındıran, işi kutsal, çalışmayı ibadet sayan, ahlak kurallarına sıkı sıkıya bağlı esnaf ve zanaatkarların iş teşkilatıdır. Geçmişi 1200’lü yıllara kadar dayanır. Hatta Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük rol oynamıştır.
Ahiliğin 7 kuralı vardır. Dürüstlük, dayanışma ve kardeşlik, adalet ve hakkaniyet, çalışkanlık ve üretmek, hoşgörü ve saygı, ahde vefa ve sadakat. İşte bu kurallar Türk esnaf ve zanaatkarların desturu haline gelmiş ve yüzyıllarca Anadolu topraklarında bu anlayış hüküm sürmüştür.
Gelgelelim günümüze. Yüzyıllarca ahilik geleneği bu coğrafyada ticaret, üretim dışında bir ahlak anlayışını hakim kıldı. Ne oldu da bu gelenek son yıllarda aldatma kandırma, birbirinin ayağını kaydırma ve ekonomik alavere dalavere yerini bıraktı. Artık insanlar evine tesisatçı, tamirci bile çağırmaya korkar oldu. Aracını sanayide bir ustaya teslim etmeye çekinir oldu. Elbette namuslu esnafları tenzih ederek söylüyorum ama büyük çoğunluğunu artık iş yapmaktan çok para sayma makinası gibi görmeye başladık.
Elbette ekonomik şartlar, değişen dünya vs vs bir sürü bahane sayılabilir. Ahlaki değişimi de ekonomik şartlara bağlamak ise sosyolojik büyük bir yanılgı olduğunu düşünüyorum. Büyük kentlerin sanayilerinde yıllardır gözlemlediğim bir şey var. Küçük yaşta eğitimden uzak kalan çıraklar günde 12 saat kalfaların, ustalarının şaplaklarını yiyerek iş öğrenmeye çalışıyor. Çünkü ustaları da böyle görmüş ve böyle gidiyor.
Eğitimsiz çıraklar büyüyor, önce kalfa sonra usta oluyor. E biraz da para kazanmaya başlayınca kendi işini açıyor. Masraflar çoğalıyor, yaşam tarzı değişiyor ve bir bakmışsın para hırsı büyüyor, 3 liralık işi 10’a yapıyor. Sonra gelsin havadan para kazanmanın rahatlığıyla görmediği değişik alışkanlıklar. Sonu hüsran. Eğitim yok, diploma yok, Ahilik geleneğinin ahlaki değerler yok. Vatandaşın cebinde aklı sonra eli.
Evet Ahilik geleneği ahlakı yok kalmadı. Dünya da hızla değişiyor. Ama Atatürk 1923’te Heyeti İlmiye Programında mesleki ve teknik eğitim üzerinde durmuştur. 1933’te de kanunla Mesleki ve Teknik Eğitim Umum Müdürlüğü’nü kurarak birkaç yıl sonra Maarif Vekaleti’ne devretmiştir. Yani bir dönem endüstri meslek liseleri, teknik okullar bir çok mühendis, teknisyen, tekniker yetiştirmiştir. Eğitimli ahlaklı bu cumhuriyet çocukları, usta eller olarak bu vatana hizmet etmiştir.
Elbette alaylı ustalar, kalfalar ve çıraklar da bu memlekette çok harika şeyler yaptı. Bir sanayiyi inşa eden aktörlerdendi. Ancak ne oldu da bu milletin güvenini kaybetti bu çırak, kalfa ve ustalar. Ahi Evran’ı saygı ve minnetle anıyoruz.
Ve son olarak eğitim de, diploma da şart…