Ev kiralamada geldiğimiz nokta beni hayrete düşürdü.. Her dönemde ev sahipleri evlerini kiraya verirken değişik koşullar sunardı.. En belirgin olanı ise birkaç aylık kirayı peşin istemeleriydi…
Bunun dışında ev sahiplerinin geçmişte bazı koşulları daha olurdu.. Bir kısmı evlerini bekara vermek istemezlerdi.. Gerekçeleri de bekarların evde nasıl davranacaklarını kestirememeleriydi… Evlerine kimleri misafir alacakları konusunda şüpheleri olması gelen misafirlerin taşkınlık yapma ve diğer komşuları rahatsız edecekleri kuşkusu hakimdi…
Bazı ev sahipleri de aynı endişelerle evlerine öğrencileri veya çocuklu aileleri kiracı olarak almak istemezlerdi. Hemen hemen hepsinin endişesi aynıydı.. Komşulara verebilecekleri zararlar olabilir .. O dönem insanlar ekonomik açıdan değil sosyal olarak konuya yaklaşırlar ve endişeleri diğer komşulara verilecek rahatsızlıklar üzerine kurulurdu…
Geçtiğimiz günlerde bir emlakçının verdiği ilan ise bu yaklaşımların tamamen zıddındaydı… Bu emlakçı ilanında evin emeklilere verilmeyeceğini belirtiyordu….
Maliye Bakanlığı bu ilanı veren firmaya ceza uygulaması yaptı.. Ama işin ceza ile geçiştirilmeyecek kadar derin olduğunu ve bu noktaya nasıl gelindiğini incelememiz ona göre önlemler almamız lazım.. Konu sadece ev kiralanması değil…
İnsanların ekonomik güçlerinin hangi noktaya geldiğinin bir göstergesi bu ilan aslında… O da emeklilerin ellerine geçen paranın bir ev kiralamaya yetecek kadar olmadığının somut kanıtı bu ilan…
Artık bu durumu ücretlerin azlığıyla mı yoksa kiraların yüksekliği ile mi açıklarsınız onun sizlerin takdirine bırakıyorum…
Bura da konu emlakçıya ceza yazmakla çözülecek boyutu çoktan aşmış durumda… Kiraların yüksekliği ve bu noktaya nasıl gelindiği, ücretlerin ne durumda olduğunun idareciler tarafından ele alınıp değerlendirilmesi lazım…
Yöneticilerin acaba bizim uyguladığımız ücret politikaları gerçekten doğru mu yoksa bir yerlerde yanlış yapıp doğru hesaplama yapıyor muyuz yoksa yapamıyor muyuz diye şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri lazım..
Acaba ev kiralamak isteyen emeklilerin bu hale gelmesinde sadece aylıklar mı sorun yoksa emeklilerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacakları bir ücreti bizler veremiyor muyuz diye düşünmeleri lazım… Vatandaştan tasarruf yapması istenirken, idareciler kendilerini ilgilendiren konularda acaba tasarruf yapıyorlar mı.. Yoksa devletin aşırı harcamaları aynen devam ediyor mu diye öncelikle kendilerini sorgulamaları gerekli yöneticilerin..
Kısaca özetlersek hayat pahalılığında bizlerin hiç suçu yok mu diye bakmaları gerekir yöneticilerin…