Gençlerin politikaya ilgisiz olduğuna dair yaygın bir kanı vardır. Z kuşağı, Alfa kuşağı tartışmalarıyla daha da artan bir kanı. Peki gerçek durum bu mu?
CORE Araştırma Enstitüsü, gençlerin “Tolerans, Kapsayıcılık ve Çoğulculuk Sınırları” başlıklı bir araştırma yaptı. Çalışma kapsamında 21 ilde 2 bin 401 kişiyle yüz yüze görüşme gerçekleştirildi, ayrıca odak grup çalışmaları ile derinlemesine analizler yapıldı.
Araştırma sonuçlarına göre gençlerin yüzde 36.5’sı “ülke sorunlarıyla ilgili”. Yüzde 41.3 “ortada”, yüzde 22.2’si ise “ilgisiz” görünüyor.
Siyaseti düzenli takip edenlerin oranı yüzde 18.5, yani 10 gençten sadece ikisi gelişmeleri yakından izliyor. Seçim dışında siyaseti ara sıra takip ettiğini söyleyenlerin oranı yüzde 32.5, sadece seçim dönemi siyaseti takip edenlerin oranı ise 29.2. Kalan yüzde 19.8 ise siyaseti hiç takip etmiyor.
Araştırmada bu durum, “Apolitizm ya da apati değil: soğuma var” başlığı ile şöyle açıklanıyor:
- Gençlerin siyasete olan mesafesi ilgisizlik (apolitiklik) değil, aksine siyaseti takip etmenin yarattığı duygusal tükenmişliğe (burnout) karşı geliştirilmiş bilinçli bir korunma mekanizması.
- Siyaset, "yorucu", "sinir bozucu" ve "sonuçsuz" bir alan olarak kodlanıyor.
- Siyaseti bir "görev" olarak değil, bir "yük" olarak görüyorlar. Bu nedenle, gündemi aktif takip etmiyorlar; sadece sosyal medya akışlarına "düşen" başlıklar üzerinden, genellikle çatışma ve kriz anlarına odaklanarak, parçalı bir bilgi sahibi oluyorlar.
Gençler siyasi liderleri beğenmiyor
Gençler siyasete “mesafeli” ise bu durumda siyasi aktörlerin payının da yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Araştırmaya katılan gençlerden, iktidardan muhalefete siyaset sahnesinin öne çıkan figürlerine 1’den 10’a kadar puan vermeleri isteniyor. Ama hiçbiri 5 puanı geçemiyor. İşte iktidardan muhalefete, siyasi aktörlere gençlerin verdiği kıt notlar:
Ekrem İmamoğlu 5, Recep Tayyip Erdoğan 4.8, Mansur Yavaş 4.8, Hakan Fidan 4.8, Selçuk Bayraktar 4.4, Özgür Özel 4.2, Devlet Bahçeli 3.6, Ümit Özdağ 3.3, Selahattin Demirtaş 3.2, Fatih Erbakan 3.2.
Core Araştırma Direktörü Ulaş Tol, gençler için siyasetçilerden daha çok araştırmacılar, kanaat önderleri ve ilgili alanlarındaki uzmanların daha ilgi çekici olduğunu söylüyor.
Mesafeli ama muhalifler
Gençler mevcut siyaseti ve aktörlerini beğenmezken oy davranışlarına bakıldığında ise daha çok muhalif görünüyor. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda gençlerin yüzde 47.2’si Kemal Kılıçdaroğlu’na, yüzde 36.0’sı Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermiş. Oy kullanmadığını söyleyenlerin oranı da tüm seçmende sandığa gitmeyen oranla uyumlu, yüzde 16.8.
ABD out, AB in
Son yıllarda yurt dışına gitmek istediğini söyleyen gençlerin oranının arttığına dair çok sayıda değerlendirme yapılıyor. Araştırma da bunu doğruluyor. 10 gençten 4’ü “İmkânım olursa Türkiye dışında yaşamak isterim” diyor. 4 gençten sadece 1’i buna karşı.
Dikkat çekici sonuçlarından biri ise gençlerin gitmek istediği ülke tercihlerindeki değişim. Geçmiş araştırmalarda öne çıkan ABD ancak kendine 6. sırada yer buluyor. İlk beşte sırasıyla İngiltere, Almanya, Kanada, İsveç ve İspanya yer alıyor.
Avrupa Birliği gençler için yüzde 70’in üzerinde, “Seyahat özgürlüğü, kaliteli eğitim, gelişmiş hayat tarzı, refah, insan hakları, demokrasi, medeniyet, sosyal devlet, düşünce özgürlüğü” demek. Bu nedenle üyeliği de yüzde 60’a yakın oranda destekliyorlar. Avrupa Birliği ülkeleri gençler için sadece gitmek istedikleri bir yer değil, ulaşılması gereken bir model olarak görünüyor.
Gençlerin seçim endişesi
Gençler demokrasiye ve temel ilkelerine yüksek oranda destek veriyor ama Türkiye’de bu konularda büyük açıklar görüyor. En büyük fark “Seçimlerin özgür ve adil olması” ile ilgili başlıkta görülüyor. Gençler özgür ve adil seçime yüzde 84.3 oranında önem verdiklerini söylerken Türkiye’deki durumu yüzde 40.7 olarak değerlendiriyor. Buradaki demokrasi açığı yüzde 43.6 olarak belirleniyor. Demokrasinin geleceği hakkında endişe oranı da yüzde 52.5. Bu gençlerin siyasete ilgisi düşük olsa da demokrasiye ve ilkelerine sahiplenme olduğunu gösteriyor. Demokrasiyle ilgili sorunlar olsa da en iyi sistem olduğunu düşünen gençlerin adaletin yanı sıra eşitlik vurgularının da önceki çalışmalara göre arttığı tespit edilmiş.
Araştırmaya göre gençlerin siyasi kimlikleri ülke ortalaması ile yakınlık gösteriyor. Dindarlık ve milliyetçilik düzeyleri yüksek ama esnekler. Çevre, kadın sorunlarına duyarlılar. Farklı kimliklere mesafeleri yüksek. Kürt sorunu, LGBTİ ve göçmenler konusunda da anne babalarından çok ileride değiller. Hatta kamuoyunda telaffuz edilen birçok rivayet gençlerde de karşılık buluyor. Toplama baktığımızda bazı farklar ölçülse de gençler birçok konuda Türkiye ortalamasının çok da üzerine çıkmıyor.