Yaşı genç ama 10 yıllık Genel Başkan. Yakışıklı ama fit değil. Göbek yağlarını eritmesi gerekiyor.
Sakin duruşlu ama okkalı sözleri var. Partisi muhalif cephenin oluşturduğu 6’lı masanın ortakları ar...
Yaşı genç ama 10 yıllık Genel Başkan. Yakışıklı ama fit değil. Göbek yağlarını eritmesi gerekiyor.
Sakin duruşlu ama okkalı sözleri var. Partisi muhalif cephenin oluşturduğu 6’lı masanın ortakları arasında. Genel Başkan seçildikten beri en aktif dönemini yaşadığını söylemek mümkün.
DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’dan bahsediyorum. Uysal ve DP faaliyetlerini Turgut Özal’ın yaptırdığı ve uzun yıllar ANAP Genel Merkezi olarak hizmet veren binada yürütüyor. Ankara’daki parti genel merkezleri arasında belki de en güzeli o bina. Ruhu olan bir bina gibi… ANAP-DYP birleşince bina da DP’nin oldu.
DP’de kısa süre önce Başkanlık Divanı değişti. Talip Parlak mali işlerden sorumlu Genel Başkan yardımcısı oldu. Talip ANAP gençlik kollarından beri siyasetin içinde. Babası da ANAP Rize Milletvekili Mustafa Parlak. Yani aileden siyasetçi. Sevgili Talip benim çeyrek asırlık arkadaşım. Çok da sevdiğim biri. Arada bir ziyaretine gitmezsem lafları saydırmaya başlıyor.
Geçen hafta Talip Parlak’la makamında sohbet ettikten sonra Gültekin Uysal’ın da Genel Merkez’de olduğunu öğrenince ona da uğradım. Uysal’la da biraz gündemdeki mevzuları konuştuk. Onlara geçmeden önce bahsettiğim okkalı sözlerini hatırlamakta yarar var.
+-Türkiye 4 nala felakete gidiyor! Erdoğan çaresizlik içinde uyguladığı saçma politikalarıyla kendi adına zaman kazanmak için ülkenin, 85 milyonun ödeyeceği bedeli katmerlendiriyor! Bu ülke bu kadar kötülüğü hak etmiyor!
+- Türk Milleti gücü de, yetkiyi de zamanı da verdi. Onlara sorsanız hala sabredin demektedirler. Bu millet size 5 yıl daha verse 20 yılda çözemediği hangi sorunu çözeceksiniz?
+- Milyonlarca insanımız diploma fabrikasına dönmüş üniversitelerden mezun ama iş bulamıyor. Lütfedildiği kadar demokrasiye ve adaleti kabul edecek miyiz?
+- Ülkenin gerçek gündemini konuşmak yerinde dini ve milli mevzular üretilerek oyalıyorlar.
+- Bir yıkım programını uyguladılar. Şimdi sorumluluklarını üzerlerinden atacaklarını zannediyorlar.
+- Marketleri piyasanın hakimi yapanlar göstermelik cezalar veriyor, bu göstermelikleri hepimiz biliyoruz ancak konuşulmasın isteniyor, siyasetçiler gazeteciler konuşmasın istiyorlar.
+-Türk demokrasisinin en zor sınavı ile karşı karşıyayız. ‘Hesap soracağız’ dediğimizde ‘hesap soramazsınız’ diyorlar. Adeta bu ülkenin kaynaklarını sistematik bir şekilde yağmalayanlardan, bir siyasi parti olmaktan çıkmış organize suç şebekesi haline gelenlerden hesap sormayacağız da madalya mı takacağız? Eninde sonunda yaptıklarının bedelini verecekler.
+-AKP’nin tek bildiği rantiye! Tek ekonomik değer yaratma yolu olarak bildiğiniz; kirli siyasetinizi kirli rantiye kaynaklardan finanse etmek. Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesabı (KKM) ile yoksullaştırdığınız milyonların vergisi üzerinden küçük zengin bir azınlığa kaynak aktardığınız yetmedi.
+- AKP/Erdoğan, TC Devleti’ne adeta ‘yıkım mühendisliği’ projesi ile yerleşik anayasal düzeni, kurumları ve kurum kültürünü yok ederek düşman hukuku uyguladı! Şimdi uyguladığı açık kapı politikası ile milyonlarca sığınmacı üzerinden sosyo-kültürel yapıyı tahrip ediyor.
+- AKP, başından sonuna yanlış Suriye ve Sığınmacı politikasını acilen değiştirmeli. AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın açıklamalarından hala yanlış Suriye ve sığınmacı politikasını sürdüreceği anlaşılıyor; o nedenle Türk Milleti olarak AKP ve Erdoğan iktidarını değiştirmeliyiz. Suriyeli sığınmacı sorununu hamasetle sokakta Suriyeli cadı avı yaparak değil siyasi akılla çözebiliriz.
***
Gültekin Bey seçim sürecinin yakıcılığının giderek artacağını öngörüyor. AKP’nin daha önce kurduğu seçim denklemlerinin bozulduğunu ve kaybetme korkusu içine girdiğinin altını çiziyor. ‘Çarık ayağı sıkıyor’ diyor.
Gültekin Uysal’dan size aktaracağım iki önemli başlık var. Biri muhalefetin cumhurbaşkanı adayı eksenli diğeri de Erdoğan’a yönelik tavsiyesi.
Malum Uysal’ın 3 maddelik 'aday kriteri' gündeme bomba gibi düşmüştü. Bence önemli bir görev yaptı o sözlerle Gültekin Bey…
Uysal’ın o başlıklarına ilave bir başlık olarak şunu da ekleyebiliriz. Türkiye’nin, ‘Devlet Adamı’ yakıştırmasına uyacak bir isme ihtiyacı var. Muhalefetin halkın önüne çıkaracağı cumhurbaşkanı adayı da bu özelliğe uygun bir profil olmalı ve öyle de olacak…
Uysal’a “Türkiye’nin içinde olduğu şartları göz önüne aldığınızda Tayyip Erdoğan’a ne önerirsiniz?” diye sordum.
Uysal’ın yanıtı gayet anlamlıydı:
“Demokrasinin kıymetini bilmesini tavsiye ederim. Adil muamele görmek istiyorsa demokrasi ve hukuk düzenine zarar verecek adımlardan uzak durmalı. Yanlış yoldan dönmeli. Devlet 84 milyonun korkusuz, özgür, refah içinde yaşama hürriyetinin teminatı olmalı.”
Yakışıklı Başkan ve DP’yi yakından izlemekte yarar var…