Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını “uygulamama” adımları uzun bir süredir tartışmalı halde. Bu konuda iki temel isim üzerinden örnek veriliyor: Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş. Bu iki isme dair uygulanmayan kararlar uluslararası arenada Türkiye’ye en fazla sıkıntı çıkaran isimler.
Konunun muhataplarından biri Dışişleri Bakanı Hakan Fidan. Bu konu bütçe görüşmelerinde defalarca Fidan’a hatırlatıldı. Muhalefet, Avrupa Birliği sürecinin etkilendiğini, 2007 yılında başlayan sürecin büyük darbe aldığını gündeme taşıdı. Hakan Fidan, iki konunun yani AİHM ve AB süreçlerinin farklı olduğunu AB’nin kendisinin fasıl açmadığını söylüyor.
Kritik nokta ise AİHM kararlarına uyulmaması... Bu konuda Osman Kavala üzerinden Hakan Fidan’a ısrarlı sorular soruldu. CHP’li İnan Akgün Alp’in “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereklerini neden yerine getirmiyoruz Sayın Bakan?” sorusuna Hakan Fidan, “Adalet Bakanımız geldi mi buraya?” şeklinde bir karşılık veriyor. Yani kibarca Adalet Bakanı’na sorun diyor. CHP’li Veli Ağbaba’nın, “gelecek” demesi üzerine Hakan Fidan, “Adalet Bakanımızla konuştunuz mu?” diye bir kez daha aynı yanıtı veriyor. Bir kez daha kibarca “Adalet Bakanı’na sorun” diyor…
CHP’li Veli Ağbaba “Sizden duyalım ki Adalet Bakanı yapmıyorsa onun yakasına yapışalım. Siz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına uyulmasını doğru buluyorsanız Adalet Bakanının yakasını tutalım” diyerek bir mesaj almaya çalışıyor. Fidan’ın yanıtı manidar, ve “tartışmayı daha sağlıklı zemine oturtmak için diyorum. Adalet Bakanı geldiği zaman konuşursunuz…” şeklinde bir yanıt veriyor. Yani ısrarla bu konuda uygulamanın Adalet Bakanlığı’nda olduğunu vurguluyor.
“Tazminatlar sizin bütçeden gidiyor ama…” diye laf atılması üzerine Fidan, “Doğru. Şimdi, tartışmayı daha sağlıklı bir zemine oturtmak için söylüyorum: Avrupa Birliği üyeliği macerası ile diğer olan konuları birbirinden ayıralım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi konusu, Avrupa Konseyiyle olan ilişkiler meselesi, bunu ayrıca belki konuşmak gerekiyor” yanıtı veriyor. Mesaj net, AB sürecine sahip çıkıldığını ancak AİHM sürecinin kendisi ile ilgili olmadığını vurguluyor.
Verilere göre AİHM'in önünde 61 bine yakın dosya var. Bunların 3’te 1’i yani 20 bini aşkın Türkiye aleyhine davalar. Yani AİHM’in önemli bir gündemi Türkiye… AİHM, Demirtaş ve Kavala hakkındaki kararlarında Türkiye'nin “siyasi hareket ettiği” sonucuna varmış, ihlal kararı vermişti; Türkiye bu kararları uygulamadığı için Avrupa Konseyi 2022'de ihlal prosedürü başlattı. Bu, Konsey tarafından çok nadir kullanılan ağır bir yaptırım süreci. Mesajlara ve açıklamalara bakılırsa Dışişleri Bakanlığı da bu süreçten rahatsız. Önümüzdeki günlerde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, aynı komisyonda vekillerin karşısında olacak. Vereceği yanıtları da takip edeceğiz.