Cuma kritik bir maç vardı. Fenerbahçe Beko, Yunan ekibi Panathinaikos ile karşılaşacaktı. Bu maçı kazanması halinde de Pazar günü THY Eurolig Şampiyonu olmak için parkeye çıkacaktı. İşler umduğumuz ve arzuladığımız gibi gitti. Yunan ekibini üstün bir oyunla yenen Fenerbahçe Beko final oynamaya hak kazandı.

Final karşılaşmasında rakip olarak Monaco geldi. Takımımız bu maçta da harikaydı. Üstünlüğü maçın sonuna kadar korumasını bildi. Ve 81-70’lik skorla Monaco’yu dağıttı. Fenerbahçe artık THY Eurolig’in şampiyonuydu. Üstelik bu kupayı ikinci kez müzesine götürüyordu.

Futbolda hiç kazanamadığımız Şampiyonlar Ligi Kupası var ya…

THY Eurolig’de onun basketteki karşılığı. Fenerbahçe iki kez Avrupa’nın en büyük kupasını kazanma başarısı gösterdi. Avrupa’nın en büyüğü oldu.

Sporu severim, aktif olarak sporculuk ve yöneticilik de yaptım. O nedenle Fenerbahçe camiasının duygularını tahmin edebiliyorum. Bir Türk taraftar olarak da takımımızın başarısıyla gurur duyuyorum.

Bizde başarı futbol branşıyla ölçüldüğü için Fenerbahçe ve Başkan Ali Koç için sıkıntılı bir süreç söz konusuydu. Hatta Koç’un görevi bırakması için kazan kaldırılmıştı. Koç’un, Eurolig Şampiyonluğu için, “En çok da bu gece kazanmamızı isteyen Fenerbahçelilere armağan olsun”demesi kayda değer bir göndermeydi.

Basketteki Avrupa Şampiyonluğu Ali Koç ve yöneticiler için müthiş bir teselli olacaktır. Taraftarın da sinirlerini yatıştıracaktır.

Ali Koç iki maçı da oğluyla izledi. Duygularının tavan yaptığını gördük. Bazen gözyaşı döktü ama bu gözyaşları mutluluktan ötürüydü. Koç duygularını, “Tarihi bir gece. İkinci şampiyonluğumuz. Ülkemize armağan etmek istiyorum. İnşallah daha fazla sevinç gözyaşları dökeceğimiz başarılar yolda. Camiamıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun” ifadeleriyle özetledi.

Fenerbahçe Beko’nun Avrupa şampiyonluğu, Galatasay’ın futboldaki lig şampiyonluğunu kutladığı güne denk geldi.

THY EuroLig Dörtlü Finali’nin oynandığı Abu Dabi'deki Etihad Arena'da sarı-lacivert coşku vardı. Yenikapı’da ise coşkunun rengi kırmızı-beyazdı.

Biri futboldaki Türkiye Ligi şampiyonluğunu, diğeri basketteki Avrupa Ligi şampiyonluğunu kutluyordu.

Size göre hangisinin daha değerli olduğunu bilemem. Bana göre Fenerbahçe basket takımının Avrupa Şampiyonluğu daha kıymetliydi. Zira Türkiye’de birbirlerini yenmişler, yenilmişler beni çok etkilemiyor. Uluslararası alandaki başarıları önemsiyorum. O başarılar içerdeki süreçlerden daha zorlu oluyor. Zirveye çıktığınızda ülkenizi de yıldız yapıyorsunuz. Bayrağınız dalgalanıyor, dünya izliyor.

Fenerbahçe camiasının Ali Koç’a yeni bir kredi açması gerekiyor. Ali Koç’un öncelikle Mourinho ve Acun Ilıcalı’yı uzaklaştırması, sonra da doğru transferler yapması durumunda basketteki başarısını futbola da yansıtacağına inanıyorum.

Avrupa Şampiyonluğu tüm Türkiye’ye kutlu olsun. Bu gururu yaşatanları tebrik ediyorum.

Putin, Trump'ı kızdırdı

Rusya-Ukrayna savaşı sürüyor. Bu durum Trump için negatif bir gelişme. Zira kendisi iktidar olduğunda savaşı bir günde bitireceğine yönelik iddialı sözler söylemişti.

Trump iktidar oldu ama aradan geçen sürede söylemini hayata geçiremedi.

Nitekim, Rusya’nın hafta sonu saldırılarından sonra kızgınlığını dışa vurdu. “Putin'in yaptıklarından hiç hoşlanmıyorum, birazcık bile. İnsanları öldürüyor. Ve bu adama bir şey oldu ve bundan hoşlanmıyorum. Rusya'ya karşı ek yaptırımları kesinlikle düşünüyorum” dedi.

Eğer Trump politikasını değiştirip Ukrayna’ya daha fazla silah ve para desteği sunarsa, Rusya’ya da ilave yaptırımlar getirirse bu Putin için hiç de iyi olmayacaktır. Böyle bir senaryo savaşın kızışması Rusya’nın sıkışması anlamına gelecektir.

Terörsüz Türkiye

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin şok çıkışı ile başlayan Terörsüz Türkiye süreci ekseninde milletin çoğunluğunun bakış açısını merak edenler vardır.

İşte durumun özeti:

“Terör örgütü şartsız, pazarlıksız, müzakeresiz silah bırakır, kendini feshederse elbette buna kimsenin itirazı olmaz. Terörsüz Türkiye'yi en çok biz, siz, bu aziz milletimiz arzu eder. Bunlar bir taraftan silah bırakacaklarını, kendilerini feshedeceklerini söylerken öbür taraftan siyasi bölücülük yapmaya devam etmektedirler. Bunu PKK'nın açıkladığı bildiride görüyoruz, bunu PKK'nın partilerinin eş başkanlarının ya da başka yöneticilerinin yaptığı açıklamalarda görüyoruz. Ne zaman ki 'Biz de Türk milletinin bir ferdiyiz, bu ay yıldızlı al bayrak da bizim bayrağımızdır, bu marş da bizim marşımızdır.' derseniz, biz ancak size o zaman inanırız. Tabii bunun yanında terörü ve terör örgütünü lanetleyeceksiniz. 'Ben Türk milletinin bir parçasıyım.' diyemeyen, İstiklal Marşı'nı okuyamayan, şehitlerimiz için tören yapıldığında saygı duruşunda bulunmayan bu hainler sürüsüne güvenmiyoruz. Onun için takip ediyoruz. Hepimiz terörsüz Türkiye istiyoruz.”

Halkın duygularını özetleyen bu ifadeler BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’ye ait.

Tahtı kıran sarhoş

Tarih, kültür ülkelerin kıymetlisidir. Vietnam’ın da kendine özgü bir tarihi ve o tarihe ait sembolleri var. Hue'deki Thái Hòa Sarayı'nın içinde bulunan taht onlardan biri. Taht, 1802'den 1945'e kadar süren Vietnam'ın son kraliyet hanedanı Nguyen Hanedanı'na dayanıyor. Sarayın bulunduğu bölge UNESCO’nun ‘dünya mirası’ listesine dahil.

Sarhoş bir kişi sarayın iplerle çevrili yasak alanına girerek tahta oturdu. ‘Sarhoş adam tahta çıktı’ diye ifade de edebiliriz. Eylem bununla kalsa belki de sorun olmayacaktı. O sarhoş kişi tahtın sol kol dayanağını kırdı.

Yetkililer tarafından gözaltına alınan şahıs öncelikle psikiyatrik muayeneye gönderildi.

Vietnam yetkilileri de tarihi alanlardaki güvenlik önlemlerini artırma kararı aldı.