Bütün kamu kurumları değişik hizmet ve mal alımlarında ihale yaparlar.. İlk bakışta herkesin katılımının sağlandığı ve düzgün gibi görünen ihaleler de ufak gözden kaçan detaylar kamuoyuna ihaleyi kimin kazanacağı konusunda ip ucu verir.. Bu ip uçlarını ihalelere girenler bilir ama kimseye bir şey diyemezler.. Nedeni de kamu yöneticileriyle aralarının bozulmaması… Bugün alamazsak bir sonraki ihale de şansımız olabilir diye düşünmeleri…
Mesela hizmet alımlarında teknik şartname de yazılanların tamamını taşıyan katılımcıların büyük kısmı, daha önce kuruma hizmet vermiş olma koşulu veya hiç kimsede bulunmayan bir aracın talep edilmesi nedeniyle ihale koşullarını yerine getirememiş oluyorlar ve sonuçta kazanan kurumun adamı oluyor…
Mesela bazı belediyeler özellikle yurtdışından tüketim veya dağıtmak için kılık kıyafet ve malzeme alım ihalesi açıyorlar… Bu ihaleyi kazanan sıradan bir firmanın malı teslim süresi en erken üç ayı bulur.. Malzemenin yurtdışından alınması kargoyla getirilmesi ve yurda sokulması en az bu bahsettiğim sürede kadar süreyi kapsar.. Ne kadar ucuza da malzeme vermek isteseniz bu zaman süresi nedeniyle işi alamazsınız… Buradaki zaman inceliği en uzun bir aydır.. Bunu da kurumun mal almak istediği firma daha ihaleye çıkılmadan istenen malzemeyi yurtdışından getirip stokluyor ve ihalede kazandıktan sonra hemen teslim ediyor…
Okullar için ders kitaplarının bastırılmasında da buna benzer sistemin uygulandığı anlatılıyor.. Kitap basımı da uzun bir zaman alan konu.. Ancak bazı matbaalara önceden basım işinin yaptırıldığı ve ihaleye çıkıldığında teslim süresi nedeniyle bir çok firmanın teklif veremediği eskiden beri bilinen bir yöntem…
Çok yakından tanık olduğum bir ihale de Ankara Belediyesinin kartlı sayaç alım ihalesi.. Oldukça çok kartlı sayacın alınacağı herkes tarafından biliniyordu… Ancak belediye bir ihale açtı ve yüz kadar sayaç aldı… Bunu yapıp istediği firmadan sayaçları aldıktan sonra bir ikinci ihale daha yapıldı ve bunda da yine ilk ihaledeki kadar sayaç alındı. Bu ihalede de sayaçları ilk ihale de kazanan firma verdi… Aradan bir süre geçtikten sonra da üçüncü bir ihale yapıldı… Bunda da teknik şartname aynıydı ama sonuna bir madde eklenmişti.. Bu madde daha önce kuruma kartlı sayaç vermiş olma koşulu vardı… Bu koşul nedeniyle bu işin peşinde koşan firmaların hepsi ayazda kalmıştı….
Bunların dışında çok bilinen bir yöntem daha var… O da işin acil olarak yapılması gerektiğini belirterek işin ihalesiz verilmesi… Bu yöntemle yapılan işler genelde altyapıyla ilgili oluyor…..