MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin üç kez göreve iade edilmesi çağrısı yaptığı Ahmet Türk konuştu. Kayyım atamaları, Demirtaş ve Kobani davası ile ilgili “güven arttırıcı adımlar” için komisyon raporu, yasal düzenleme gerekmediğini söyledi, “Hiç eğmeye, bükmeye gerek yok. İktidarın atacağı adımlar önemli” dedi.

PKK’nın feshi ve silah bırakma sürecinde 16 ay geride kaldı. Kararın ardından kurulan Meclis Komisyonu raporunu tamamladı. Şimdi somut adım zamanı. Ramazan ayının ardından örgütün feshi ile birlikte ortaya çıkan yeni durumun gerektirdiği kimi yasal düzenlemeler için harekete geçilmesi bekleniyor.

Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığından uzaklaştırılan Ahmet Türk’e göre sürece dair güveni sağlamak için “samimiyet testi” anlamına gelecek üç adım atılmalı. Birincisi kayyım atamalarının kaldırılması, ikincisi Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşması, üçüncüsü Kobani “kumpas” davasında verilen cezaların bozulması. Bunlar için komisyon raporu, yasal düzenleme gerekmediğini söyleyen Türk, “Hiç eğmeye, bükmeye gerek yok. İktidarın atacağı adımlar önemli” diyor.

Whatsapp Image 2026 02 24 At 23.36.40

Ahmet Türk siyasetin yakından tanıdığı bir isim. Bugün 83 yaşında olan Türk’ün ilk milletvekili seçildiği 1973 yılından alırsak 50 yılı geride bırakmış bir siyasi hayatı var. 6 dönem milletvekilliği yapan Türk son üç yerel seçimde de -her seçimde oylarını artırarak- Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Ancak her seçim sonrasında çeşitli nedenlerle görevden uzaklaştırıldı, yerine kayyım atandı.

Türk, son seçimde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna yüzde 57.4 oyla, üçüncü kez oturdu. Ancak seçimden 7 ay sonra (4 Kasım 2024) İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırıldı. Türk’ün görevden uzaklaştırılması için üç gerekçe sıralandı. Birincisi Kobani Davası’nda verilen 10 yıl hapis, ikincisi 2022 yılında açılan terör örgütü propagandası davası, üçüncüsü 2024 yılında açılan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturmaydı. Bu arada Türk propaganda suçundan beraat etti. Kobani davası da istinafa taşındı.

Buradaki asıl dikkat çeken noktalardan biri son uzaklaştırma kararının MHP lideri Devlet Bahçeli’nin DEM Partililere el uzattığı Meclis açılışından sonra başlayan “yeni süreç”te alınmasıydı. Öyle ki Türk’ün görevden uzaklaştırılıp yerine kayyım atanması “AK Parti sürece karşı mı” sorularına neden olmuştu.

Bahçeli 5 ayda 3 kez çağrı yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere AK Partililer süreci bugün bir “devlet politikası” olarak değerlendirse de “kayyım atama politikası”nda bir değişikliğe gitmedi. Bu tutum MHP’de olumlu karşılanmıyor ki, sürecin mimarlarından biri olarak sayılan Devlet Bahçeli yaklaşık 5 ayda üç kez görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının iadesi için çağrıda bulundu.

Bahçeli ilk çağrısını 12 Eylül 2025 tarihinde Sabah gazetesine verdiği röportajla yaptı. “Ahmet Türk görevine iade edilmeli. Kardeşlik ve barış duygusunun gelişmesine katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde Ahmet Özer de öyle” dedi. Bahçeli, 3 Şubat 2026 tarihindeki grup toplantısını da, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözleriyle bitirdi. Çağrıları karşılık bulmayan Bahçeli en son dünkü grup toplantısında (24 Şubat), “Kayyum meselesi herhangi bir kaygı veya çekinceye kapılmadan demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli, iki Ahmet’in makamlarına oturması da sağlanmalıdır” dedi.

“Bahçeli’nin sözleri önemli”

Bahçeli’nin bu çağrısını ve sürece dair son gelişmeleri partisinin Meclis grup toplantısına katılan Ahmet Türk’e sorma imkanı bulduk. Türk, Bahçeli’nin belediye başkanlığına iade edilmesi gerektiğine dair sözlerini şöyle değerlendirdi:
“Bahçeli'nin değerlendirmeleri bizim için çok önemli. Türkiye'nin gerçekten barışı için, kardeşliği için bu kayyım siyasetinden vazgeçmesi gerekiyor. Barışın kardeşliğin oluşabilmesi için karşılıklı adımların atılması gerekiyor. Bir taraf önemli adımlar attı diğer tarafta somut adımların atılması için halkın beklentisi var.”

“Eğmeye, bükmeye gerek yok. İktidarın atacağı adımlar önemli”

Türk’e göre iktidarın bugüne kadar hiçbir adım atmaması nedeniyle bir güvensizlik ortamı oluştu. Bunu ortadan kaldırmak için de yasa çıkmadan atılabilecek belli adımlar var. Türk “samimiyet testi” olarak nitelendirdiği bu adımları, “kayyum uygulamaları, Selahattin Demirtaş ve Kobani kumpas davası” olarak sıralıyor. Bu adımlar için “eğmeye bükmeye gerek yok” diyerek iktidarı işaret eden Türk şunları söylüyor:
“Açıkça şunu ifade edeyim ki atılması gereken adımlar komisyon raporuyla ilgili değil. Önemli olan mevcut iktidarın Kürt meselesinin çözümü konusunda neler düşündüğünün ortaya çıkmasıdır. İsterlerse Meclis’te çoğunlukları da var. Yasal düzenlemeler Meclis gündemine getirilir ve buna uygun adımlar atılır. Yani elbette ki komisyonun çalışmaları değerli ama sonuçta karar vericiler ortada. Yani bu konuda hiç eğmeye, bükmeye gerek yok. İktidarın atacağı adımlar önemli.”

İki telefon görüşmesi: Bahçeli Kandil için, Türk Kobani için aradı

Bahçeli ile Ahmet Türk’ün geçtiğimiz yılın sonunda özel bir görüşme yaptığını gazeteci Ceyhun Bozkurt’tan öğrenmiştik. Bozkurt 20 Kasım 2025’te yaptığı görüşme sonrası, Bahçeli’nin Ahmet Türk görüşmesine dair şu sözleri aktarmıştı:
“Ahmet Türk bizi ziyaret ettiğinde ‘Uzak Şehir’ dizisini anlattım. Mardin’imizi ne kadar güzel anlattığını söyledim. Sonra dedim ki, “Ama bir şey eksik dizide” dedim. Başta anlamadı. Devam ettim: ‘Dizide Mardin’in Büyükşehir Belediye Başkanı eksik’ dedim. O zaman ne demek istediğimi anladı.”

Ahmet Türk bu diyalogu tekrarlarken söz konusu görüşmede ayrıca Suriye meselesiyle ilgili düşüncelerini aktardığını, yine halkın beklentileriyle ilgili değerlendirmelerini paylaştığını söyledi.

Türk “Sonrasında başka görüşme oldu mu?” sorusuna, iki kez telefonda görüştüklerini belirterek, “Berat Kandili nedeniyle aradı. Ben de bir kez Kobani’ye gidecek yardım tırları için Mürşitpınar sınır kapısının açılması konusunda ricada bulundum. Kendisi de ilgileneceğini söyledi” yanıtı verdi.

“Öcalan İmralı’dan çıkmayı beklemiyor ama orada özgür koşulların yaratılması gerekiyor”

Bahçeli’nin son grup toplantısında “Öcalan’ın statü sorunu”nun nasıl çözüleceğine dair sözleri tartışma yarattı. Ahmet Türk bu sözleri şöyle yorumladı:
“Öcalan İmralı’dan çıkmayı beklemiyor. Ama orada özgür koşulların yaratılması gerekiyor. Örgütüyle ilişki içinde olması Türkiye'nin yararınadır. Bu barışın kalıcı olmasına katkı sunar. Suriye'de kendisinin verdiği mesajlar üzerine bir gelişme yaşandı. Bu gerçeği biz biliyoruz. Şimdi Sayın Öcalan'ın kendi örgütüyle, akademisyenlerle, basın mensuplarıyla görüşmesi toplumda da bir güven ortamını sağlar. Şimdi basınla görüştüğü zaman inanıyorum ki o basın görüşmeleri çok değer bulur ve ona göre adımlar atar. Ve ona göre de kalemini çalıştırır. Akademisyenlerle buluştuğu zaman yine bu akademisyenlerin Türkiye toplumuna verecekleri çok önemli mesajlar ortaya çıkar. Bütün bunlar değerli ve kıymetli. Statü derken bu. İkide bir Adalet Bakanlığından izin alarak insanlar gitmesin. Talepler yine Adalet Bakanlığı üzerinde yapılabilir. Ama buna uygun koşullar düzenlenir.”