Yoğun koşuşturma arasında ancak yazabiliyorum affınıza sığınarak.
Ama böyle ara vermek iyi oluyor, insan kendisini tekrarlama riskinden uzaklaşıyor.
Sürekli güne yeni şeylerle uyanıyoruz.
Bir kalkıyoruz ABD özel kuvvetleri bir ülkenin devlet başkanını yatağından kaldırıp ülkeden kaçırıyor. Bir bakıyoruz İran alev alev derken Suriye’de 48 saatte PKK Halep’ten temizleniyor. Demek ki oluyormuş diyoruz.
Derken hoop Trump’ın maskeli özel polisleri sokaklarda insan avına çıkınca ABD de karışmış… Trump durmuyor, habire yeni bombalar patlatıyor. Grönland’ı işgal edeceğini açıklayın Avrupa ayağa kalkıyor, NATO filan derken İngilizler Grönland’a asker göndererek caydırıcı olmayı planlıyor. Trump’ın dengesizlikleri Avrupa’yı Rusya nile masaya oturmaya zorluyor.
Trump Amerika kıtasının güneyini de gözüne kestiriyor, Meksika, Kolombiya filan derken işgal listeleri yayınlıyor.
Bir de bakıyoruz AB ile 25 yıldır pazarlık masasında olan Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ı kapsayan MERCOSUR arasında dünyanın en büyük ticaret anlaşmalarından birisi olan serbest ticaret anlaşması imzalanıyor.
Çok hızlı bir dünya turu oldu ama dünyanın kendisine bir çeki düzen vermesi gerekiyor.
Putin nasıl davranacak merak ediyorum. Avrupa, Rusya korkusundan ABD’ye ve Trump’a yakın durmaya çalışıyor. Çin ile mesela benzeri bir sorunları yok. Burada eğer Putin usta bir manevra yaparsa Avrupa’ya endişe değil güvenlik teminatı verirse ne olur?
Diyelim ki çok hızlı bir anlaşma ile Ukrayna savaşını bitirdi. Avrupa’ya başta Grönland olmak üzere destek verdi. Ne olacak? ABD’nin elindeki kozları almış olacak. Venezuella’da ahali sokaklarda, keza Küba da Trump karşıtı açıklamalar yapıyor.
ABD halkı sokaklarda Trump’ı protesto ediyor.
Trump için iç cephe çürük bile değil, her an üzerine yıkılabilir. Zira savcının biri anayasal bir suçlama ile Trump’ı alaşağı edebilir…
Bütün bu kıyametin orta noktasında elimde kandil, eğitimli, donanımlı, bilge olmasa bile olgun devlet adamları arıyorum.
Eğitimsiz, donanımsız, cahil ve erdemsiz politikacılar yüzünden dünya kıyametin eşiğinde…
Sonra bir haber gözüme çarpıyor, Kazakistan yüzde 6,5 büyümüş.
Yeni geldi can dostlarım oradan. Caddelerin temizliği, insanların medeni olması, Türkiye ile karşılaştırılamayacak makul fiyatlar ile yaşanası bir ülke anlattılar. Kazaklar yapabilmiş, biz neden biz de yapamayalım? Eğitimli, donanımlı politikacılar iş yapınca kendilerini değil ülkelerini ve insanlığı ön plana çıkartıyorlar.
Bütün bu yazdıklarım, kısırdöngüden menfaat temin etmeye çalışan politikacı güruhunun tarattığı karmaşa, demokrasi giderek daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor, bu arada ABD’de demorasinin neden olduğu sorunları yine demokrasi ve hukuk çözebileceğini gösterecek mi bakalım?