Ankara’da siyaset gündemi her parti açısından oldukça “beklentili” ve “gergin” süreçleri yaşıyor.
AK Parti, bu hafta Meclis Başkanı’nı seçti. AK Parti’nin Meclis grup yönetimi de önceki hafta belirlenmiş ve değişikliğe gidilmemişti. “Erdoğan büyük bir değişikliğe imza atacak” beklentisi aylardır AK Parti’de olsa da, ne parti yönetiminde, ne meclis grubunda ne de Meclis başkanlığında bir değişikliğe imza atmadı Erdoğan. Şimdi benzer iddialar kabine için dillendiriliyor. 8-10 bakanın görevden alınacağı öne sürülüyor. Bir kabine değişikliği bekleniyor evet. Ancak bu değişimin 8-10 bakanı kapsama ihtimali oldukça düşük görünüyor.
Kabinede çok fazla yıpranan bakan var. Ankara’da AK Parti çevresinde “en fazla eleştirilen” bakan durumunda olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek parti içerisinde hedefte. Neredeyse her toplantıda milletvekillerince de parti kurmaylarınca da adı geçiyor ve ağır eleştiriler alıyor. Özellikle vergi politikaları konusunda hedef isim haline gelmiş durumda. Ancak şunu net şekilde söyleyebiliriz ki, yeri en sağlam bakan şu anda Şimşek ve görevde kalması neredeyse kesin. Erdoğan’ın özellikle Ulaştırma, Tarım, gençlik politikalarından memnun olmadığı kaydediliyor. Kamuoyunda ve AK Parti içerisindeki bir kesimdeki hükümete bakış ile Erdoğan’ın kurmaylarına bakışının aynı olmadığı kesin. Ak Parti’de en fazla kim eleştiriliyorsa belki de görevde kalması kesin olan isimler.
Erdoğan bir süredir bu değişikliklere hazırlanıyor. Değişiklikleri açıklamasına dair beklenti oldukça yüksek ama zamanlamasını bilen bir kişi olduğu için öngörmemiz de kolay değil.
Siyasetin hareketli noktası ise CHP. Tüm anketlerin birinci partisi CHP, zor günlerden geçiyor. Bir yandan kurultayda usulsüzlükler yapıldığına dair soruşturma ve dava devam ederken diğer yandan neredeyse her geçen gün yeni bir CHP’li belediye başkanı, bürokrat ya da belediye çalışanı yolsuzlukla itham ediliyor. Gözaltındaki bazı isimler de etkin pişmanlık başvurusu yaparak “itirafçı” olacağını beyan ediyor. Hangi konularda neyi itiraf ediyorlar henüz kamuoyuna yansıyan detaylı bilgi yok. Gözaltı ya da tutuklama süreçleri işletiliyor. Son olarak 5 CHP’li belediye başkanı tutuklandı ve görevden alındı.
İşte bu gergin tabloda; “Kılıçdaroğlu dönüyor” haberleri ve mahkemeden çıkacak karara dair beklentilerin de CHP yönetimini gerdiği açık. Özgür Özel’in Kılıçdaroğlu’na mesajı sert olsa da Kılıçdaroğlu hala sessiz. Yaptığı açıklama ve değerlendirmeler var ve kendisi bu sürecin bir tarafı olmadığını ısrarla söylüyor ama sonuç olarak 30 Haziran’da “tarafı olmadığı bu sürecin” tam da ortasında kendisini bulabilir. İşte merak edilen soru da tam bu noktada soruluyor ve hala yanıt yok. Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geçerse hangi adımları atacak? Kurultay kararı alacak mı, yoksa iddia edildiği gibi bir hesaplaşma dalgası mı başlatacak?
Bu sorular hala akıllardaki merak edilen sorular. CHP’nin anketlerdeki yükselişi ya da tersten söylersek AK Parti’nin düşüşü devam ettikçe CHP’yi konuşmaya, daha doğrusu iktidar tarafından konuşturulmaya devam edilecek görünüyor.
Tüm bu parti içi siyasi gerginlikler dışında ülkenin terörsüz Türkiye süreci, ekonomi, Anayasa yapımı, yargı reformu gibi çok önemli başlıkları da süreçte politika belirlenmesi gereken alanlar olarak her partinin önünde duruyor. Bir yandan siyasi gerginlikler olsa da bu saydığım başlıklar tüm siyasi partileri aynı masada buluşturmak zorunda olan başlıklar. Ancak bu pek bayrama yansımamış durumda… Bayramda dahi buluşamayanalar nasıl bu kritik konularda bir araya gelecek bunu zaman gösterecek.
Herkese huzurlu bayramlar.