Meclis’in açılış töreninin ardından günlerce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP dışındaki muhalefet partisi liderleriyle fotoğrafını konuştuk. AK Parti’den ayrılıp kendi partilerini kuran DEVA ve Gelecek Partisi liderleri Ali Babacan ile Ahmet Davutoğlu’nun da ilk kez Erdoğan ile yan yana göründüğü fotoğraflar üzerine konuşulmayı hak ediyordu. Öyle ki bu fotoğraflar üzerinden “Erdoğan’ın yeni oyun planı”, önümüzdeki seçimlerde “olası yeni ittifaklar” gibi birçok başlıkta yorumlar yapıldı.
Meclis açılışından 28 gün sonra bu kez çekilemeyen bir fotoğrafı konuşuyoruz. Yani MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yapılan hiçbir kutlamaya katılmaması nedeniyle çekilemeyen fotoğraflar. Bahçeli 29 Ekim’de ne Anıtkabir’deki devlet töreninde ne Cumhurbaşkanlığındaki tebrik töreninde ne de akşam düzenlenen resepsiyonda yer almadı.
Bahçeli’nin 29 Ekim törenlerine katılmaması nedeniyle hızla birçok teori dolaşıma sokuldu. Mevsimsel grip nedeniyle programlara katılmadığı ilk iddiaydı. Anıtkabir’de yapılan törene 4 MHP kurmayının katılması da “sorun yok” yorumlarının temel argümanı oldu. Ancak saatler ilerledikçe soru işaretleri artmaya, farklı iddialar ortaya atılıp konuşulmaya başlandı.
İddialar arasında yok yoktu. MHP lideri, “AK Parti’nin süreç tutumunu yetersiz bulduğu için, MHP’li bazı isimleri de içine alan operasyonlardan rahatsızlık duyduğu için, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların sonuçlanması çağrılarına karşılık verilmediği için, emniyet ve yargı atamalarından rahatsızlığı çeşitli vesilelerle dile getirmiş olmalarına karşın dikkate alınmadığı için ya da en son KKTC seçimleriyle ilgili uyarı ve çağrıları karşılıksız kaldığı için” törenlere katılmayarak bir mesaj vermiş olabilirdi.
Bu iddialar konuşulurken dün akşam saatlerinde MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin partisinin Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun üyeleriyle birlikte göründüğü bir fotoğraf paylaşıldı. Komisyonun dört üyesinin kendi sosyal medya hesaplarından ayrı ayrı ayrı paylaştığı fotoğraflı mesajda, komisyon çalışmalarının değerlendirildiği notu yer alıyordu. Ancak Bahçeli’nin üyelerle ayakta ve çok dinç göründüğü fotoğraf sağlık sorunları nedeniyle 29 Ekim törenlerine katılmadığı iddialarını da çürütüyordu. Bir anlamda Bahçeli 29 Ekim törenlerine sağlığı nedeniyle değil bilinçli olarak bir tavır koyarak katılmadığını anlatıyordu.
Peki Bahçeli törenlere neden katılmadı? Birçok iddianın içinde iktidara vermek istediği asıl mesaj neydi? Bunun için MHP kulislerini yokladığımızda önümüze KKTC seçimleri sonrası yaşananlar çıktı.
Bahçeli KKTC seçim sonuçları daha netleşmeden yakın çevresi aracılığıyla zehir zemberek bir açıklama yapmış, “KKTC Parlamentosu'nun acilen toplanıp, seçim sonuçları ve federasyona dönüşü kabul etmeyeceğini ilan etmesini, Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye katılma kararı alması” çağrısında bulunmuştu.
Bahçeli, 21 Ekim'de grup toplantısında bu görüşlerini kelimesi kelimesine tekrarladı, bir adım daha ileri gitti, daha önce Kerkük’e tahsis ettiği 82 plakasını KKTC’ye verdi. KKTC ile ilgili el yükselten Bahçeli bir de ODA TV’ye röportaj verdi. KKTC ile ilgili sert açıklamasının nedenini, "Federasyon fikrini savunan bir adayın kazanmasıyla o küçücük federasyon kıvılcımının ateşe dönüşmemesi gerektiğini düşündüğüm için hemen açıklama yaptım" sözleriyle anlattı.
MHP kurmaylarının Bahçeli’nin çıkışıyla ilgili ilk değerlendirmelerini yine bu köşede 22 Ekim’de yayınlanan yazımda paylaşmıştım. Özetle MHP kurmayları, “Biz ayrı bir partiyiz, farklı görüşlerimiz olabilir. Ama içinde yer aldığımız ittifakta denge-denetleme rolümüz var. açıklamamız “Risklere dikkat çeken, uyarı işlevi gören” bir tutum olarak değerlendirilmeli. Türkiye’nin KKTC politikası bugün için iki devletli çözüm önerisine dayanıyor. Hal bu iken başka önerilerin tartışılmaya açılması, açılma ihtimali kabul edilemez. Bu riskin görülmesi, ona göre hareket edilmesi gerekiyor” demişti.
Ancak görünen o ki AK Parti seçimlerin üzerinden geçen 10 günde Bahçeli’nin uyarılarını dikkate alan adım atmak bir yana tek söz söylemedi. Bu durum Bahçeli’yi öfkelendirdi. Ve bu öfke 29 Ekim törenlerine katılmama mesajı ile ortaya konuldu.
"Devletin KKTC politikası da Bahçeli de açığa düşürülemez"
Bahçeli’nin 29 Ekim törenlerine katılmama nedeninin KKTC seçimleriyle ilgili yapılan uyarı ve çağrılara karşılık verilmemesi olduğunu doğrulayan bir MHP kurmayı şunları söyledi:
“Devletin KKTC politikası iki devletli çözüm üzerine. Seçimi bu politikayı federasyon diyerek sorgulayan, tartışmaya açan bir isim kazandı. Sayın Bahçeli buradaki tehlikeyi görüp hemen uyarısını yaptı. KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı dahi mesajı alıp, hemen “Türkiye’yle istişare etmeksizin Kıbrıs'ta bir dış politikanın belirlenmesi benim dönemimde de asla söz konusu olmayacak" açıklaması yaptı. Ama Sayın Bahçeli’nin mesajı devlet katında hiç dikkate alınmadan peş peşe kutlama mesajları paylaşıldı. Neredeyse Bahçeli’yi tekzip eder şekilde açıklamalar oldu. Hem devletin KKTC politikası hem de Bahçeli açığa düşürülemez, bu kabul edilemez.”
MHP kurmayları AK Parti ile 15 Temmuz FETÖ kalkışmasının ardından başlayan ortaklığın doğru anlaşılamadığı görüşünde.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini getiren 2017 Anayasa referandumu başta olmak üzere 2018 ve 2023 seçimlerinde verilen desteği hatırlatan MHP’li kurmaylar, “MHP ülkenin bekası, birliği için bir tutum aldı. Bu ortaklığı siyasi kazanç olarak düşünmedi. Bakanlık istemedi. Son seçimden sonra Sayın Bahçeli’ye Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı teklif edildi, bunu da kabul etmedi. Ama ittifak ortağı olarak sözleri, değerlendirmeleri, uyarıları dikkate alınmalı” diyor.
Görünen o ki iki parti arasındaki tek sorun sadece KKTC değil ancak bu olay bir birikimin ürünü görünüyor. Peki bu gerilim büyür, ittifakta büyük bir krize yol açar mı?
Rahatsızlık AK Parti’ye iletildi
MHP’li kurmaylar bunun büyük bir krize de dönüşmeyeceği görüşünde. Edinilen bilgiye göre yaşanan rahatsızlık AK Partili bazı üst düzey yöneticiler aracılığı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da iletilmiş. Şimdi gözler Erdoğan’ın bundan sonra yapacağı açıklamalar ve 30-40 günlük periyotlarla bir araya gelen iki liderin buluşmasına çevrilmiş durumda. Önümüzdeki günlerde Erdoğan ile Bahçeli’nin bir araya geleceği görüşmenin bu açıdan daha da önemli olacağı konuşuluyor.
MHP lideri Bahçeli, 2022 yılında, İstanbul Saraçhane Meydanı'nda düzenlenen 15 Temmuz programında bir konuşma yapmış, konuşmasında “Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı tanıyınız, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı anlayınız, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı anlatınız aziz İstanbullular” demişti. Bahçeli’nin bu sözlerini hatırlatan MHP kurmayları aynı şekilde anlaşılmayı beklediklerini ima ederek, “Bahçeli’yi tanıyınız, anlayınız, anlatınız” diyor.