Bir yandan iktidar olma hedefiyle siyasal, diğer taraftan operasyonlar nedeniyle hukuksal bir mücadele yürüten CHP’yi çok yoğun bir dönem bekliyor.

“Demokratik parlamenter sisteme geçilecek, yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan çıkarılacak. Vergi adaleti için kapsamlı bir vergi reformu yapılacak. En düşük emekli maaşı, asgari ücrete yükseltilecek. Bayramlarda bir asgari ücret ikramiye verilecek. Çiftçi borçlarının faizi silinecek, mazottan vergi kaldırılacak. İlk 100 günde temel vatandaşlık geliri uygulaması başlayacak. Kalıcı yaz saati uygulamasına son verilecek. Öğrencilere bir öğün ücretsiz okul yemeği ve içme suyu verilecek. Kamuda mülakat kaldırılacak…”

Bu vaatler CHP’nin iktidar olması durumunda ilk elden yapacaklarını anlatan vizyon belgesinden sadece birkaç başlık.

Yönetim sisteminden adalet mekanizmasına, ekonomiden sosyal yardımlara yeniden inşa sürecinde atılacak adımları içeren program parti genel merkezinde bir toplantıyla tanıtıldı.

Parti yöneticileri, il başkanları, belediye başkanları ve milletvekillerinin katıldığı toplantıda bir de fotoğraf verildi. Fotoğraf önemliydi çünkü, o fotoğrafta bu programı hazırlayan ve hayata geçirecek kadrolar vardı. Yani CHP neyi, nasıl ve kiminle yapacağını gösterdi.

Yeni faz: Türkiye’yi yönetme gücüne sahip olduğumuzu gösterme zamanı

Sorunları nasıl çözeceğini ve hangi kadrolarla bunu yapacağını kamuoyu ile paylaşmak isteyen CHP yönetimi aslında bu programla yeni bir faza da geçmiş oldu. Son bir yılda yaşanan büyük yargı kuşatmasına karşı büyük bir mücadele vererek oylarını yüzde 34-35 bandına taşıdıklarını anlatan bir parti yöneticisi bu yeni fazı, “Protesto, tepki süreci devam edecek ama şimdi sorunları nasıl, kiminle, hangi kadrolarla çözeceğimizi anlatma zamanı. Bu yeniden inşa sürecinin ilk adımları. Türkiye’yi yönetme gücüne sahip olduğumuzu gösterme zamanı” sözleriyle açıkladı

Vaatler daha da detaylandırılacak, kaynakları gösterilecek

CHP’nin iktidar vaatlerini bugünden kamuoyu ile paylaşmasının önemli olduğuna dikkat çeken bir başka MYK Üyesi de, “İktidar olduktan sonraki 90-100 gün önemlidir. Neyi, nasıl, kiminle yapacağınızı bugünden planlamanız gerek. Biz de topluma ‘bize yetki verirseniz bunları yapacağız’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte bu vaatleri daha da detaylandıracağız. Kaynaklarını ortaya koyacağız. Yol haritasının belli olması parti için büyük avantaj. İlk icraat hazırlıklarını kamuoyuna sunuyoruz. Top ayağımıza geldiğinde nasıl oynayacağımızı gösteriyoruz” dedi.

İBB Davası 9 Mart’ta başlıyor

İktidar hedefi ile yol alan CHP bu süreci büyük bir “yargı kuşatması” altında sürdürüyor. Partiye ve belediyelere yönelik operasyonlar dolayısıyla büyük bir hukuksal mücadele yürütülüyor. Bu hukuksal mücadelede de yeni bir faza geçiliyor. Bu faz da, 9 Mart’ta başlayacak, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda belediye başkanının yargılanacağı İBB Davası.

CHP yönetimi davaya hem siyasi hem de hukuksal açıdan kapsamlı bir hazırlık yapıyor. CHP’nin seçim vaatlerinin açıklandığı "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" buluşmasına katılan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in verdiği bilgiye göre duruşmalar başından sonuna kadar hem siyasetçiler hem de hukukçular tarafından yakından takip edilecek. Duruşma salonuna 6-7 dakika mesafede kurulan Silivri Dayanışma Merkezi bir yandan avukatlar ve gazeteciler için çalışma ofisi olacak, diğer yandan davayı izlemeye gelenlerin dinleneceği yer olacak. Yaklaşık 2 ayı bulması beklenen ilk duruşma sürecinde bu merkezde söyleşi gibi etkinlikler yapılması da planlanıyor.

Duruşma öncesi CHP ile dayanışma gösteren tüm siyasi partiler ziyaret edildi. Bu partilerin yöneticilerinden duruşmaya katılımlar olması bekleniyor. Uluslararası misyon temsilcileri ve yabancı basın kuruluşlarının da davayı yakından takip edeceği ifade ediliyor. CHP teşkilatları ve milletvekilleri de belli bir nöbet çizelgesi doğrultusunda davayı izleyecek.

“Zorluklar artarken direnç de artıyor”

Genç bir Parti Meclisi Üyesi her zamankinden daha yoğun bir mart ayı geçireceklerine dikkat çekerek, “En uzun seçim kampanyasının içindeyiz. Bir sürü badire atlattık ama yaşadıklarımız bize aynı anda birçok şeyi bir arada yapmayı öğretti. Önümüzdeki süreçte de zorluklar artabilir ama direncimiz de her geçen gün daha çok artıyor, çünkü her zamankinden daha umutluyuz” dedi.

19 Mart’ta hep bir ağızdan Kurtuluş Yok Tek Başına şarkısı söylenecek

Bu arada CHP “19 Mart darbesi” olarak nitelendirdiği büyük İBB operasyonunun yıldönümüne da özel bir hazırlık yapıyor. 18 Mart akşamı Saraçhane önünde başlayıp 19 Mart’ın ilk saatlerine kadar sürecek programa partililerin yanı sıra bu süreçte CHP ile dayanışma gösteren farklı kesimlerden muhaliflerin de katılması hedefleniyor. Yapılan planlamaya göre 18 Mart gece yarısı, katılımcılar CHP’nin son dönem eylemlerine damga vuran “Kurtuluş Yok Tek Başına” şarkısını sanatçı İlkay Akkaya ile birlikte söyleyecek.

Mart ayı CHP için çok yoğun bir ay olacak. Ama 9 Mart’ta başlayacak dava ve 19 Mart operasyonunun yıldönümündeki programdan sonra partilileri daha yoğun bir saha çalışması bekliyor. CHP’li bir yöneticinin ifadesiyle farklı kollardan yürüyen tüm bu çalışmalar akarsuyu besleyerek denize ulaştıracak.