Türkiye “paralel yapı” denilen yapı ile 15 Temmuz darbe girişiminde yüzleşti. Öncesinde birçok kişi defalarca uyarı yapsa da iktidar ile ortak yol yürüyen yapı, bu uyarıları hep bertaraf etti. Bunu yaparken de emniyet ve yargı gücünü kullanmayı ihmal etmedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçen hafta “yeni bir paralel yapı” çıkışı siyasi polemiklerin başlamasına da yol açtı. Bu çıkış onlarca emniyet müdürünün merkeze çekildiği, birçoğunun görev yerinin değiştirildiği gün gelmesi de elbette tesadüf değildi.
Her ne kadar Erdoğan’ın imzasıyla yayınlansa da emniyet kararnamesi sonrası İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan duyulan rahatsızlıklar MHP çevrelerinde artık açıkça ifade edilmeye başlandı. Bahçeli’ye yakın isim Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, sık sık istatistiki veriler paylaşan Yerlikaya’nın adını vermeden “Kahramanlara sahip çıkan ve zafiyet oluşturmayan iradeye sahip çıkmak lazım” paylaşımı yaptı.
Atamalara yönelik olduğu belirtilen paylaşımlar bununla kalmadı. Bahçeli’nin 11 Eylül’de yaptığı “paralel yapı” çıkışından birkaç gün sonra danışmanı Yıldıray Çiçek bir yazı kaleme aldı. Bahçeli’nin aslında ilk günlerde satır arasında kalan açıklamalarına böylece dikkat çekilmiş oldu. Yıldıray Çiçek, Bahçeli’nin “paralel yapı” uyarısı hatırlatarak; “bu yersiz bir endişe değildir, göz ardı edilemez” dedi ve devam etti:
“Ülke güvenliği her alanda titizlikle sağlanmalı; Türkiye’nin güvenliğinden sorumlu kişiler milli şuura, mücadele azmine ve hassasiyete sahip isimler arasından seçilmelidir. Yaşananlar ve yaşatılanlar ortadayken, Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘yeni bir paralel yapının izleri’ uyarısı ihmal edilemez. TSK, Emniyet ve istihbarat, milletimizin güvenliğini korumada en hayati alanlardır.”
Bu sözlerin hedefi elbette CHP değil, hükümet… Aslında verilen mesaj açık. İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere MHP’li kadroların tasfiye edilmesine “durdurun” mesajı veriliyor ve yerine gelenlere dair uyarı seslendiriliyor. Bahçeli ve Erdoğan sık sık bir araya geliyor. Bu başlıkların ele alınmıyor olması düşünülemez. Ancak buna rağmen ortada bir rahatsızlık olduğu ve bu rahatsızlığın artık açık kanallardan da dillendirildiğini görüyoruz.
Cumhur İttifakı içerisinde problem var mıdır, yok mudur gündemi elbette ayrı bir konu. Ancak açıktan yapılan uyarıların içeriğine bakmakta fayda var. Devlet Bahçeli’nin Türk siyasetindeki çıkışlarına bakıldığında “paralel yapı” uyarısının alelade olmadı çok açık. Bazı bilgi ve tespitler var. Bir süredir CHP, Emniyet’te tarikat ve cemaatlerin tercihlerine göre atama yapıldığını hem Meclis’te hem de birçok platformda gündeme getiriyor. Birçok örnek de veriyor. Bugüne kadar susan Bahçeli’nin bugün konuşmasını gerektirecek önemli hangi adım atıldı bunun da bir şekilde kamuoyuna açıklanması gerek.
CHP’nin İçişleri Bakanlığı’ndan sorumlu ismi Murat Bakan da buna dikkat çekiyor. “Devletin içerisinde tarikatlara ve cemaatlerin örgütlendiğini liyakate dayalı olarak değil tamamen sadakate dayalı olarak bilhassa Nur cemaatinin farklı kollarının emniyet içinde örgütlendiğini söyledik” diyor. Murat Bakan, jandarma teşkilatında Menzil’in, Türk Silahlı Kuvvetlerinin personel yapısının da değiştirilmeye çalışıldığına dikkat çekiyor. Geçmişte Kurdoğlu tarikatına mensup sarıklı amiral, Tuzla’da yaşanan tarikat kavgası, 5 teğmenin ihraç edilmesi gibi birçok olay yaşandığını da hatırlatan Murat Bakan, “Geçmişte hiçbir refleks duymadık. Bardağı taşıran neydi bunun açıklanması lazım” diyor.
Tarikat ve cemaatlerin özellikle emniyet ve yargıda etkin olmaya çalışmalarının milli güvenlik sorunu olduğu iktidar tarafından 15 Temmuz sonrası sık sık ifade edildi. “Farklı yapılara hiçbir müsamaha gösterilmeyecek” denildi. Bu müsamahalar gerçekten gösterilmiyor mu? “Yeni paralel yapı” uyarılarının arkasında ne var? Bu konuda samimi, şeffaf bir adım atılarak açıklama yapılması şart. Bu ülkenin çok ağır bedeller ödediği unutuluyor.