Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya dönüşü siyasi tartışmalara dair dikkat çeken bir çıkış yaptı ve CHP’nin bir önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu andı. Bu anma sıradan bir anma değildi elbette.
Erdoğan’a “İktidarda olduğunuz 24 yılda üç CHP genel başkanı gördünüz ve aynı dönemde siyaset yaptınız. İlk ikisine yönelik zaman zaman çok sert eleştirileriniz de oldu ama son günlerde Silivri’yle irtibatı yoğunlaşan Özgür Özel’e karşı tavrınız bir hayli değişti. Hem eleştirileriniz çok sertleşti hem de “umudumu kestim” gibi bir tespit yaptınız. Bu ne anlama geliyor, size göre geçmişte CHP’de olmayan bugün ne oluyor?” sorusu soruldu.
Cumhurbaşkanı bu soruya, “Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor” ifadelerini kullanarak yanıt verdi.
Erdoğan’ın bu sözleri CHP Genel Merkezi’nde, “Kılıçdaroğlu’nu özlüyor” şeklinde yorumlandı. Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na geçmişte, “Terör örgütünün güdümünde”, “Kamu kurumları basmayı siyasi eşkıyalık yapmayı iyice alışkanlık haline getirdi”, “kalibresi bozuk, cibiliyeti bozuk” gibi örnekleri artırılabilecek suçlamalarda bulundu, ağır sözler kullandı. Hatta 2023 kampanya dönemini hatırlarsak, sahte videolarla bile siyasi polemik sürdü.
Hal böyle iken, Erdoğan Kılıçdaroğlu değerlendirilmelerini yaparken “bir sıkıntı yaşamadık” demesi. Şu an sıkıntı yaşandığının bir itirafı olarak da yorumlandı. Son anketlere bakıldığında CHP gerilemiyor. Hatta kimilerinde birinci parti. Gerileme eğilimi de henüz ortaya çıkmış değil, tam tersine yürüttüğü siyaset toplumda yakında takip ediliyor. Herkes bir şekilde kulak kabartıyor. Bu da her kesimden oy alabilme imkanı olduğunu da gösteriyor. 2024 yerel seçimlerinde gördüüğümüz bu ivmede bir gerileme yok.
Kılıçdaroğlu dönemi Erdoğan ve Ak Parti için daha “kolay” ve “öngörülebilir” bir dönemdi. Politikaları öngörüp buna göre siyaset geliştirip bir şekilde de seçimde alt ediyordu. Kılıçdaroğlu’nun 11 yıllık genel başkanlık döneminde Erdoğan’a karşı seçim kazanamamasının temel sebebi biraz da buydu. Öngörülebilir ve bir sonraki adımı kısman tahmin edilebilir bir lider oluşuydu. 2019 yerel seçimlerindeki CHP’nin beklenmeyen politikaları ve doğru riskli aday tercihleri ile seçime girmesi sonrası başarı elde ettiği de bir gerçek. Siyasette risk alındığı zaman başarı geldiği bir gerçek. Şu andaki CHP yönetiminin çok daha riskli ve siyaseten zor kararlar aldığı bir gerçek. Hatta bazı çıkışlar ve hamleler toplumun geneli kadar parti içerisinde dahi “hayretle” karşılanabiliyor. Bir anlamda cesur politikalar izlenebiliyor. Aday tercihleri, aldığı riskler ile Özgür Özel ve parti yönetimi 2019’un da üzerine koyarak, 2024’te daha büyük bir başarı elde etti.
Şunu da söylemek gerek, CHP, artık somut, net politikalar üretemezse, bu gücünü de yitirecektir. Bunu biraz da süreç gösterecek.
Son 24 yıldır tartışmasız önemli siyasi çıkışlar yapan Erdoğan’ın bu açıklamaları neden yaptığına dair ise ne iletişimciler ne de AK Parti’deki bazı önemli isimler pek yorum yapmak istemiyor. Genel kanı yanlış bir açıklama olduğu yönünde. Ancak devamında da klasik cümle kuruluyor: “Reis’in vardır bir bildiği…”
Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu dönemine yönelik övgülerinin devam edip etmeyeceği, bir bildiği olup olmadığını da zaman gösterecek. Şimdilik memnun taraf CHP, izleyen taraf ise AK Parti.
***
İmamoğlu krizi kapıda mı?
Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunda 1 yıla yaklaşılıyor. Bu sürede Özgür Özel başta olmak üzere birçok milletvekili Ekrem İmamoğlu ile görüşmelerini sürdürüyordu. Sadece İmamoğlu da değil tüm İBB tutukluları, Can Atalay ve Osman Kavala gibi isimlere CHP ziyaretlerde bulundu. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can’ın önüne giden izin başvurularına dönüş yapılıyordu.
Bugüne kadar bu ziyaretlerde de bir sıkıntı yaşanmadı ve izin veriliyordu. Ancak şimdi Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olması ile yeni bir durum ortaya çıktı. Akın Gürlek, Ramazan Can’dan izin verme yetkisini aldı…
CHP’li vekiller Utku Çakırözer, Gökan Zeybek, Bülent Tezcan, Turan Taşkın Özer’e görüşme başvuruları sonrası dönüş yapılmadı. Hala bekletiliyor. Hatta ulaşmak istedikleri bakan yardımcılarına dahi ulaşamıyorlar. Vekiller Namık Tan, Gamze Taşcıer’in başvurularına ise ret yanıtı verildi. Yani CHP artık istediği zaman İmamoğlu ile görüşemiyor.
Gözler şimdi Özgür Özel’e ne yanıt verileceğinde… Bu hafta bir başvuru yapılmadığı ifade ediliyor. Ancak haftaya muhtemel bir başvuru olacak. Ne yanıt verilecek, Akın Gürlek’in yeni döneme dair işaretlerinden biri de bu olacak…