Bugün akşam çok önemli bir maç var. Herkes bu maçla ilgili bir yazı beklemiş olabilir. Ancak sonuçtan bağımsız olarak bazı noktalara dikkat çekmekte ısrar etmek, sanırım bizlerin görevi olsa gerek.

Sahalarda son yaşananlar, artık saha dışının da “oyunun kendisi” haline getirilmeye çalışıldığını gösteriyor.

Bosna Hersek-İtalya maçında Donnarumma’nın penaltı notları, Bosna Hersekli top toplayıcı çocuk tarafından alındı. 14 yaşındaki çocuk, İtalya’nın elenmesinde başrol oynadı.

Benzer bir olay Konyaspor-Fenerbahçe kupa maçında da yaşandı. Ederson, su matarasının üzerine penaltı notlarını yazmıştı. Ancak Konyasporlu top toplayıcı çocuk bu matarayı aldı.

Bu iki olay basit bir dikkatsizlik değil; açık bir etik ihlal tartışmasıdır.

Kalecilerin, penaltı atacak rakip oyunculara dair hazırladığı yazılı notların top toplayıcı çocuklar üzerinden elde edilmesi ve bunun ardından sosyal medyada “normal bir durum” gibi paylaşılması, futbol adına ciddi bir kırılmadır.

Burada artık masumiyet aranmaz.

Çünkü sorun tek bir olay değil, bunun meşrulaştırılmasıdır.

Aslında top toplayıcı çocuklar, futbolun en saf tarafıdır. Onlar oyunun heyecanının bir parçasıdır.

Ancak bugün geldiğimiz noktada bu çocukların, farkında olmadan ya da yönlendirilerek oyunun “bilgi taşıyıcısı” haline getirilmesi kabul edilemez.

Daha da vahimi, bu tür davranışların sosyal medyada sıradanlaştırılmasıdır.

Bir ihlalin “normal” gibi sunulması, en tehlikeli aşamadır.

Bu noktada asıl soru şudur:

Futbolu kazanmak mı önemlidir, yoksa nasıl kazandığın mı?

Bu konudan bağımsız bir başka olay da Beşiktaş-Alanyaspor maçında yaşandı.

Beşiktaşlı Rashica’nın oyundan çıktığında tribündeki eşine attığı forma, bir çocuk tarafından havada yakalandı. Formayı alan çocuk, koşarak oradan uzaklaştı.

Ama o anda yaşanan bu davranış, güzel bir jesti gölgeledi.

Oysa planlanan bambaşkaydı. O forma, doğum günü olan başka bir çocuğa hediye edilecekti.

Rashica da “Eşim onu doğum günü olan başka bir çocuğa vermek istiyordu ama şimdi bu küçük onu kaptı.” diye açıklama yapmak zorunda kaldı.

Sonrasında bu olayı paylaşan haber sitesine yapılan bir taraftar yorumunu paylaşacağım:

“Çocuğa helal olsun. Bence Beşiktaş bu çocuğu değerlendirmeli, geleceğin kalecisi olabilir.”

Maalesef geldiğimiz nokta bu.

Başka da yoruma gerek yok.