Dünyada pek çok şeyin fiyatını kendisi belirler, altın gibi bazı emtialar ise değerini kendisi koyar ama fiyatını başkaları belirler.

Bu cümleyle başlayalım…

Petrol gibi altın da değerlidir ve sınırsız değildir. Dolayısıyla kaynakların sınırlı olması nedeniyle değerlidir. Peki değerli olması fiyatının değişkenliğini nasıl etkiliyor?

Değerli olan şeyin fiyatı da ona göredir. Ancak arz talep dengeleri, stratejik gelişmeler ve politika gibi faktörler bu denge fiyatını değiştirir ve daha PAHALI hale getirir.

Petrolde bu değişkenler öncelikle arz kaynaklarına dönük sınırlama ya da tehditlerdir. OPEC ülkeleri 1970’li yıllarda petrol kartını kullanmış ve petrol arzını düşüreceklerini ilan ederek başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyaya ellerindeki petrol kozunu ilk ve son kez oynadılar. Sonrasında ABD 1980’ler itibariyle hamlelerini yaparak çoğu Arap ülkesini kuklaya çevirdi ve kendi aparatı haline getirdi. Böylelikle OPEC bu kartını kaybetti. İran zaman zaman “Hürmüz Boğazı'nı kapatırım haaa!” dediği zaman bir hopluyor zıplıyor piyasalar, o kadar. Venezuela Başkanı Maduro operasyonunda bile petrol fiyatları kayda değer bir hareket göstermedi.

Gelelim altına, yani asıl konumuza.

Altın değerlidir ama fiyatını talep belirler. Altına talebi de korku, kaos belirler. İnsanlar ister ulusal ister uluslararası gerilimler, çatışmalar ve güvensizlikler durumunda altına yönelir. Hatta aile içi güvensizliklerde bile kadının tek güvencesi altınlarıdır.

2023 Ocak ayında 1900 USD/ONS olan altın fiyatı bugün 5 bin doların üzerinde. Dolar bazında 2 yılda yüzde yüzellinin üzerindeki artış normal değil elbette. Herkes “daha da yukarı gitmez” dedikçe Trump itekliyor.

Açıkçası ben şöyle düşünmeye başladım, Trump çok ciddi bir altın oyunu (Golden game) oynuyor.

Dünyada elinde en çok altın olan ülke 8 bin 133 ton ile ABD ve onun en yakın takipçisi Almanya 3 bin 350 ton ile ikinci sırada… Liste İtalya (2.452), Fransa (2.437), Rusya (2.330), Çin (2.304), İsviçre (1.040), Hindistan (880), Japonya (846), Türkiye (641) diye devam ediyor. Elbette bunlar ülkelerin kendi altınları, halkın elindeki, bileğindeki, boynundaki yastık altı tabir ettiğimiz altın buna dahil değil. Onlarla sıralama değişir elbette ama çok da majör değişiklikler olur mu bilmek olanaksız.

Trump bu tabloya bakınca aslında ABD’nin elindeki altını değerlendiriyor, belirli bir değere çıktığında bu altının 2 bin tonunu satarak nakite dönerse ne olur?

Öncelikle Japonya’nın ekonomik sıkıntılarından ötürü satma ihtimali olan 1,2 trilyon dolarlık ABD devlet tahvilleri var, bunları ya para basarak ya da kasadan karşılaması gerekecek. Fiktif olarak saçma sapan Grönland krizi, İran bilmem nesi gibi yaratılmış krizlerle güvensizlik ortamını körüklemek ve altın fiyatlarını yükseltmek bu pencereden bakında başka bir anlam kazanıyor değil mi?

Altın normal seyrinde olsaydı bugün 2400-2800 USD/ONS seviyelerinde olması gerekiyordu. Bu durumda ABD 2 bin ton altını yüksek seviyeden gelecek talebe piyasanın tabiriyle “gömerse” altın fiyatları ciddi bir düşüş gösterir. Elbette fiyatlar belirli bir seviyeye geldiğinde sattığınız altını daha uygun fiyattan alarak yerine koyabilirsiniz. Ayı /boğa piyasası diyoruz ya, tam da o…

Trump altını kasten yükseltiyor ve bunu yapmak için NATO’nun dağılması anlamına gelecek hamleler yapıyor demek mümkün mü? Zira yapılanların mantıklı bir açıklaması yok. Bir yandan da ICE ile yarattığı kaos ortamından da yararlanmak istiyor. Tabii şimdilik kendi kontrolündeki kaos eğer kontrolünden çıkarsa nelerin olacağını kimse kestiremiyor.

Neticede ABD hazinesinin durumunu buradan bilemeyiz, Japonya’nın ekonomik dengelerini düzeltmek için satacağı ABD tahvili miktarını bilmek mümkün değil, belki de onlara bu satışı yapmadan sorunu çözmek üzere adımlar atacaklar, bu finans diplomasisi bakalım nasıl bir gelişmeye yol açacak.

Tabii bu oyun oynanırken, Trump’ın şirketleri acaba altında pozisyon aldı mı? Uyuşturucu baronlarının altın, elmas gibi yükte hafif, pahada ağır yatırım araçlarını sevdiğini biliyoruz, onlar bu değer kazanma sürecinden nasıl faydalandılar? Bunların hepsi yan sorular…

Net olanı şu; altının 5 bin dolar/ons olması bekleniyordu ama bu kadar hızlı değil. Eğer yukarıdaki ihtimaller gerçek değilse bundan sonraki uzun vadeli hedef 10 bin USD/Ons olarak revize edilmiştir. Bu hedef altına talebi daha arttıracaktır.

Umarım dünyada barış rüzgarları eser ve insanları altınları gelecek kaygısından doları tasarruf için değil estetik kaygılarla takı olarak kullanmak için alırlar.