Cumhuriyetle yaşıt olmakla övünen CHP, 102. yaşını “parti genel merkezine kayyım atanması tehdidi”nin gölgesinde kutluyor.

Cumhuriyetle yaşıt olmakla övünen CHP, 102. yaşını “parti genel merkezine kayyım atanması tehdidi”nin gölgesinde kutluyor.

Bir asrı deviren CHP’nin tarihinde Meclis’te tahkikat komisyonu kurulması da var, darbe dönemlerinde kapatma kararları da. Eğer gerçekleşirse mevcut genel merkez yönetiminin mutlak butlan kararı ile geçersiz kılınması ya da kayyım atanması ise ilk olacak. İstanbul kongresinin iptali davasında verilen kayyım kararı bu “en kötü senaryo”nun “fragman”ı olarak yorumlanıyor.

CHP’de son yılların en büyük gerilimine yol açan tartışma partide 13 yıl genel başkanlık yapan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kaybettiği, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultay’ın hemen ardından başladı. 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan kurultayda “Para karşılığı oy kullanıldığı” iddiaları artık yargı konusu. Benzer gerekçelerle açılan İstanbul davası sonrasında mevcut yönetim uzaklaştırıldı, partinin eski yöneticilerinden Gürsel Tekin, arkasında binlerce polisle CHP İstanbul il binasına girdi. Tüm gün yaşanan olayların ardından geriye OHAL’i aratmayan polis ablukası, biber gazıyla partililere müdahale gibi seçmenin zihninden zor silinecek görüntüler kaldı. Şimdi benzer görüntülerin Ankara’da, partinin genel merkezinde yaşanma endişesi var.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü partisi CHP son yılların en zor sürecinden geçtiğini söyleyebiliriz. Partililerin büyük kısmı operasyonun arkasında iktidarı görüyor ama kriz iyi yönetilemezse bu sürecin bölünmeye de yol açabileceği kaygısı taşıyor. Bir milletvekilinin anlatımıyla aktarırsak, CHP’ye dönük bir iktidar operasyonu yürütülüyor. Operasyon araçları yargı, polis başta olmak üzere tüm kamu gücü. Operasyonda çarpıştırılmaya çalışılanlar ise kardeşler. Amaç da muhalefeti etkisizleştirmek, partiyi bölmek. Bu büyük bir tuzak.

Peki CHP bu “tuzak”tan nasıl kurtulacak? İstanbul’a kayyım atanan Gürsel Tekin’in polis eşliğinde il binasına girdiği saatlerde CHP yöneticileri Ankara’da toplantı üzerine toplantı yaptı. İl başkanları ile konuşuldu. Bugün de Parti Meclisi üyeleriyle bir araya gelinerek son durum değerlendirilecek.

Parti yöneticileri “Sonuna kadar direneceğiz” diyor. Bu direniş mutlak butlan ile mevcut yönetimin geçersiz kılınıp önceki genel başkan Kılıçdaroğlu ile birlikte o dönemin Parti Meclisi üyelerinin yeniden görevlendirilmesi olacaksa, bu isimlerden görevi kabul edenlerin partiye sokulmayacağı ileri sürülüyor. Kayyım kararı çıkarsa da bu tutum o kurulda görev alacaklar için de geçerli olacak. Mevcut yönetim hiçbir şekilde partiyi terk etmeyecek.

15 Eylül veya öncesinde çıkabilecek bir karara karşı partinin MYK üyeleri genel merkezde, il-ilçe yöneticileri ile gençlik kolları üyeleri de il-ilçe binalarında nöbet tutacak. Bu nöbetin 21 Eylül’de delegelerin isteği ile yapılacak olağanüstü kurultaya kadar devam edeceği ifade ediliyor. Bu kurultayın mutlak butlan ya da kayyım kararlarını geçersiz kılacağı, yeniden seçilen yönetimin görevine kaldığı yerden devam edeceği düşünülüyor.

Ancak delegelerin imzasıyla çağrısı yapılan olağanüstü kurultaya dair de imza toplama, bekleme sürelerine uyulmaması gibi bir dizi hukuki itiraz var. Hatta İstanbul il kongreleri ile ilgili devam kararı veren YSK’nın genel merkezle ilgili kurultay kararında tutum değişikliğine gidebileceği kaygısını dile getirenler var.

CHP’nin olağanüstü kurultay ile krizi aşma planında istenen sonuç alınamazsa ne olacak? CHP’nin 38. Olağan Kurultayı için açılan davada “mutlak butlan” talebinde bulunulduğu için eski yönetimin göreve gelmesi dışında bir ihtimal olmadığını söyleyen partililer bunun da bir çıkış olabileceği görüşünde. Bu görüşe göre mutlak butlan kararı verilmesi durumunda önceki genel başkan ile birlikte o dönem seçilen Parti Meclisi (PM) de yeniden göreve çağrılacak. Kurultayın üzerinden geçen yaklaşık 2 yılda PM üyelerinin tutumlarının da değiştiğine işaret ediliyor. Yani eski PM artık Kılıçdaroğlu’nun PM’si değil.

Önceki dönem PM’sini analiz eden bir milletvekilinin aktarımına göre 60 kişilik PM’nin yanı sıra 15 kişilik yedek üyeler için seçim yapıldı. O dönemin PM’sinden grup başkanvekilliği görevi, istifa ve ölüm gibi nedenlerle 17 kişi düşmüş oldu. Geriye 58 PM üyesi kaldı. Bu üyelerden 38’inin de bugün görev yapan Özgür Özel yönetiminden yana olduğu değerlendiriliyor. Bu durumda 38 PM üyesi (31 üyenin evet oyu vermesi yeterli) partiyi olağanüstü kongreye götürme kararı alabilir. Partinin hızla kurultaya götürülmesi durumunda da mevcut yönetimin yeniden seçilerek görevine devam edebileceği yorumları yapılıyor.

Tüm bu hesapların birer satranç hamlesi olduğu düşünüldüğünde karşı hamlelerle sıkışma, alan kaybetme gibi riskler de var. “En kötü senaryo”yu kayyım ataması değil “bölünme” olarak kodlayan birçok partili atılan adımlarda asıl seçeneğin “Birlik, beraberliği sağlama” olması gerektiğini söylüyor, “Bugün bir olmayı başaramazsak yarın daha zor olur” diyor. Parti içindeki farklı eğilimlerle diyalog, istişare mekanizmalarının her zamankinden daha fazla işletilmesi gerektiği ifade ediliyor.
102. yaşına giren CHP’nin önümüzdeki yıl yapacağı kutlamalar bu yıl atacağı adımlara göre şekillenecek görünüyor.