Eskilerde göz hakkı derdik, bahçelerin arasından geçerken bir iki tane erik, kiraz koparırdık, o kadar…

Şimdilerde göz hakkını da kabul etmiyorum, gözlerin ardındaki beyin ve kalpler temiz olmayınca gözün hakkı da olmuyor…

Milyonlarca insan var artık, her biri göz hakkı derse nereye gider bu iş…

Sosyal medyada bir fındık bahçesi sahibi bahçesine giderken bir de bakıyor ki bir kadın ve bir adam birer poşet fındığı doldurmuşlar gidiyorlar…

Göz hakkı filan diyorlar da yahu 2 poşet göz hakkı mı olur?

Yorumlarda bahçe sahibine saydıran saydırana, “birazcık fındıkla batar mıymış” “Göz hakkı diye bir şey var” gibi resmen hırsızlığı savunanlar var açık açık… Neyse ki göz hakkı dahil bunu kabul etmeyenlerin daha çok olması umut verici…

Buradan gelmek istediğim nokta tarımsal hırsızlık…

Bir dostumuzun üzüm bağına geçen sene bir gece yarısı kamyonu çekip adamın üzümünü hasat edip götürmüşler…

Güneyde pek çok bahçede 7/24 güvenlik olduğunu biliyorum. Özellikle Adana’nın bir bölgesinde resmen silahlı korumalar, elektrikli dikenli teller filan askeri üs gibi korunuyor bazı bahçeler…

Limon, avokado, kivi, mango gibi kıymetli ürünleri yetiştirenlerin tek gideri tarımsal değil anlayacağınız. Elde silah 7/24 nöbet tutmaları gerekiyor.

Peki kim bunlar?

Bir kamyon dolusu üzümü çalıp ne yapıyorlar?

Halde satacaklar diyelim, menşei sorulmuyor mu?

Tarım Bakanlığı eminim bu konudan haberdardır ve bir çalışma yapılıyordur.

Sebze ve meyve bahçelerinde yaşanan hırsızlık bildiğiniz organize bir boyut almış durumda.

Öncelikle, her ürünün hangi üreticiden alındığı, bahçe sahibinin tarım müdürlüklerindeki kayıtlarından da online takip edilerek onaylanıyor mu?

Şöyle anlatayım, bir kamyon avokado getirdim hale, alıcı ürünün hangi bahçenin ürünü olduğunu, kimden alındığını biliyor mu?

Gelen ürün türü ve miktarı, tarım bakanlığı verileriyle karşılaştırılıyor mu?

Zira tarımsal destekler, envanter çalışmalarını çok başarılı bir şekilde yapıyor Tarım bakanlığı biliyorum. Önemli olan pazara çıkarken bu ürünün akıbetinin kontrol edilmesi…

Birkaç yıldır bu konularda haberler çoklukla yerel basında yer alıyor, oysa bu sorun artık yerel olmaktan çıktı…

Eğer çiftçinin bir yıllık emeği hırsızlara hediye edilecekse kimse bahçesini ekmez, bağına bostanına bakmaz ki?

Bu konunun takip edildiği ve gereğinin yapıldığını bilmek isterim açıkçası…

Naçizane görüşüm, zaten bu hırsızlıkları yapanların bilindiği yönünde, ancak delil yetersizliği gibi durumlardan ötürü işlem yapılamıyor. Öncelikle tarımsal hırsızlıklara çok ağır cezalar tesis edilmeli ve caydırıcı hale getirilmeli.

Ve elbette şu kameralar var ya, ormanları, bağ bahçeleri de kameralarla takip ederek gireni çıkanı kaydetmek ve olası hırsızlık durumlarında anında müdahale edebilmek açısından yararlı olur… Ve elbette madem dünyanın en iyi İHA’ları bizde, gece yarısı hasat edenleri ormanlarda ateş yakanları yakalamak zor olmasa gerek binlerce metre yüksekten… Anından jandarma, polis artık kim varsa müdahale etsin… Çiftçilere hareket sensörlü, gece görüş sistemli kameralar temin edilsin…

Fena mı olur?