PKK’nın fesih ve silah bırakma kararından sonra gerekli yasal düzenlemeleri belirlemek için kurulan Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Barış Komisyonu “en zor” toplantılarından birini yaptı.

Zordu, çünkü komisyonun dinlemek için davet ettiği anneler çocukları dağa çıkmış ya cezaevlerinde bulunan “Barış Anneleri”ydi. Yüzlerce eylem yapan, birçok kez gözaltına alınan, tutuklanan annelerin iktidar temsilcileri ile görüşme talebi bugüne kadar hiç kabul edilmemişti.

Beyaz başörtüsüyle komisyona katılan Nezahat Teke’nin 19 yaşındaki kızı “Öcalan’ın tecridi”nin kaldırılması için bedenini ateşe vermişti. Konuşmasını kendisini daha iyi ifade edebilmek için Kürtçe yapmak isteyen Teke’nin talebi, bazı milletvekillerinin “gönüllü çeviri” önerisine karşın “Meclis kuralları” gerekçe gösterilerek kabul edilmedi. Konuşmasına Türkçe devam eden Teke 25 yıldır sokaklarda, “analar ağlamasın, silahlar sussun, evlatlarımız ölmesin” diye mücadele ettiğini anlattı. Teke’nin “Gencecik evlatlarımızı değil de silahları toprağa gömelim”, “Anaların tülbendi gibi bembeyaz şeffaf bir defter kurmak istiyoruz. Giden gitti, ama kalanlar gitmesin, başka analar ağlamasın” sözleri tutanaklara geçen dikkat çekici ifadeler oldu. Teke, sürecin ilerlemesi için komisyondan bir heyetin İmralı'ya gitmesi gerektiğini söyledi.

Söz alan Türkiye Bozkurt’un da okuma yazması yoktu. Kızının 27 yıldır cezaevinde olduğunu anlatan Bozkurt da, “Burada ana dilimizle konuşamıyorsak demek ki bir problem var” diyerek konuşmasına başladı. Köy yakmaları, faili meçhulleri anlatan Bozkurt da Komisyon’un Öcalan’la görüşüp dinlemesi gerektiğini söyledi. Cezaevlerindeki hasta mahkumların durumunu, otuz yılı doldurmasına karşın tahliye edilmeyen mahkumları gündeme getirdi.

Barış Anneleri adına söz alan son konuşmacı Rebia Kıran 70 yaşındaydı, kendisine 20 yıl ceza verildiğini anlattı. Kürtçe konuşmasına izin verilmeyen Kıran da, “Bir Türk anası Kürtçe bilmiyorsa, ben onu zorlasam illaki sen Kürtçe konuşacaksın, iyi bir şey değil. Biz dilimizi istiyoruz, Anayasa'ya girsin; güzel bir şey bu ülkeye gelsin ki birbirimize güven olsun” dedi.

Diğer iki katılımcı gibi Öcalan'ın özgürleşmesi gerektiğini söyleyen Kıran “dağdan inecek olanlar 30 yıl cezaevine tıkılacaksa” böyle barış gelemeyeceğini ifade etti. Medyanın dilini eleştirdi, “terörist ismi Kürt'ün üstüne kullanılmalı” dedi. Kıran’ın devletin özür dilemesi gerektiğine dair sözleri de dikkat çekiciydi.

Detayları tutanaklarda herkesin erişimine açık olan “Barış Anneleri”nin sözleri Kürtçe uyarısı dışında hiç kesilmedi. Komisyonun kimleri dinlemesi gerektiğinin tartışıldığı toplantıda iktidar ve muhalefetten söz alan üyelerin “Burada herkes en aykırı görüşleri bile söyleyebilmeli” yaklaşımı karşılık bulmuş oldu.

Komisyon üyeleri, “konuşmacıların hassasiyetleri nedeniyle polemik yaratacak bir duruma neden olmamak için sadece dinleme” kararı alındığını söyledi. Ancak bazı açıklamalara itirazları olan üyeler bunu sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarla kayda geçirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Toplantının gerektirdiği hassasiyet nedeniyle, ileri sürülen ve iştirak etmediğimiz görüş ve düşünceleri de sabırla takip ederek notlarımızı alıyoruz. Milletimiz emin olsun” paylaşımı yaptı.

Toplantı sonrası değerlendirmesini sorduğumuz AK Partili bir komisyon üyesi katılımcıların
Kürtçe konuşma isteğini doğru bulmadığını söyledi, “Önemli ve zor bir süreç, ortamı gerecek hareketlerden kaçınmak gerek” dedi. Konuşmacıların birçok açıklamasına katılmadıklarını ama sağduyulu bir şekilde müdahale etmeden dinlediklerini söyleyen üye, “Bir sarkaç düşünün. Bir sağa bir sola gidecek ama sonuçta bir yerde dengelenecek. Duygusal yaklaşımlarla bu sorunu çözemeyiz. O dengeyi yakalayacağız” değerlendirmesi yaptı.

Bu “sağduyulu” yaklaşım davranışlara da yansıdı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere AK Partili, MHP’li komisyon üyeleri toplantıya ara verilmesinin ardından konuşmacıların yanına giderek katılımları ve konuşmaları nedeniyle hepsine teşekkür ettiler.

Toplantıyı değerlendiren bir başka komisyon üyesi de, “Kurulan komisyon belki de en zor, en önemli sınavını bugün verdi. Sonuçta çok yanında olmadığımız politik bir tutum göreceğimizi biliyorduk. Karşılıklı saygı içinde toplantı tamamlandı” yorumu yaptı.

Beşinci toplantısını tamamlayan Komisyon gelecek hafta da iki gün çalışacak. 27 Ağustos’ta yapılacak toplantıda, önceki dönem Meclis Başkanları Hikmet Çetin, Ömer İzgi, Bülent Arınç, Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, İsmet Yılmaz, İsmail Kahraman, Binali Yıldırım ve Mustafa Şentop’un sürece ilişkin görüş, öneri ve değerlendirmeleri alınacak. 28 Ağustos Perşembe günü yapılacak toplantıda da Türkiye Barolar Birliği dinlenecek.