CHP, yeniden tartışılmaya başlanan “mutlak butlan” riski ve son haftalarda vites attıran belediye operasyonlarına karşı “yeni bir yol haritası” belirlemek için toplantı üzerine toplantı yapıyor.

Belediye başkanları, milletvekilleri, Parti Meclisi ve MYK toplantılarının ardından alınan kararlar kamuoyuna açıklanacak. Ancak toplantıların açık bölümünde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yaptığı konuşma yeni döneme dair önemli bir soruna işaret etti: Muhalefetin birlik sorunu.

Mansur Yavaş dikkat çeken konuşmasında belediyelere yönelik operasyonlar ve transfer girişimleri ile yerel demokrasinin katledildiğini söyledi, “O zaman yerel demokraside bu şekilde mağdur olan, bütün muhalefette olan siyasi partilerin yan yana gelerek ortak bir hukuk platformu oluşturulmasının zorunluluğu vardır. Bundan sonrası için muhalefetin tüm unsurlarını yan yana getirmek suretiyle hukuka davet etmek, hukuksuzlukları halka şikayet etmek durumundayız” dedi.

Aslında muhalefet partileri birlikte mücadele açısından bugüne kadar çok fazla örnek gösterilebilecek çalışma yaptı. Öyle ki Altılı Masa ile ortak seçim çalışması dahi yürüttü. Ancak 14 Mayıs 2023 seçimlerinde yaşanan yenilgi sonrası bu birliktelik tamamen dağıldı. CHP’nin yeni dönem politikası, sadece seçmenlere seslenen “Türkiye ittifakı” oldu. Parti yönetimleri arasındaki ilişki karşılıklı nezaket ziyaretlerinin çok ötesine geçmedi.

Hafızaları zorladığımızda muhalefet partilerinin son 3 yılda sadece 3 ortak çalışma yürüttüğünü görüyoruz. İlk çalışma belediyelere kayyım atanmasıyla ilgili düzenlemenin kaldırılması için verilen ortak yasa teklifiydi. CHP'nin öncülük yaptığı teklife DEM Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi'nin aralarında bulunduğu parlamentodaki 10 siyasi parti imza attı. İYİ Parti de aynı dönem benzer bir teklif sundu.

Zeytinlik alanları madene açan yasa da muhalefeti birleştiren bir başka konu oldu. Yasaya tepki gösteren muhalefet partileri AYM’de açılan iptal davasına hep birlikte imza attı. Yasa sonrası komisyon kuruldu, Akbelen ile ilgili ortak açıklamalar yapıldı.

Siyasi Etik Kanunu teklifi de muhalefet partilerinin yapacağı yeni bir ortak çalışma olacak görünüyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel muhalefet liderlerine son yaptığı ara seçim turunda bu yasa teklifini gündeme getirmiş, partiler de olumlu yaklaşmıştı. Şu an ortak teklif için hazırlıklar sürüyor. Önümüzdeki günlerde teklifin Meclis Başkanlığına sunulması bekleniyor.

Geçen üç yılda yapılan çalışmalara belki 1-2 başlık daha eklenebilir ama muhalefet, ortak sorunlara karşı ortak mücadele deneyiminde geçmiş örneklere bakılırsa çok geriye düştü. Belediyelere yönelik operasyonlara da bugüne kadar ortak bir tepki verilemedi. Silivri’de başlayan duruşmalarda farklı partilerden temsilciler olsa da bugüne kadar lider düzeyinde katılım gerçekleşmedi.

Bugün hiçbir muhalefet partisi Altılı Masa gibi bir ittifak girişimine sıcak bakmıyor. Ancak konu CHP’nin ifadesiyle “milli iradeye darbe” amacı taşıyan iktidar uygulamaları ise muhalefetin buna karşı birlikte mücadele etmesi gerektiği rahatlıkla söylenbilir.

Muhalefetin birliğinin önemini gösteren bir başlık daha var. O da erken seçim gündemi. İktidar mensupları muhalefetin erken seçim çağrısına kulaklarını kapatsa da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için kendi tanımlamalarıyla “öne alınmış bir seçim” yapmak zorunda. Bu karar için de 360 milletvekilinin “evet” demesi gerekiyor. Ancak AK Parti, MHP, HÜDA-PAR ve DSP’nin toplam milletvekili sayısı 326. Bu durumda erken seçim için 34 milletvekilinin daha bulunması gerek. İşte bu tabloda da muhalefet partilerinin ortak tutumu ayrıca önem taşıyor olacak.

Partiler seçime giderken nasıl iş birliklerine girecek, hangi ittifakları kuracak bugünden söylemek mümkün değil ama mevcut sorunlara karşı verilecek ortak tepkinin muhalefete güç katacağı ifade edilebilir.