Son günlerde Manifest’in konser görüntülerinin yasaklanması ve gruba yurt dışı çıkış yasağı konmasının, akabinde de Mabel Matiz’in Perperişan şarkısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın talebiyle erişim engeli verilmesi ve ardından İçişleri Bakanlığı’nın sanatçı hakkında suç duyurusunda bulunması ile Türk Ceza Kanunu’nun (TCK )Müstehcenlik başlıklı 226. Maddesi yoğun gündemimizde, kendisine bir tartışma alanı buldu.

Müstehcenlik, Türk Dil Kurumu tarafından, açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız şeklinde tanımlanmaktadır.

Hukuk dünyasında müstehcenlik, halkın ar ve haya duygularını rencide eden, cinsi arzuları tahrik ve istismar eden, genel ahlaka aykırılık olarak tanımlanmaktadır.

Görüldüğü üzere, tanımında kullanılan birçok kelime de ayrıca tanıma muhtaçtır.

Oysa, kanunilik ilkesinin en katı şekilde uygulandığı ceza hukukunda maddi unsurun, yani neyin suç olduğunu belirten kavramın belirsiz ve göreceli olması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olması bakımından son derece sakıncalı bir durumdur.

Suçun hukuki konusunun, son derece muallak olan genel ahlak olarak kabul edilmesi, çağdaş ceza hukukunun benimsediği değerlere ve gelişime aykırı olması sebebiyle, TCK yürürlüğe girdiği zamanlarda da doktrinde sıklıkla eleştirilmiş, genel ahlak kavramının esnek ve göreceli olması siyasal iktidara geniş bir hareket alanı sağlayacağı için bu durumun kişi hak ve özgürlükleri açısından tehlike yaratacağı ifade edilmişti.

Gelinen aşamada, sokaklarında güvenle yürüyemediğimiz, trafikte magandalar tarafından her an tehdit edildiğimiz, sahte diploma skandalı iddialarının ayyuka çıktığı, yenidoğan bebek çetelerinin olduğu ülkemizde, Aile Bakanlığı “aile yılı” kisvesi altında, bir şarkı ile kamu düzenimizin ve genel ahlakımızın bozulabileceğini düşünerek, erişim engeli talep edebiliyor.

Sulh Ceza Mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi’nin erişim engellinin sistematik sorun olduğunu belirttiği pilot kararını gerekçe göstererek, başkaca çoğu durumda erişim engeli kararı vermezken, Bakanlık’ın talebi üzerine bir şarkıya derhal, erişim engeli verebiliyor.

Mabel Matiz yaşananlar üzerine, sosyal medyasından yaptığı açıklamada da şarkının sözleriyle ne anlatmak istediğini sanatçı duyarlılığıyla ifade ediyor.

Sanatçının beyanını hiçe sayarak, niyet okumak ifade ve sanat özgürlüğüne yeni bir darbe daha vuracaktır.

Kaldı ki, TCK’da müstehcenlik suçuyla asıl korunmak istenen hukuki menfaat çocuk pornografisinin engellenmesidir. 226. Maddenin 7. Fıkrasında zaten, bilimsel eserlerde, sanatsal ve edebi eserlerde müstehcenliğin herhangi bir suça vücut vermediği, hukuka uygunluk sebebi sayıldığı açıkça belirtilmektedir.

Hal böyle iken, “genel ahlak ve kamu düzeni” kisvesi altında, aile yılı da bahane edilerek, yine bir yaşam tarzı müdahalesi, muhalif sesleri susturma girişimi, ifade ve sanat özgürlüğünün iyice kısıtlanması kabul edilemez.

Mabel Matiz’in de dediği gibi, kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına hepimiz inanmak istiyoruz.