3. Dünya Savaşı hibrit bir savaş olacak gibi görünüyor, hatta başladığını söylemek bile mümkün.

Ticaret, diplomasi, ambargo, kuşatma, çatışma, terör örgütleri, vekalet ve derken doğrudan savaş…

Pakistan son olarak Afganistan’daki Taliban’a savaş ilan etti. Nedeni de kısa bir süre önce Hindistan ile girdikleri kısa süreli çatışmanın ardından bu kez de Hindistan’ın Taliban’ı dolaylı olarak Pakistan’a karşı kullanması…

Ülkelerin arasında anlaşmazlıklar olması işin doğasında var. Kim çok sevdiği komşusuyla hiç anlaşmazlık yaşamıyor? Elbette olacak bunlar, ama savaşmak, bakın orası gelişmişlik meselesi…

Arada bölgesel analizler yapıyoruz biliyorsunuz. Üzerinden geçelim…

Pakistan Hindistan ile anlaşmazlıkları olan bir ülke. Bu arada Hindistan ile Çin de biliyorsuz ki anlaşmazlıklar yaşıyor. Bu da Pakistan ile Çin’i bölgede düşmanımın düşmanı dostumdur noktasına taşıyor. Pakistan Türkiye ve ABD ile iyi ilişkileri olan bir ülke, ama bölgesel konjonktür nedeniyle farklı pozisyon alınabiliyor.

Pakistan’ın batısında İran var ve İran’ın da bu aralar İsrail/ABD tarafından vurulması söz konusu… Böyle bir operasyon öncesinde ABD Pakistan’ı kaybetmek ve sınır çatışmalarıyla konsantrasyonunun dağılmasını istemez.

Akdeniz’de İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs aralarına Mısır’ı da alarak Türkiye’yi kuşatmak istiyorlar. Mısır eskisi kadar istekli olmayabilir, ciddi bir Türk yatırımcı Mısır ekonomisini hareketlendi malum. NATO’ya bakarsanız Türkiye ve Yunanistan müttefik… Halkların dostluğundan bağımsız olarak yazıyorum bunları. Türk ve Yunan halkları savaşmayı istemiyor ama politikacılar ayrı.

Bakın Yunanistan yeniden ekonomik kriz döngüsüne girmek üzere, yine bazı ülkeler ne istedilerse yaptılar ve battılar. 200 binin üzerinde konutun bankalara geçtiği söyleniyor. Kamu maliyesinde sıkıntılar var, nasıl olmasın ki?

Turizm ve bazı ürünlerde tarım ülkesi olan Yunanistan’da hükümet paraları silahlanmaya harcadı. Onlar Türkiye’ye karşı silahlanmak peşinde Yunanistan’da onbinlerce askeri ile ülkeyi bir askeri üsse çeviren ABD’nin ise derdi başka… Neticede Almanya, İngiltere, ABD’den gelen paralar ile ekonomik bir rahatlama yaşayan Yunanistan için şimdi aldığı silahların ve borçların geri ödenme zamanı geldi…

Ülke kaynaklarını kötü yöneten her ülke politikacısının yaptığı gibi Yunanistan’da ilk iş zam yapmak oldu. Otoyollarda yüzde 20 civarında zam yapıldı, kurtarır mı bilinmez. Golden Visa için satılan evlerden gelen paralar vatandaşların cebine vergiler de devletin kasasına girdi girmesine ancak yeter mi? Yetmez…

Ne yazık ki Yunanlıları ve Yunanistan’a gitmeyi seven Türkleri bekleyen ciddi zamlar var.

Ortadoğu şimdilik sakin gibi görünüyor ama aldanmamak lazım. Ortadoğu balonuna herhangi bir noktadan yapılacak basınç başka noktalardan patlayabilir. İran operasyonu gerçekleşirse coğrafyanın hangi köşesinden tepki geleceği belli olmaz. Mısır keza, istikrarlı görünüyor ama hiç belli olmaz…

Rusya Ukrayna savaşında ABD’nin pozisyon değişikliğinden sonra zafere çok yakın, Avrupa ise Rusya karşısında ABD kalkanı olmadan ne yapabileceğini bilmiyor. ABD Danimarka’dan Grönland’ı isterken Rusya durumla dalga geçiyor. Avrupa aslında 100 yıllık bir faturayı ödemek zorunda kalabilir.

Tüm veriler ışığında en sıcak bölge Doğu Akdeniz Hindistan hattı olarak öne çıkıyor, en sakin bölgede Türkiye ve doğusundaki Türk devletlerinin oluşturduğu Pasifik kıyısına kadar uzanan hat olarak öne çıkıyor.

Türkiye bir yandan ateş çemberinin ortasında bir yandan da barış hattının batı ucunda…

Eğer Avrupa’dan başlayarak Moğolistan’a kadarki aks üzerinde eski ipek yolu felsefesiyle otoyol, demiryolu, petrol ve doğalgaz boru hatlarından oluşan bir ağ kurulabilirse Avrasya dünyadaki dengenin merkezi haline gelir. Ateş çemberini kırmanın tek yolu barış ve istikrardır; bunu sağlamak içinde birlikte olmak ve güçlü olmak gerekir.