Milli formanın rengi kırmızıdır. Üzerindeki ay-yıldız tektir. Ve o formayı giyen herkes, attığı golle değil, taşıdığı sorumlulukla ölçülür.
Ama ne yazık ki yine aynı kısır döngüdeyiz. Milli takımın attığı bir gol üzerinden “kim attı?” tartışması başlatılıyor. Yetmiyor, ima yoluyla ayrıştırıcılığa kadar gidiyor. Oysa o gol, bir oyuncunun değil; 85 milyonun golüdür.
Bu ülkenin formasını giyen bir futbolcu gol attığında, o golün sahibi ne sadece kendisidir ne de bir kesimindir. O gol, o an televizyon başında ayağa fırlayan herkesindir. Sokakta sevinen çocuğun da, kahvede maçı izleyen amcanın da, deplasmanda yüreğiyle oynayan takım arkadaşlarının da ortak sevincidir.
Ama biz ne yapıyoruz?
Golün güzelliğini konuşmak yerine, golü kimin attığını tartışıyoruz. Hatta daha da ileri gidip, bu tartışmayı ayrımcılığın eşiğine getiriyoruz. Sosyal medyada büyütülen bu anlamsız gündem, maalesef bazı eski isimlerin de dahil olmasıyla daha da çirkin bir hal alıyor. Özellikle eski hakem, eski futbolcu ve yorumcuların bu tartışmalara dahil olup körüklemesi, yangına benzin dökmekten başka bir şey değil.
Sormak lazım: Kime ne kazandırıyor bu tartışma?
Milli takım üzerinden kutuplaşma üretmek, en hafif tabirle şuursuzluktur. Kulüp takımlarında bile zaman zaman tolere edilebilen rekabet dili, milli takım söz konusu olduğunda tamamen kenara bırakılmalıdır. Çünkü orada artık “biz” vardır. “Ben” yoktur, “sen” yoktur.
Bu çocukları rahat bırakın artık. Onlar ne güzel birbirlerine sarılıp kutluyorlar galibiyetlerini…
Maç sonrası Kerem “topa dokunmasam dışarı gidecekti” demek zorunda kalıyor. Bu golün Kerem’e yazılması ne Fenerbahçelileri havaya zıplayacak kadar sevindiriyor ne de Orkun’a yazılmaması Beşiktaşlıları üzüyor. Aslında ortak payda tek. Top filelerle buluştuğunda herkes sarmaş dolaş seviniyor. Çünkü tabelada Türkiye 1 yazıyor.
Gelelim bir diğer konuya. Maç sonunda kulüplerin resmi sitelerinde kutlama mesajları vardı. İyi güzel kutlamışsınız ama görsellerinizde neden rakip takım futbolcularını siliyorsunuz? Onlar da bu milli takım için terlerini akıtmadı mı? Sadece sizin futbolcularınız mı bu başarıyı sağladı.Yapmayın etmeyin, siz asırlık kulüplersiniz. Bu sığ düşüncelerinizden sıyrılın. Utanın ve vazgeçin. Taraftarları bölmeyin, ayrıştırmayın.
Futbol zaten yeterince kirli tartışmaların içinde. Bari milli takım, bu ülkenin nefes aldığı, birleştiği nadir alanlardan biri olarak kalsın. Orada da saflaşma, orada da taraflaşmayaratmanın kimseye faydası yok.
Unutulmamalı:
Golü kimin attığı değil, o golle neyin temsil edildiği önemlidir.
Ve o temsil, bu ülkenin birliği olmalıdır.
Aksi halde biz, rakiplerimize sahada değil; kendi içimizde kaybetmeye devam ederiz.