Amerika, 1945 Temmuz’unda ilk nükleer denemeyi yapan bir ay sonra da iki Japon kentine (Hiroşima- Nagazaki) atan ülke. Kuzey Kore’nin sık sık nükleer denemeler yaptığına ilişkin haberlere alışkınız. Ama Ruslar için aynı durum söz konusu değil.
Rusya’nın geçen ay Burevestnik (nükleer motorlu kıtalararası seyir füzesi) ve Poseidon (nükleer insansız sualtı aracı) silahlarını test ettiğini açıklaması Batı’da pek de hoş karşılanmadı.
Donald Trump mevzuya direk daldı. ABD, Rus kıyılarında dünyanın en güçlüsü olduğunu iddia ettiği Amerikan nükleer denizaltısının konuşlandığını bildirdi. Yani nükleer gemilerinden birinin yerini açık etmekten ve Ruslara gözdağı vermekten çekinmedi.
ABD’nin kızgınlığı yada tedirginliği bununla da kalmadı. Trump, otuz senelik bir aranın ardından Savaş Bakanlığı’na ‘nükleer silahları test etmeye başlayın’ talimatı verdiğini duyurdu. Peşinden de ABD, Minuteman III kıtalararası balistik füzesini test etti.
Nükleer silaha sahip ülke sayısı bir dizine bile değil. Trump, dünyayı yüz elli defa yok edecek kadar nükleer bombaları olduğunu övünerek anlatıyor. Diğer ülkelerin elindekileri de hesaba katarsak herhalde dünyayı beş yüz kez yok edebilecek ölçüde nükleer silah var. Sanki herkes nükleer düğmeye basmak için bahane arıyor. Nükleer savaş riski her geçen gün artıyor. Nitekim BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, soğuk savaş sonrası nükleer savaş riskinin görülmemiş derecede arttığını vurguladı.
İnsanlığı yok etme gücüne sahip nükleer silahları icat edenler ne garip ki yine insanlar!
Çözüm basit. Her ülke elindeki nükleer silahları imha etmeli. Ama bunu yapmak için de maalesef insan! lazım.
Yabancıyı doyurma!
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıkladı. Türkiye’de şirketlerin finansmanının yaklaşık yüzde 34’ü sermaye piyasalarından elde edildi. Şimşek’in aktardığına göre, Türkiye bankacılık ağırlıklı modelden sermaye piyasaları odaklı finansman modeline geçmek istiyor.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye'nin dokuz ayda 200.6 milyar dolarlık ihracat yaptığını anımsatırken, son 12 ayda artışın sadece yüzde 3,2 ile sınırlı kaldığını, hedefe ulaşmak için ihracatın çift haneli artması gerektiğini, dokuz ayın sadece birinde çift haneli büyüme görüldüğünü, iki ayın eksiyle kapandığını ve ihracatın iki yıldır cazibesini kaybettiğini vurguladı.
Savunma sanayinde on aylık ihracat tutarımız 6.7 milyar dolar. SSB Haluk Görgün, savunma ve havacılık sanayisinin 2025 Ekim ayında 708 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Savunma sektörünün Türkiye’nin genel ihracatındaki payı ise sadece yüzde 3,5.
Ekonomideki kalkınma, Türkiye’nin güçlü ülke olmasıyla doğrudan ilişkili. Lakin biz ekonomiyi bir türlü rayına oturtamadık. O kadar iktidar geldi gitti, biz aynı hastalıkları tekrar tekrar yaşadık. Enflasyon ve gelir adaletsizliği bünyemize yapıştı. Üretmek lazım ama yöneticilerimiz insanlarımızın üretmesinin önünde engel.
Ülke çıkarlarına zarar veren uluslararası anlaşmalara izin vermemeliyiz. Kendi insanımızdan kesip elin yabancılarını doyurmamalıyız…
Bugün 10 Kasım. Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını rahmetle, şükranla anıyorum.