“Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır. Uygarlığın emir ve isteklerini yapmak, insan olmak için yeterlidir.” - Mustafa Kemal Atatürk

“Devrimlerinin Gerçek Özü Halkçılık Programı”

Mustafa Kemal, Devrim ve Aydınlanma yasalarını hayata geçirmeden önce, 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu “Halkçılık Programı” ile devrimin işaretlerini ortaya koyuyordu. Bu program; Atatürk’ün yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurma ülküsünü gerçekleştirmek için eyleme başladığı dönemden önce tasarladığı, devrimlerinin gerçek özünü oluşturan ilkeler bütünü ne idi.

Nitekim Atatürk de, Türk Devrimleri ya da özgün adı ile Atatürk Devrimlerini ve Türk Aydınlanmasını halkın egemenliğine dayalı, meşru devlet düzeni içinde ve halkın temsilcilerinden oluşan, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen ve yürürlüğe konulan yasalarla yaşama geçirmiştir.

Resim 1-1

Peki bu düzenlemeler ne idi ?

1. Cumhuriyetçilik;

Kayıtsız-Koşulsuz Egemenlik

Çağdaş Anayasal Özgürlükler

Çoğulcu ve Katılımcı Demokrasi

2. Ulusçuluk;

Tam Bağımsız Üniter Devlet

Anayasal Türk Kimliği

Dil, Ülkü ve Kültür Birliği

3. Halkçılık;

Ayrıcalıksız Sınıflaşma

Toplumsal Gönenç

Hakça Paylaşım-Sosyal Devleti

4. Devletçilik;

Karma Ekonomi

Planlı Kalkınma

Piyasa Denetimini

5. Lâiklik;

Toplumsal Hukuk Düzeni

Vicdan ve İbadet Özgürlüğü

Dinin Siyasetten Soyutlanması

6. Devrimcilik;

Sürekli Yenilenme

Çağdaş Eğitim

Bilimsel ve Sanatsal Gelişim

Bu düzenlemeler iki ana grupta toplanıyordu.

Resim 2 Birinci Anayasa Okunuyor

Birincisi Anayasal Düzenlemeler, ikincisi Yasal Düzenlemeler idi.

Anayasal Düzenlemeler; Devrimlerin ve Aydınlanmanın etkin dönemi sayılan 1920-1938 arasında iki Anayasa halinde hayata geçirilmişti.

Birinci Anayasa; 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasından sonra ve büyük ölçüde de Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlar ile Atatürk’ün açılışından kısa bir süre sonra Meclise sunduğu ve onaylanan “Halkçılık Programı’ndan esinlenerek hazırlanan “Teşkilatı Esasiye Kanunu” olarak hayata geçirilen Anayasa’dır.

Devrim tarihinde “1921 Anayasası” olarak da anılan bu Anayasa, 20 Ocak 1921 tarihinde Meclisçe kabul edilmiş, 7 Şubat 1921 tarihinde de yürürlüğe girmişti.

Anayasa’nın yürürlüğe girmesinin hemen ardından, gücünü bu Anayasadan alan meclis önce saltanatı kaldıracak, padişahın kişisel egemenliğine son verecek, ülkeyi yalnızca ulus bireylerinin seçtiği Meclis yönetecekti. Meclis; bu süreçte hem Kurtuluş Savaşında çok önemli rol oynayacak hem de aydınlanma ve devrim yasalarını yürürlüğe koyacaktı.

Türk Devrimi ve Türk Aydınlanmasını sağlayan bu yasalar içinde en önemlilerine kısaca vurgu yapmam gerekirse şöyle sıralanabilir.

Resim 3 1924 Anayasasi

Birinci Anayasanın kabulünden önce Meclis;

29 Nisan 1920’de Hıyanet-i Vataniye Kanunu,

18 Temmuz 1920 ‘de Kurtuluş Savaşı’nın manifestosu Misak-ı Milli (Ulusal And)’ı,

11 Eylül 1920’de İstiklal Mahkemeleri Kuruluşunu,

2-3 Aralık 1922’de Ermenistan ile Gümrü Anlaşmasını kabul ediyordu.

Birinci Anayasa’nın yürürlüğe girmesinden sonraki dönemde ise

12 Nisan 1921’de Fes Giyme Yasağı getiriliyor,

30 Ekim 1922’de Osmanlı Devleti’nin sona erdiği ve yeni Türk Devleti’nin Osmanlı Devleti’nin yerine geçtiği hükme bağlanıyor, 1 Kasım 1922’de de Saltanat Rejiminin Kaldırılmasına ilişkin yasa yürürlüğe giriyordu.

İkinci Anayasa; 20 Nisan 1924 tarihinde yine “ Teşkilatı Esasiye Kanunu olarak kabul ediliyordu. Bu Anayasa 1924 Anayasası” olarak anılmış, 1960 yılına kadar 36 yıl yürürlükte kalmış, Devrimlerin ve Aydınlanmanın önemli kararları bu Anayasa döneminde alınmıştır.

Bu Anayasa’dan önce de;

İkinci Meclis; 11 Ağustos 1923 tarihindeki ilk toplantısının ardından;

-24 Temmuz’da Lozan Anlaşmasını imzalamış,

-Ekim 1923’te Ankara Başkent olarak ilan edilmiş,

-29 Ekim 1923’te de Cumhuriyeti ilan edilerek, Anayasaya “Türkiye Devleti’nin Bir Cumhuriyet Olduğu değişmez hüküm olarak getirmişti.

3 Mart 1924’te Hilafeti kaldıran Meclis, bu dönemde Devrim ve Aydınlanma sürecinde yürürlüğe girecek yasaları yürürlüğe koymaya devam ediyordu.

Anayasaların yürürlüğe girmesi ve yukarıda vurguladığım bu gelişmelerin ardından sıra öteki yasalara gelmişti.

Atatürk; çağdaş ve aydınlık bir ülkede, vatandaşlar arasında cinsel ayrımcılığı asla düşünmemiş, devrimler içinde kadına ayrı bir yer vermek, toplumun yarısını oluşturan kadınların erkeğe eşdeğer hak ve özgürlüğe sahip olmasını sağlamayı en ivedi görev saymıştı.

Değerli okuyucularım gelecek yazımda;

“NUTUK IŞIĞINDA; OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E BİR AYDINLANMA YOLCULUĞU” Atatürk Devrimleri ve Türk Aydınlanmasının temel taşları olan “Devrim Yasaları”nın nasıl hayata geçirildiğini detayları ile ele alacağım.