Bu yazıyı yazmak için özellikle 1 hafta beklenildi.
Geçen hafta Şemdinli’de Yüksekova - Fenerbahçe Kadın Futbol maçı oynandı.
Ama bu maç öncesi utanç verici bir tabloyu gördük.
Sahaya çıkanlar kadın futbolcular…
Ama tribünde taraftar yok, akıl sağlığı bozuk zihniyet vardı.
Tribünden atılan yabancı maddeler…
Takım otobüsüne yönelen saldırılar…
Yayın aracına kadar uzanan öfke…
Daha acısı ne biliyor musunuz?
Ortada bir saldırı var.
Hedefte kadın sporcular var.
Ama ortada olması gerekenlerin sesi yok.
Süper Lig Kadın Futbol Birliği’ni kuranlar nerede?
Kadın Futbolcular Derneği nerede?
Kadın dernekleri nerede?
Kadın hakları savunucuları nerede?
8 Mart günü allı pullu cümlelerle boy gösterenler nerede?
TSYD nerede?
Sosyal medyada en küçük meselede bile “trend” olanlar nerede?
Sessizlik…
Derin ve de rahatsız edici bir sessizlik.
Kadın futbolu ülkemizde zaten zorluklarla ve imkansızlıklarla emekleyerek ilerliyor.
Bir de bunlara ilave olarak sahaya çıkarken güvenlik korkusu oluşuyorsa, kadın futbolunu konuşmanın anlamı var mı?
Bu saldırı sadece Fenerbahçe’ye yapılmadı.
Bu saldırı:
Kadın futboluna yapıldı, genç kızların hayallerine yapıldı.
Bu aşamada TFF ne yaptı?
Hiç bir şey yapmadı.
Bu olayın üstü örtülürse, yarın daha büyüğü yaşanır.
Bugün susanlar, maalesef yarın konuşacak bir şey bulamayacaklardır.