Ligler devam ediyor, peki her şeyin yolunda mı?

TFF Başkanı ve yönetim kuruluna göre her şey yolunda demek ki…

Geçen haftaki yazımızda “TFF’nin görevi yalnızca ligleri oynatmak, fikstürü sürdürmek değildir. Federasyon, futbolun adaletine ve yönetimine duyulan güveni de korumak zorundadır” demiştik.

Peki geldiğimiz nokta ne?

“Sizin hiç bir sorunuz ve gelişmeler beni ilgilendirmiyor. Biz yolumuza devam ediyoruz ve kendi bildiğimiz en doğrusu” diyerek konulan nokta.

Yaşanan gelişmeler karşısında TFF net açıklamalar yapmalıydı.

Hakemlik sistemine yönelik soru işaretleri giderilmeliydi.

Futbolun itibarına zarar gelmemesi adına alınacak acil önlemler açıklanmalıydı.

“Montella ile yollar ayrıldı” açıklaması yapılarak kamuoyunun gazı alınmaya çalışıldı.

Yine bir suçlu bulundu ve oklar başka yöne çekildi.

Oysaki MHK Başkanı ve bazı hakemler tutuklu iken gereken açıklamaların yapılmaması oldukça düşündürücü.

Elbette hukuki süreçler kendi mecrasında yürümeli. Hakkında soruşturma bulunan ya da tutuklanan hiç kimse, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadan suçlu ilan edilemez.

Ancak böylesi bir ortamda da futbolun sorunlarını görmezden gelemeyiz. Tam tersine, böylesine hassas bir dönemde şeffaflık ve hesap verebilirlik çok daha önemlidir.

TFF aslında bunu yapmalıydı.

Futbolun adaletine duyulan güveni korumak, kulüpler arasında eşitliği sağlamak ve taraftarların gönül rahatlığıyla takip edebileceği bir ortam oluşturmak adına gelişmelerle ilgili bizleri aydınlatmalıydı.

Hukuki süreçlere saygı gösterirken kurumsal sorumluluk da yerine getirilmeliydi.

Çünkü Türk futbolu birkaç yöneticinin, birkaç kulübün ya da belirli isimlerin özel alanı değildir.

TFF yönetimi, “ligleri sürdürme kararının” arkasında durabilir. Ancak bu kararın gerekçelerini de anlatmak zorundadır.

Bunu TFF’den beklemek hepimizin hakkıdır.

Kamuoyunun beklentisi, yalnızca maçların oynanması değil; adaletin ve güvenin de korunmasıdır.

Futbol, milyonlarca insanın ortak tutkusudur. Bu tutkuyu basite almadan, taraftara saygı duyarak en şeffaf biçimde açıklama yaparak futbolu rayına oturtmak için ilk adımın atılması lazımdı.

Treni maalesef yine kaçırdık.