Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla saatlerin 1 saat ileri alınarak yapılan 'yaz saati' uygulamasının tüm yıla yayılması ülkemizde 2016 yılından itibaren süreklilik kazanmıştır.

Bu uygulamanın kış aylarında da devam ettirilmesi, zamanımıza dek ve sürekli olarak gerek yazılı gerekse görsel basında ve bizler gibi konuyla yakından ilgili kişilerce dile getirilmesi ve nihayetinde inanılmaz ölçüde eleştirilere yol açmasına karşın yasayı çıkaran hükümet bugüne kadar geri adım atmamıştır. Ayrıca her sene, yıl boyu sürdürülmesi nedeniyle oluşan ve birçok olumsuzluk içeren yaz saati uygulamasını, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2017/806 sayılı kararıyla yürütmesini durdurdu. Ne var ki, hükümet bu karara da uymadı. Öte yanda,Amerikan Uyku Laboratuvarları Akademisi yaz saati uygulamasından bile vazgeçilerek ileri saat uygulamasının bütünüyle kaldırılmasını önermiş ve standart saat uygulamasına geçilmesini istemiştir. Kaldı ki, 1996 yılında Kanada’da yapılan bir araştırma, yaz saati uygulamasından ötürü sabah saatlerindeki trafik kazası sayısında ortalamada %8 artış olduğunu, oysa standart saat dilimine dönüldüğünde kaza sayısının kabaca aynı oranda azaldığını göstermiştir.

Diğer yandan, Melbourne Üniversitesi profesörlerinden Micheal Berk ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırmaya göre:

İnsanların hormon salınımlarını düzenleyen biyolojik saate aykırı davranışların özellikle hassas insanlarda potansiyel olarak ruhsal sıkıntılara da yol açtığı kanıtlanmıştır.

Bu durumda, Türkiye’nin 2016 yılından beri kalıcı olarak yaz saati uygulaması, yani Üniversal Saat Dilimi + 3 saat’te (UTC+3 ) kalması, özellikle kış aylarında sabahları karanlıkta okula giden çocuklar ve erken işe başlayanlar için ciddi bir sorun oluşturdu. Bu uygulamanın amacı gün ışığından daha fazla yararlanmak ve enerji tasarrufu sağlamaktı. Ancak pratikte bu değişiklik beklentinin tam aksinde sonuçlandı

Konuyu olumlu / olumsuz yönleri ve enerji verimliliği açısından daha ayrıntılı inceleyecek olursak:

Olumlu tarafları:

1. Akşam saatlerinde daha fazla gün ışığı:
İnsanlar iş veya okul sonrası karanlığa kalmadan dışarı çıkabiliyor. Özellikle kışın akşam 17.00 civarlarında bile hava aydınlık kalıyor.

2. Öğleden sonraları, alışveriş ve restoran hareketliliği artıyor.

3. Özellikle perakende, ulaşım ve eğlence sektörleri, gün ışığının uzamasıyla daha aktif kalabiliyor.

Olumsuz tarafları:

1. Çocuklar ve erken çalışanlar için zorluk:
Kışın sabah 08:00’de bile Türkiye genelinde nüfus yoğunluğunun %70’e varan oranda bulunan birçok yerleşim yer ve şehirlerde hava karanlık. Bu durum:

o Uyku düzenini bozuyor,

o Okul servisine binen çocukların güvenliğini azaltıyor,

o Konsantrasyon düşüklüğüne neden olabiliyor.

2. Psikolojik ve biyolojik etkiler:
İnsan vücudu gün ışığıyla uyumlu çalışır. Güne karanlıkta başlamak depresyonu (bilhassa kış aylarında) artırdığı gibi, uyku hormonu olan melatonin’in geç baskılanmasına yol açabiliyor.

3. Enerji tasarrufu sağlanmadı:
Yaz saati uygulamasının kış aylarında da yani bütün yıl boyunca yapılmasındaki ana hedef özellikle elektrik enerjisi tüketiminin azaltılmasıydı. Ne var ki bugüne dek binlerce kez kişiler ve Elektrik Mühendisleri Odası, İstanbul Teknik Üniversitesi vb. ilgili kuruluşlarca defalarca belirtildiği üzere, enerji tüketiminde tasarruf bir yana, aksine artış yaşanmıştır. Nitekim Enerji Bakanlığı ve bu bakanlığa bağlı kuruluşların resmi verileri esas alınarak yeni uygulamaya geçiş aşamasında hazırlanan aşağıdaki grafiğin incelenmesi durumu daha belirgin bir şekilde açıklığa kavuşturmaktadır.

Saatlerin son kez 1 saat geriye alındığı (eski uygulama) 2015 yılı Kasım ayında (yeşil renk) elektrik enerjisi tüketiminin 21,3 milyar kilovat-saat;

Yaz saati uygulamasının bütün sene devam ettirildiği 2016 Kasım ayında (kırmızı renk) ise 22,7 milyar kilovat-saat olduğu görülür.

Burada, %4’lük büyüme oranına paralel elektrik tüketimi artışı ile karşılaştırmayı hatalı yapabilecek parametreler çıkarıldıktan sonra 2015 Kasım ayına nazaran 2016 Kasımında yaklaşık 600 MİLYON KİLOVAT SAAT TÜKETİM ARTIŞI olmuştur.

SONUÇ:

İleri saat uygulamasının sabit hale gelmesini çok az sayıda da olsa destekleyen kesim, uykunun düzeleceğini, daha fazla egzersiz olacağını, depresyon, kalp sorunları ve felç risklerinin azalacağını öne sürmektedirler. Fakat bildiğimiz kadarıyla:

Türkiye’den başka Fas, Belarus, Paraguay ve Suriye dışında Yaz Saati uygulamasını bütün yıl boyunca yapan dünyada başka ülke bulunmamaktadır!

Bu durumda ileri saat uygulamasından vazgeçilerek eski duruma dönülmelidir. (ki bence de en uygun çözüm) Ya da Amerika, Rusya, Kanada vb. doğu boylamları geniş olan ülkelerde olduğu üzere bizde de batı bölgeleri için +2 ve doğu bölgeleri için de +3 saat dilimine (bazı elverişsiz durumlar oluşsa da) geçilebilir.

Aylıkelektriktüketimi

2014 Kasım – 2016 Kasım Ayları arası Elektrik Tüketim Değerleri (Twh olarak).

(1 Teravat saat =1 Milyar kilovat saat)