Litvanya’nın basketbola bakışı diğer ülkelerden çok farklı. Bunu Zalgiris Arena’da oynanan son iki maçta tekrar gördük. Çünkü orada basketbol sadece spor değil; milli kimliğin tam kendisi.
Zalgiris taraftarı saatler önce salona geliyor, takım renklerine bürünüyor ve tribünler daha maç başlamadan organize tezahüratlarla takımını destekliyor. Bu sayede Kaunas’ta maç günü sıradan bir spor etkinliğine değil, adeta bir toplumsal ritüele dönüşüyor.
Bununla bitmiyor tabii ki. Zalgiris Kaunas taraftarı oyunun temposunu, savunma setlerini, hakem yönetimini çok iyi takip ederek maça etki etmesini de biliyor. Yanlış bir savunma değişiminde tribünden homurdanma yükseliyor. İyi savunmada ise hepsi ayağa kalkıp alkışlıyor. Çünkü onlar için basketbol yalnızca bir maç değil. Disiplin, mücadele ve kolektif ruh ile birlikte bir kültür.
Litvanya’da sokak sahaları, okul turnuvaları ve yerel kulüpler basketbol kültürünün temelini oluşturuyor. Bu yüzden tribündeki insanlar sadece taraftar değil; basketbolu çok iyi bilen insanlar.
Geçmişte Arvydas Sabonis vardı. Amerika basketboluna tek başınadirenen dev olarak hafızalarımızda yer edinmişti. Son dönemde ise Sarunas Jasikevicius gönülleri fethetti. Çünkü Litvanya basketbolunu zirveye çıkaran isimlerden biri olarak sevildi. Her iki isim de Litvanya’da yalnızca sporcu değil kültürel figür olarak görülüyor. Özellikle Jasikevicius dönemi, Zalgiris tribünlerinin Avrupa’daki “basketbol mabedi” algısını daha da büyütmüştür. Kulüp, şehrin ve halkın kimliğinin parçası olmuştur.
Avrupa basketbolunda birçok büyük salon vardır.
Ama Kaunas atmosferi çok özeldir. Burada basketbol bilgisini ve duygusunu çok iyi görüyoruz. Bu yüzden birçok oyuncu ve koç, deplasmanda en zor atmosferlerden biri olarak Kaunas’ı gösterir.
Bunların hepsi Kaunas’ta var. Ama Kaunas tribünlerinde diğer salonlarda olmayan bir başka şey daha var. O da “Saygı”Rakip taraftara saygı, rakip oyuncuya saygı ve skora saygı.
Bunu Cuma akşamı Fenerbahçe’ye elendikleri gece bir kez daha yaşadık.
Maç sonunda muhteşem taraftar, oyuncularını ve Fenerbahçe’yi dakikalarca ayakta alkışlayarak uğurladı.
Maç sonu röportajında Zalgiris koçu “ Kesinlikle Saras ve Fenerbahçe’yi destekleyeceğim. Onlar kalbimin bir parçası” diyerek Litvanya basketbol kültürünün ne olduğunu özetliyor bizlere.
Örnek almamız çok şey var. Tabii ki alabilirsek…