Önce ‘Çevre Kirliliği’ Çeşitlerini sınıflandıralım. Bunlar esas olarak; hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği, ışık kirliliği ve görüntü kirliliğidir. Bu kirlilikler doğada yaşamını sürdüren tüm canlıların zarar görmesine neden olmaktadır.

Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengelerini bozarak iklimsel değişiklikleri de ortaya çıkarmaktadır. Bizim burada ele alacağımız konu, dünyamızda inanılmaz ölçüde gelişen teknolojiye paralel olarak yaşam koşullarının iyileşmesi ama buna karşın ne yazık ki en sık karşılaştığımız ‘Gürültü Kirliliği ‘ olacaktır. (Bu kirliliklerden daha sonra açıklayacağımız insan sağlığına faydalı olabilen 3 çeşit ses gürültüsü hariç tutulmak üzere)

İnsanlar üzerinde olumsuz etki yapan, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen, hoşa gitmeyen sesleri yani gürültü kirliliğine neden olan objelerin ses seviye ve şiddetlerini karşılaştırabilmek amacıyla öncelikle desibel (dB) denilen ölçü birimini tarif etmemiz gerekir.

Bir çeşit enerji türü olan sesin şiddet ve seviyesinde kullanılan ölçü birimi desibel’in (dB) ne olduğunu, akustik konusuna yıllarını veren, Almanya ZDF Radyo- TV mühendisleriyle birlikte araştırma yapan, yakın çalışma arkadaşım ve bu konuda uzmanlaşan elektronik Y. Müh. Vuslat Öztopçu şöyle tanımlıyor:

Ses, bir maddenin oluşturduğu titreşim dalgalarının katı, sıvı ve gaz gibi bir ortamda yayılması sonucunda oluşan basınç değişimleridir. Bu değişimler canlıların işitme organları tarafından algılanır. Havada hızı 340 metre / saniye olan Ses’in ölçüm birimi Desibel'dir. Kısaca dB olarak yazılır.

Desibel belirli bir referans seviyeye (Ses için bu referans çoğunlukla 0 dB yani insan kulağının duyabildiği en düşük basınçtır) olan oranı belirten, boyutu olmayan, sesin şiddetini ifade eden logaritmik bir değerdir. Aritmetik olarak toplanıp çıkarılamaz.(Örnek: '10 db'lik artış 10 kat, 20 db'lik artış 100 kat daha yüksek ses anlamına gelir) Ayrıca dB, akustikte, elektronik sinyal / gürültü oranının ifade edilmesi gibi alanlarda sık kullanılan bir birimdir..

Ses örnekleri: 0 dB, İnsan kulağının duyabileceği en düşük ses (bir başka ifadeyle çok sessiz ortam); 30 dB, Fısıltı; 60 dB, Normal konuşma sesi, 90 dB, Yoğun trafik veya çim biçme makinesi; 120 dB, Jet uçağı yakını (kulakta ağrılar başlar). 150 dB top sesi, silah sesi (İsmet İnönü’nün bu nedenle kulaklarında önemli işitme kaybı olduğu bir gerçektir.) Sonuçta desibel, sesin tayin edilen bir referansa göre ne kadar güç, veya şiddette olduğunu göstermek için kullanılan bir ölçü birimi olmaktadır.

Ses Çeşitleri: İnsan sesi, hayvan sesi, su sesi, gök gürlemesi ve rüzgâr sesi olarak duyduğumuz sesler doğal ses kaynaklarıdır. Ancak insan eliyle oluşturulan trafik ve motor sesi, fabrika ve endüstriyel üretim tesislerinde oluşan sesler, inşaat makineleri sesi, müzik âletlerinin oluşturduğu sesler gibi örnek verebileceğimiz yapay sesler de vardır.

GÜRÜLTÜ:

Gündelik hayatta gürültü hem işitme sistemini hem de zihinsel olarak insanı rahatsız eden, kasıtsız olarak oluşan, insan üzerinde olumsuz etkileri olan ve insana zarar veren, yüksek seviyede hoş olmayan, gelişigüzel sesler bütünüdür. Gürültünün insan sağlığını ve rahatını bozduğu, olumsuz psikolojik etkiler yaptığı ve gürültünün süreklilik arz etmesi durumunda psikolojik etkinin kalıcı olacağı bir gerçektir.

Yaşam boyunca ‘Ses Çeşitleri’ bölümünde değindiğimiz üzere trafik, motor gürültüsü, inşaat makineleri v.b. gibi çeşitli yapay gürültülere maruz kalırız. Ancak tabiat olaylarından kaynaklanan rüzgâr, fırtına, şimşek çakmasından v.b. çıkan doğal sesler de vardır.

Gürültü kirliliğinin insan sağlığına olumsuz etkilerinin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz: İşitme kaybı, uyku bozuklukları, tansiyon değişimi, hipertansiyon, stres, huzursuzluk, baş ağrısı, tınnitus (kulak çınlaması) ve konsantrasyon kaybı. Uzun vadede kalp ve damar hastalıkları ve beyin üzerinde zararlarını da gürültünün olumsuz etkileri arasında sayabiliriz.

Gürültünün azaltılması için alınabilecek bazı önlemler:

  1. Sanayi ve endüstri bölgelerini yerleşim alanlarının dışına taşımak;
  2. Hava alanlarını yerleşim bölgeleri ve yaşam alanlarından uzak yerlere kurmak;
  3. Motorlu taşıtlara susturucu takılmasını sağlamak ve şehir içinde gereksiz korna çalınmasını yasaklamak, bunlara uymayanlara ağır yaptırımlar uygulamak;
  4. Mümkün olan yer ve yollarda ses bariyerleri inşa etmek;
  5. Ağaçlandırma yapmak;
  6. Jeneratör, hidrofor vb cihazları ses yalıtımı yapılmış odalara koymak;
  7. Pencerelerde ses geçişini azaltan camlar kullanmak

Diğer taraftan gürültünün neredeyse sıfıra yakın seviyelere indirilmesi gereken bazı Radyo ve TV stüdyoları, cep telefonları, hoparlörler, ses kayıt cihazları gibi elektronik parçaların ölçüm ve ayar odalarında giriş kapısı bulunmayabilir. Bunun yerine aşağıda bir Radyo Stüdyosu için örnek olarak verdiğimiz gürültüyü emen ve içeriye yansıtmayan sistem uygulanabilir. Böylece hem akustik ve hem de pratik kullanım sağlanır.

Kapı yerine “S” şeklinde kıvrımlı bir geçiş yapılır. Ses; kıvrımlı bir koridordan geçerken enerjisini büyük ölçüde kaybeder.

Bu geçişin duvarları akustik emici kumaş veya sünger ile kaplanır.

Stüdyoya girmeden önce küçük bir ön oda (airlock) bulunur. Böylece dış sesler doğrudan içeri giremez, iki bariyerden geçmek zorunda kalır.

Zeminde ve tavanda da sesi engelleyen özel yalıtım kullanılır. Böylece titreşim veya ayak sesleri bile içeri taşınmaz.

Stüdyo Odasının havalandırılmasın sağlayan klima kanalları da Ses yalıtımı için “labirent” (dolambaç) şeklinde tasarlanır.

Ne var ki gürültülü ses çeşitleri arasında insan sağlığına yararlı olan beyaz, pembe ve kahverengi gürültülerden de bahsetmekte yarar bulunmaktadır.

Beyaz gürültü: Her frekansta eşit miktarda enerji barındıran, insan kulağı tarafından homojen ve sürekli bir ses olarak algılanan gürültüdür. Doğal beyaz gürültü örnekleri olarak Yağmur sesi; Ağaç hışırtısı; Rüzgâr uğultusu Deniz dalgalarının sesi, radyo paraziti ve Şelâleyi verebiliriz.

Pembe gürültü: Oktav başına şiddeti 3 desibel hızında azalan frekans spektrumudur. Örnek verirsek: Yağan yağmur, Okyanus sesleri ve yaprak hışırtıları

Kahverengi Gürültü: Kırmızı gürültü diye de adlandırılır. Artan frekansla birlikte güç yoğunluğu azalan bir ses türüdür. Teneke çatıya düşen yağmur, şelale ve fan gürültüsü, kahverengi gürültüye örnek olabilir.

Psikologlar tarafından yardımcı tedavi seçenekleri arasında sıkça kullanılan ve insan sağlığını iyileştirebileceği düşünülen bu 3 gürültü çeşidinin faydalarını da kısaca özetlersek:

Beyaz gürültü (White noise) : Uykuya dalmayı kolaylaştırır.

Pembe gürültü (Pink noise) : Dinlendirici ve kaliteli uyku sağlar.

Kahverengi gürültü (Brown noise) : Stres, kaygı ve kulak çınlamasını azaltır.