Bu yazımda sizlerle vergi gözetimi, vergi güvenliği, peşin vergi, kayıt dışı ile mücadelede polisiye yöntemlerle birlikte mali müşavir ve yeminli mali müşavirlere yeşil pasaport konusunu sohbet edeceğiz…

Kıymetli okurlarım,

Nisan ayının son gününe kadar verilmesi gereken kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatılmayacağı açıklamasından bir gün sonra beyannamelerin verilmesiyle birlikte ödeme süreleri de uzatılmıştı…

Şimdilerde muhasebe meslek mensupları geçici vergi beyannamelerinin oluşturulması ve gönderilmesi gayesi ile çalışmaktalar…

Geçici / Peşin Vergi:

Geçici ya da konuşma dilinde peşin vergiye neden ihtiyaç duyulur ki?

Bir başka anlatımla kesin vergi varken, kesin vergiden mahsup edilmek üzere geçici ya da peşin vergiye ihtiyaç var mıdır?

Ülkemizde üçer aylık dönemler halinde üç dönem için peşin vergi beyanında bulunulmaktadır…

Konkordato başvurularının artmakta olduğu, enflasyon düzeltmesinin yıllık uygulandığı bir ortamda geçici vergi beyannamelerinin talep edilmemesi işletmeler, muhasebe meslek mensupları ve kamunun yararına olacaktır…

Geçici ya da peşin vergi talebinin bir anlamda vergi güvenliğiyle birlikte vergi otoritesinin vergiye hızlıca ulaşmasını sağlamasına yönelik olduğunu değerlendirmekteyim…

Vergi Güvenliği ve Gözetim:

Vergi güvenliği kavramının, vergi sisteminin sağlıklı işlemesini ve vergi gelirlerinin güvence altına alınmasını sağlayan önlemleri ifade ettiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır.

Vergilemede yenilikçi yöntemler mi yoksa geleneksel yöntemler mi tercih edilmelidir? Ya da edilmekte midir?

Hasılat tespiti, iban takibi, hayat standardı, asgari vergi, sorumlu sıfatı ile vergi yükümlülüğü, OSB-şehirlerin giriş çıkışlarına vergi memuru yerleştirme ve daha fazla uygulama ile vergi güvenliğinin sağlanmasının arzu edildiği bilinmektedir…

Peki vergi güvenliği tesis edilebilmiş midir?

Kayıt dışı ile mücadelede arzu edilen aşamaya gelinmiş midir?

Vergiye uyum sağlanmış mıdır?

Bu ve benzer soruların yanıtlarının olumsuzlukları salt vergi sorumlusu ya da vergi mükellefine mi aittir?

Kıymetli okurlarım yukarıda sözü edilen, verginin tahakkuk ve tahsiline yönelik uygulamaların geçmişte sınanmış olduğu bilinmektedir. Hal böyle iken yeniden denenmesinin bir sebebi olsa gerek demeden geçemiyorum doğrusu…

Üç gün önce sosyal medya hesaplarımdan altı sorudan oluşan bir anket yayımladım… Anket yayımlamaktaki gayem elbette ki bilinmeyeni ortaya koymak değildi…

Burada muradım bir farkındalık oluşturmaktı…

Siz kıymetli okurlarımla anket sorularını ve ankete katılanlar tarafından verilen yanıtları paylaşıyorum… (Katılımcıların sorular kapsamında yer alan yargılarla bağlantılı görüşlerini Evet ya da Hayır olarak ifade etmesi istenilmiştir…)

1: Vergi denetimlerinde bir anlamda polisiye yöntem kullanılması (organize sanayi bölgeleri (OSB), haller ve büyükşehirlerin giriş çıkışlarına vergi memuru yerleştirme) vergi gelirlerini artırır…

Katılımcıların yaklaşık %64’ü “Hayır” %36’sı “Evet” yanıtlarını vermişlerdir.

Dolayısıyla ankete yanıt verenlerin büyük çoğunluğu bir anlamda polisiye tedbirlerle vergi gelirlerinin artmayacağı yönünde görüş bildirmiştir.

2: Vergi uygulamaları net, anlaşılır ve adil durumdadır.

Katılımcıların yaklaşık %96’sı “Hayır” yanıtını vermiştir.

Buna göre katılımcıların %96’sı vergi uygulamalarının karmaşık ve adillikten uzak olduğunu değerlendirmiştir.

3: Vergi kaçakçılığını / kayıt dışılığı önlemek için etkin bir sistem kurulmuştur ve işler durumdadır.

Burada da sonuç değişmemiş katılımcıların yaklaşık %96’sı “Hayır” yanıtını vermiştir.

Sistemin kurulmasında ilk düğmede mi problem vardır yoksa kıyafet değişimi aşamasındaki iliklemede mi problem oluşmuştur?

4: Vergi denetimleri oransal ve sayısal olarak yeterli seviyededir.

Vergi denetimlerinin yeterli olduğunu söyleyen bir başka anlatımla “Evet” yanıtı veren katılımcı oranı ne yazık ki sadece %7 seviyesinde kalmıştır.

5: Vergi tahakkuk ve tahsilatı şeffaf bir şekilde kamuya duyurulmaktadır.

Şeffaflık konusunda ankete katılanların %84’ü “Hayır” yanıtı vermiştir.

6: Vergi sistemimiz oldukça sağlıklı ve işler durumdadır.

Bu soruya katılımcıların tamamı “Hayır” yanıtını vermişlerdir…

Saygıdeğer okurlarım, vergi güvenliği ile bağlantılı daimi düzenlemelerin vergiye uyumu sağlama konusunda yetersiz kaldığı, geçici düzenlemelerin ise sistemi bozma konusunda etkili olduğunu üzülerek ifade etmek durumundayım...

Yazı başlığında yer alan gözetim konusunu da kısacık konuşalım izninizle…

Vergi idaresi gelinen aşamada “Beyanname Gözetim Çalışması” yapmaktadır…

Beyanname gözetim çalışmasının ülkemizde ilk kez yapılmakta olduğu vergi idaresi tarafından duyurulmuş durumda…

Buna göre;

Elektronik ortamda risk analizleri yapılmak suretiyle kayıt dışı ile mücadele edilmesi arzu edilmektedir.

- Banka ve finans kurumlar aracılığı ile yapılan işlemlerin kayıtlara alınıp alınmadığı,

- Geçmiş yıllar zararlarının doğru beyan edilip edilmediği,

- İndirim ve istisnaların doğru beyan edilip edilmediği,

- Vergi kanunlarının kabul etmediği giderlerin durumu,

gibi birçok konu elektronik ortamda analiz edilebilecek ve neticesinde;

2024 yılına ilişkin olarak verilen beyannameler ve ekleri üzerinde oluşturulacak analizler sonucunda, tespit edilen riskli durumlarla bağlantılı olarak şirketlerden bilgi talep edilecek ve gerekli görülmesi halinde incelemeye alınacaktır.

İlk defa yapılacak analizler sonucunda oluşması muhtemel sonuçlardan oldukça umutlu olduğumu ifade etmek isterim…

İsterim istemesine de güzel ülkemde inceleme oran ve sayısı oldukça kıymetli…

Tüm parametreler tam ve bir defada doğru olarak oluşturulmadan eyleme geçmek sonuç vermeyebilir kanaatindeyim….

Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlere Yeşil Pasaport:

Ülkemizde yaklaşık 140.000 civarında muhasebe meslek mensubu bulunmaktadır.

Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin salt ulusal işletmelere hizmet vermekte olduğu, salt ulusal mevzuatı ve ulusal düzenlemeleri takip etmelerini beklemek haksızlık olabilir…

Zira muhasebe meslek mensubu hem ulusal hem de uluslararası gelişmeleri izlemek durumundadırlar…

O halde ülkemizdeki muhasebe meslek mensuplarının uluslararası gelişmeleri serbestçe takip etmesi ve uluslararası düzeyde meslek icra ortamının oluşturulması gerekliliği bulunmaktadır.

Ülkemizdeki toplam meslek mensubu içerisinde uygulanacak süre sınırı dikkate alındığında Yeşil Pasaport verilebilecek meslek mensubu sayısı yaklaşık 40.000 civarında olacaktır.

Yoğunluklu olarak meslek odalarının seçimleri zamanında gündeme gelen pasaport konusunun artık çözüme kavuşturulması dileğiyle…