TBMM Genel Kurulu 28. Dönem 4. Yasama Yılı çalışmalarına başladı. Meclis’te 1 Ekim yoğunluğu yaşandı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan konuştu. Sıra dışı gelişme ise CHP’nin Erdoğan’ı protesto ederek Genel Kurul’a katılmaması oldu.
Meclis’te 1 Ekim mesaisi akşamki resepsiyonla tamamlandı. Erdoğan ve Kurtulmuş’un yanı sıra CHP dışındaki parti başkanlarının tamamı oradaydı. TSK’nın yeni komuta kademesi de resepsiyona iştirak etti. Komutanların bazıları ilk kez Meclis’in açılış resepsiyonunun havasını teneffüs etti.
Resepsiyonda ikramlar hem göz, hem karın doyurdu. İçli köfteden, dönere çeşit çeşit tatlıya yiyecekler ile reyhanlı, sumaklı içeceklere varıncaya kadar her şey güzeldi. 2024’ün 23 Nisan Resepsiyonu’nda menünün zayıflığını eleştirmiş ve Numan Bey’e, “Mehmet Şimşek ödeneğini mi kıstı?” diye takılmıştım. Anlaşılan işe yaramış!
Resepsiyona erken gittim. İYİ Partili Lütfi Türkkan da erken geldi. Biraz sohbet ettik. Erdoğan’ın Meclis’te DEM’lilere karşı naif yaklaşımını hatırlattım. Türkkan, “sanki aralarında sıkıntı var” karşılığını verdi. “Nasıl yani?” diye üsteleyince Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un özel röportajda dile getirdiği sözleri anımsattı. Kurtulmuş o röportajda terör örgütünün Suriye bileşenlerinin de silah bırakması gerektiğini vurgulayarak, “Onun için diyorum, 'önce şu yasalar çıksın, biz ondan sonra silah bırakırız' değil. Ayağınızın birisini kaldırıp diğeri ile pedalı çeviremezsiniz” diyordu.
Numan Bey haklı. Suriye’deki terör yapısının da silah bırakması, merkezi hükümetle anlaşması, Suriye yasalarına uyması kaçınılmaz. Bu gerçekleşmezse ‘terörsüz Türkiye’ hedefi anlamını yitirir.
Ankara Valisi Vasip Şahin’de erken gelenlerdendi, yanına gittim. Ben Gümüşhaneli o Bayburtlu olunca başarılı Valimizle hemşehri muhabbeti yaptık. “Biz Bayburtlular Gümüşhanelileri kimseye dövdürmeyiz” diye takıldı. “Bayburtlular Gümüşhanelilere Ağabeylik yapar” demeye getirdi. Ben de sözlerini terse çevirip aynı şekilde karşılık verdim. Gülüştük… Gümüşhane’nin saygın siyasi figürü eski bakan Oltan Sungurlu ile Bayburt’un gözdesi eski bakan Ülkü Güney’in kulaklarını çınlattık.
Yeni atanan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel Gümüşhaneli. Ankara’ya gelmeden önce 1. Ordu Komutanı idi. Valla ben bilmiyordum. Ankara’ya atanınca hemşehrim olduğunu öğrendim. Eee resepsiyonda komutanları görünce yanına gitmesem olmazdı. “Hayırlı olsun, başarılar dilerim” dedim. “Ben de Gümüşhaneliyim..” deyince sohbet başladı. Tokel Paşa aslen Torul İlçemizin Araköy Köyü’nden. Meşhur Gümüşhane ekmeğini bilirsiniz. İşte onu en güzel yapan adres bu köydür. Şimdi ben bunu yazınca komutana sipariş yağdıranlar olur mu? Olur valla. Artık orasını Tokel Paşa düşünsün.
Sohbetimiz Sabah Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu’nun dikkatini çekmiş. Çıkışta karşılaşınca “Kara Kuvvetleri Komutanı’yla uzun sohbet ettin” diye takıldı. “Hemşehri muhabbetiydi” dedim. Haber atlama kaygısı varsa üzülmesini istemedim.
Erdoğan resepsiyondan ayrılmadan önce siyasi parti temsilcileriyle Mermerli Salon’da sohbet etti. Aklıma geçen yıl 23 Nisan Resepsiyonu’nda yaşananlar geldi. Tayyip Bey, AKP Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu’nu Özgür Özel’e göndermiş ve Mermerli Salon’daki sohbete davet etmişti. Özel’de davete icabet etmişti. Aradan geçen yaklaşık 1.5 senede ilişkileri kutuplardaki soğuklar kadar donmuş vaziyette.
Geçen yılın 23 Nisan programında dikkat çeken hususlardan biri de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hem özel oturuma hem de resepsiyona katılmamasıydı. Bahçeli bu kez her iki etkinlikte de yer aldı.
TBMM’nin açılış günü iki mesaj öne çıktı. Biri Erdoğan’dan diğeri Kurtulmuş’tan geldi.
Erdoğan’ın, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hiçbir dünyevi güç karşısında diz çökmez, boyun eğmez, taviz vermez ve egemenliğini asla pazarlık konusu yapmaz” sözleri…
Numan Kurtulmuş’un, Trump ve Barrack’ı işaretleyen, “Türkiye'de siyasi meşruiyetin bir tane kaynağı vardır. O da bizatihi milletin iradesidir, milletin verdiği meşruiyettir. Milletten başka hiçbir gücün, iç ve dış gücün bu ülkenin yönetimine ya da bu ülkeye herhangi bir meşruiyet sağlamak gibi ne bir hakkı ne de bir haddi olamaz” cümleleri…
Muhataplarına çivi gibi yöneldi…
Tayyip Bey’in Meclis’te Bahçeli’ye, DEM grubuna teşekkür etmesi konuşmasından sonra gidip ellerini sıkması dikkat çeken başka bir ayrıntı oldu. Erdoğan nazik ve uyumlu bir Cumhurbaşkanı profili çizdi…
Operasyona uğrayan, patronları tutuklanan Can Medya Grubu’nun üst düzey yetkililerinin resepsiyonda yana döne dolaşmaları da gözümden kaçmadı…